ClickCease migren ameliyatı – CENK MELİKOĞLU
Opr. Dr. Cenk MELİKOĞLU

Tag: migren ameliyatı

Genel

Migren Testi Nedir, Nasıl Yapılır? Migren Olup Olmadığınızı Nasıl Anlarsınız?

Ülkemizde kadınların yaklaşık % 20’sinin, erkeklerin ise, % 8’inin migren hastası olduğu biliniyor. Migren baş ağrısı, keskin ya da zonklayıcı olarak özellikle de şakak bölgesinde ortaya çıkar. Migren testi ise, migren olup olmadığını varsa boyutunu öğrenmek için yapılan bir testtir.

 Migren Testi Nasıl Yapılır?

 Migren, birkaç dakika ya da birkaç saat boyunca sürebilir. Kişide migren hastalığı olup olmadığını anlayabilmek için doktorlar tarafından pek çok sağlık kuruluşunda çeşitli testler ve tetkikler yapılır. Bu testi yapmadan önce öncelikle hastanın aile geçmesinde migren öyküsü olup olmadığını değerlendirerek doktor, hastaya tanı koymak için nörolojik ve fiziksel testler istenebilir. Omurga ve beyinde ortaya çıkan enfeksiyonların, vücutta bulunan damar problemlerinin, toksin düzeyinin tespit edilebilmesi için kan testi yapılması gerekir.

 Migren Olup Olmadığınızı Nasıl Anlarsınız?

 Başın belli bir kısmında ortaya çıkıp şiddetli bir zonklama olarak kendini gösteren migrenin sizde olup olmadığını doktorunuzun sizden isteyeceği migren testi, kan testi yapılması gerekir. Aynı zamanda X-ray cihazları aracılığı ile kafa tasının bir kesitinin görüntüsü alınır ve tüm bu testler birlikte detaylı bir şekilde incelenir.

 Migren Neden Olur?

Tuzlu ve işlenmiş yiyeceklerin çok fazla ve sık aralıklarla tüketilmesi

Aşırı derecede alkol tüketilmek

Basınç değişimlerine maruz kalınması

Strese neden olan olaylarla çok sık karşılaşmak ve uzun süre stresli ortamlarda bulunmak

Genetik faktörler

Ani hava değişikliklerine vücudun uyum sağlamaya çalışması

Uyku problemi yaşanması

Östrojen hormonunun çeşitli dönemlerde farklı düzeylerde salgılanması

Sürekli olarak aç hissetmek

Tatlı yeme isteği

Konuşurken takılmak

Sese ve ışığa karşı aşırı duyarlılık

Uyuma isteği

Konsantrasyon bozukluğu

İştahın artması ya da kesilmesi

Halsizlik, kabızlık, ishal, baş dönmesi, bulantı ve kusma

Şiddetli baş ağrısı

Yüksek sese karşı tahammülsüzlük

Işığa karşı aşırı hassasiyet

Genel

Migren Ameliyatı Nasıl Yapılır? Migren Ameliyatı Riskli Midir?

 Migren, genellikle ense, şakak ya da göz çevresinde başlamakta ağrının türüne bağlı olarak hareket ettikçe giderek kötüleşebilmektedir. Hastaların günlük yaşantılarını olumsuz yönde etkileyen gün içerisinde yapılan aktivitelerde ise migren kısıtlılığa yol açabilen önemli bir baş ağrısı türüdür.

 Migrende görülen baş ağrısına çoğunlukla ışığa ve sese hassasiyet, kusma ve bulantı gibi durumlar eşlik etmektedir. Hastaların ışık almayan bir odada uyumak istemelerinin ya da kusma hissinin migren ataklarını hafiflettiği gözlemleniyor. Kronik migren ve episodik migren gibi tipleri bulunuyor.

 Migren Ameliyatı Nasıl Yapılır?

 Migren ameliyatının nasıl yapılacağı özellikle migren atakları yaşayan kişiler tarafından en fazla araştırılan konuların başında yer alıyor. Migren ameliyatı, saçlı deri içerisinden küçük kesiler ile girilerek herhangi bir iz kalmaması için hemen deri altındaki sinir sıkışma alanlarını, şakak, alın ve ende bölgesinde uzanarak o bölgedeki sinirlerin gevşetilmesi gerçekleştirilmektedir.

 Migren ameliyatı tesadüfi olarak bulunmuştur. Şöyle ki kaş askılama ameliyatı yapılırken hastaların migren rahatsızlıklarının da geçtiği keşfedilerek bu yöntem yoğun olarak tercih edilmeye başlanmıştır.

 Migren Ameliyatı Riskli midir?

 Migren ameliyatlarının başarı oranları incelendiği zaman beş yıllık migren hastalarının geriye dönük olarak takibinin kaynak olarak alındığı görülmektedir. Bu araştırmalar neticesinde migren ameliyatlarının başarı oranı yaklaşık olarak %90 olarak tespit edilmiştir.

 Hatta bu başarı oranını %92 olarak belirten kaynaklarda bulunmaktadır. Bu ameliyatlar bu oranlarda ya da çok yakın oranlarda ülkemizdeki kıymetli doktorlar tarafından uygulanmaktadır. Migren ameliyatındaki yüksek düzeydeki başarı oranları dikkate alındığında riskli bir ameliyat olmadığı ortaya çıkmaktadır. Migren cerrahisi ile kalıcı tedaviye yönelik başarılı uygulamalar yapılmaktadır.

Kaynakça: https://www.milliyet.com.tr/pembenar/migren-ameliyati-nasil-yapilir-migren-ameliyati-riskli-midir-6453472

Genel

Migren testi nasıl yapılır?

Doktor gözetiminde kullanılan birtakım araçlar vasıtasıyla ağrıların sıklığı ve şiddeti azaltılabilir. İlaç kullanımıyla sorunun çözümü konusunda herhangi bir ilerleme kaydedilemediyse doktordan farklı bir ilaç reçete etmesi talep edilebilir. Doğru ilaç kullanımı, yaşam tarzının düzenlenmesi ve evde uygulanabilecek yöntemlerle söz konusu migren ağrılarından kurtulmak mümkündür.

MİGREN NEDEN OLUR?

  • Östrojen hormonunun çeşitli dönemlerde farklı düzeylerde salgılanması (Özellikle regl ve hamilelik dönemlerinde hormonal dengenin bozulmasıyla birlikte östrojen hormonunun salgılanma oranında artış görülür. Bu açıdan migrenin kadınlarda görülme oranı erkeklere göre 3 kat daha fazladır.)
  • Tuzlu ve işlenmiş yiyeceklerin aşırı miktarda, sıklıkla tüketilmesi
  • Strese sebep olan olaylarla sık sık karşılaşmak, stresli ortamlarda bulunulması
  • Aşırı derecede alkol tüketilmesi
  • Uyku problemi yaşanması
  • Basınç değişimlerine maruz kalınması
  • Ani hava değişikliklerine vücudun uyum sağlamaya çalışması
  • Genetik faktörler

MİGRENİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

  • Şiddetli baş ağrısı
  • Bulantı
  • Kusma
  • Halsizlik
  • Konsantrasyon bozukluğu
  • Uyuma isteği
  • Sese ve ışığa karşı duyarlılık
  • Kabızlık, ishal
  • İştahın artması ya da kesilmesi
  • Tatlı yeme isteği
  • Sürekli olarak aç hissetmek
  • Konuşurken takılmak

MİGREN TESTİ NASIL YAPILIR, TEŞHİS NASIL KONUR?

Şiddetli baş ağrısından mustarip olanların ağrılarının migren olarak tanımlanabilmesi için doktorlar tarafından sağlık kuruluşlarında birtakım testler ve tetkikler gerçekleştirilir. Öncelikle hastanın aile geçmesindeki migren öyküsünü değerlendirecek doktor, tanı koymak için fiziksel ve nörolojik testler talep edebilir.

Omurga ve beyinde meydana gelen enfeksiyonların, vücuttaki toksin düzeyinin, damar problemlerinin saptanabilmesi için kan testi yapılması gerekebilir.

X-ray cihazları aracılığıyla beynin kesitli görüntüsü alınıp inceleme yapılabilir. Bu testle birlikte tümör, beyin kanaması riski gibi durumların önceden tespit edilmesi mümkündür.

Kuvvetli bir manyetik alan oluşturarak beynin ve kan damarlarının detaylı bir şekilde görüntüleri alınabilir. Bu işleme MR adı verilir. Felç, sinir sistemindeki çeşitli problemler bu yöntem aracılığıyla tespit edilir.

Kaynakça: https://www.sabah.com.tr/saglik/2018/11/01/migren-testi-nasil-yapilir

Genel

Migren Ameliyatı

Migren Ameliyatı

Migren günümüz dünyasında yaşadığımız tempoya hiç de uygun olmayan, ciddi maddi ve manevi kayıplara eşlik eden ve sık görülen bir hastalıktır. Bir hastalığın tedavi edilmesi öncesinde doğru bir şekilde tetkik edilmesi prensibi bu hastalıkta da geçerliliğini korumaktadır.

Migren Belirtileri Nelerdir?

Migren, baş bölgesinin duyu siniri olarak bilinen trigeminal sinir dallarının sıkışması veya basıya uğraması sonucunda oluşan şiddetli ağrıyla kendini gösterir. Özellikle bazı farklı şikayetlerin eşlik etmesi (mide bulantısı vs.) migren hastalığının karakteristik bulgusudur.

Migren hastalığında, tedavi için ilk seçenek ilaç kullanımı ile ağrıları baskılamak olacaktır. Eğer yanıt alınamazsa uygulamaları ve cerrahi tedavi ile yüksek oranda başarı sağlanacaktır.

Migrenin Nedenleri

Başın duyusunu sağlayan trigeminal sinir dalları belli sebeplerle sıkışmaktadır. Sırasıyla kemikten çıktığı bölgede darlıklar, çevresinde bulunan kasların yaptığı bası veya etrafında bulunan damarların genişlemesi sonucunda sıkışma olabilir. Hatta bunların bir kaçı aynı anda olabilmektedir. Sadece kasların yaptığı basıyı ortadan kaldırmaya yararken, cerrahi tedavi sırasında bu problemlerin tamamını kalıcı olarak ortadan kaldırmak mümkün olabilmektedir.

Migren ağrısı özellikle trigeminal sinirin geçtiği tüm alanlardan tetiklenebilmektedir. Bu nedenle ameliyat öncesinde ayrıntılı bir muayene ile tetikleyici noktalar belirlenmeli ve eğer gerekli ise USG ile genişlemiş damarlar saptanmalıdır.

Ağrılara sebep olan sinirler genellikle, alın, göz kenarları, şakak, ense ve kulak arkasında rahatsızlık yaratırlar. Bazen tüm bu bölgelerde ağrı yaşayan hastalarımız da olmaktadır. Bölgeye göre sinirin basıdan kurtarılarak rahatlatılması veya tamamen çıkarılması, kalıcı tedaviye olanak vermektedir.

Alın bölgesinde hissedilen ağrılar genellikle, stres ile şiddetlenen ve akşam üzeri yoğunlaşan ağrılardır. Bu bölgede çoklukla kaş çatmaya yarayan kasların siniri sıkıştırması ana sebepdir ve geçici bir süre rahatlama olacaktır. Kalıcı çözüm ise saçlı deriden yapılacak endoskopik bir işlemle kasın bir kısmının çıkarılması ve sinirin rahatlatılması ile olacaktır. Alın bölgesinde ağrısı olan hastalarda kaş ve göz kapağı düşüklüğü görülmesi durumunda, aynı seansta kaşın asılması ve göz kapağı estetiği yapılabilir.

Şakak bölgesindeki ağrılar genellikle sabah saatlerinde görülmekte olup gece uykuda dişleri sıkma öyküsü eşlik eder. Stres ile artar ve zaman zaman çene ekleminde ağrı gözlenebilir.

Ense bölgesinde görülen ağrılar çoğunlukla egzersiz ve stres ile artış gösterir.

Daha az sıklıkla görülen ve burun bölgesindeki ağrılar ise göz arkasından sabah erken saatlerde başlar ve giderek şiddetlenir. Özellikle alerjik reaksiyonlar ve hormonal değişiklikler bu tip ağrılar için tetikleyici olabilmektedir.

Migren cerrahisi bölgelerine göre değişmekle beraber 1-3 saat arasında değişen sürelerde gerçekleştirilebilir. Sonrasında alın bölgesinde kaşıntı veya işlem yapılan bölgede geçici hissizlik görülebilmektedir. Genel anestezi altında yapılan işlem sonrasında genellikle yatış gerekmese de, tüm bölgeler için yapılan girişimlerde bir gece yatış önerilebilir.

Ameliyat sonrasında yaklaşık %70 hastada tam sonuç alınırken. % 85-90 ‘lık bir memnuniyet oranına ulaşılabilmektedir. İlk ay içerisinde bir kaç atak görülebilme olasılığı olsa da en geç 2 ay sonra atakların sonlanması amaçlanmaktadır.

Genel

Migren nedir? Migren belirtileri ve tedavisi

Sıradan bir baş ağrısı olmayıp, tedavisi mümkün nörolojik bir hastalık olan migren, doktora en fazla başvuru nedenleri arasındadır. Migren hormonlarının aktif olduğu genç yaşlardaki kadınlarda görülme sıklığı, erkeklerin üç katına ulaşmaktadır. Kadınların yaklaşık % 20’sinin, erkeklerin ise % 8’inin migren hastası olduğu bilinmektedir. Migren baş ağrısı, zonklayıcı ya da keskin olarak özellikle şakak bölgesinde sabit olur.

MİGREN NEDİR?

Eğer baş ağrınız ataklar halinde ortaya çıkıyorsa bu ağrıya migren ağrısı denilmektedir. Migren atakları kiminde yılda 1-2 defa, kiminde ise ay içerisinde defalarca görülebilmektedir. Migren ağrılarının çoğunun çok şiddetli seyrettiğini söylenebilir.  Migren ağrılarını şiddetli baş ağrısı olmasının dışında diğer ağrılarından ayırt eden en önemli özellik ise ağrı ile birlikte ortaya çıkan bulantı, ses ve ışığa duyarlılıktır. Migren ağrısı olanlar baş ağrına eşlik eden bu rahatsızlıklar nedeniyle günlük işlerini tamamlamakta zorlanırlar. Yine de tam bir migren tanısı konulması için uzun bir süreç ve uzman doktor kontrolü çok önemlidir.

MİGREN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Migrenin en büyük belirtisi şiddetli baş ağrısıdır. Migren baş ağrısı o kadar şiddetlidir ki; bir fonksiyonun yapılmasını etkileyebilir veya kişiyi yetersiz hale getirerek yatak istirahatini zorunlu kılar. Migren belirtilerinden biri de tek taraflı baş ağrısıdır. Zaman zaman taraf değiştirebilen bu tek taraflı baş ağrılarında genel de bir yarıma diğer yarımdan daha fazla eğilimi vardır. Migrende baş ağrısı sıklıkla şakaklarda ve bazen göz veya gözün arkasında yerleşir. Alın, başın arka tarafı ve kulağın hemen arkası migren baş ağrısının en çok görüldüğü yerlerdir.

Baş ağrısının yanı sıra migren belirtileri olarak aşırı duyarlılık-tepkisellik, depresif duygu durumu, aşırı ve gereksiz neşelenme, durgunluk/donukluk, konsantrasyon ve dikkatte azalma, düşüncede yavaşlama, kelime bulma güçlüğü, konuşurken takılma, artmış ışık-ses-koku duyarlılığı, esneme, uyuma isteği, açlık, tatlı yeme isteği, iştah artışı veya iştahsızlık, aşırı su içme, karında şişlik hissi, kabızlık veya ishal hali de sıklıkla gözlenir. Migren ağrısı sırasında ışığa ve sese karşı artmış duyarlılık o kadar şiddetli olabilir ki; bunlara maruz kalmak ağrının şiddetini artırabilir. En bilinen bir başka migren belirtisi ise kokuya karşı artan duyarlılıktır.  Bu nedenle parfüm gibi hoş kokulardan dolayı bile bulantının artması ve kusma görülebilir.

Migren belirtilerinden bir diğeri de ‘’aura’’lardır. Şiddetli baş ağrısından hemen önce görülen bazı nörolojik belirtilere “Aura” denir. Görmeye ait veya duyusal olabilir. Migren aurası ağrının başlamasından önce veya ağrının ilk gelişme döneminde olur. Oldukça kısa sürelidir; 10 ile 30 dakika arasında genellikle 20 dakika sürer.

Görsel aura: Hastalar titrek parıldayan ışıklar tarif ederler.

Duyusal aura: Migrenin duyusal aurası el ve dilde veya ağız ve çenede uyuşma, karıncalanma şeklindedir.

MİGREN NEDENLERİ NELERDİR?

Migrenin nedenlerinin en başında genetik faktörler gelir. Ailede migren öyküsü varsa migren hastası olma olasılığı % 40’tır. Hem annesi hem babası migren hastası olan bir kişi ise %75 oranında migren şikayetleri yaşayabilmektedir. Migren ağrısının nedenlerinden biri de de hormonal değişimlerdir. Bu nedenle migren, en sık kadınlarda görülür. Kadınlarda görülme sıklığı erkeklere göre 3 kat fazla olan migren atakları özellikle adet dönemlerinde hormonal değişimden dolayı şiddetini artırabilir. Adet döneminde şiddetli baş ağrısının çoğalması da migrene bağlanabilmektedir. Bulantı kusma, ışığa ve sese hassasiyet olabilir. Genellikle tek taraflı, yoğun ve zonklayıcı tarzdadır.

MİGREN TANISI NASIL KONULMAKTADIR?

Migren tedavisinde ilk süreç, migren hastasının şikayetleri doktor tarafından değerlendirildikten sonra klinik olarak tanı konulmasıdır. Migren şikayeti yaşayan kişilerin geçmiş hikayesi incelenmeli, baş ve boyun bölge muayenesinin ardından nedene yönelik olarak kişiye özel bir tedavi planı çıkartılmaktadır. Muayene sırasında kas yapılarını incelemek gerekir. Boyun ve sırt bölgesindeki bir tetik nokta örneğin adale kasılması, kulunç girmesi de enseden başlayan, tek taraflı göz ve yüz ağrısına neden olabilir.

Hastanın su tüketimi, nasıl beslendiği, uyku düzeni, stres derecesi, çevresel şartları, mide bağırsak sistemi sağlığı ile ilgili durumu belirlenmelidir. Çünkü fizyolojik bozukluklar da ağrının fazla algılanmasını sağladığı gibi ağrıyı tetikleyebilir. Günümüzde pek çok insan boyun ve sırt ağrısı yaşamaktadır ve bunlara ek olarak gelişen baş ağrıları da migren tanısıyla oldukça sık karıştırılmaktadır. Migren hastalığında beyin cerrahisi, nöroloji, psikiyatri, fizik tedavi bölümleri ile multidisipliner bir yaklaşım gereklidir. Yapılan çalışmalar göstermektedir ki; hastaların aslında yüzde 53’ü psikojenik faktörlere ya da hastalık sonrası gelişen psikoloji bozukluğuna bağlı olarak ağrılar çekmektedir. Bu sebepten her hastaya aynı metodu kullanmak doğru bir yaklaşım değildir.

Migren çeşitleri doğru tedavi için çok önemlidir. Migrenin doğru değerlendirebilmesi için mutlaka uzman bir doktora danışılmalıdır. En sık görülen migren tipi “aurasız migren” dir.  Migren ağrısına sahip olanların çoğunda aurasız migrene rastlanır. Migrenin diğer bir çeşidi olan auralı migrene sahip olanlarda da kimi zaman  aurasız ataklar görülebilir.

Beyne ait bazı hastalıklardan şüphelenildiği zaman bunları dışlamak üzere incelemeler yapılır. Tekrarlayıcı baş ağrısı olan hastalara beyin görüntülemesi (beyin tomografisi) yapılarak migreni taklit edebilecek hastalıklar araştırılmalıdır.

Migren tedavisi nasıl yapılır?

Hastalar doğru tanı ve uygun tedavi planlaması ile migren ataklarından kurtulabilirler. Migren tedavisinde migren tanısı konduktan sonra ağrılar seyrek ise; ağrı ataklarını geçirmeye yönelik kriz tedavisi planlanır. Haftada 1-2 kez veya daha fazla atak olduğunda koruyucu tedavi yapılmalıdır. Migren tedavisinde bazen sadece migreni tetikleyen faktörlerin (açlık, uykusuzluk, hormon kullanımı gibi) ortadan kaldırılmasıyla ağrı atakları kaybolabilir veya sıklığı, şiddeti azaltılabilir. Aynı şekilde uzman kontrolünde kullanılan ilaçlar da migren tedavisinde çok önemlidir. Günde sadece bir kez doktor kontrolünde alınan ilaçlarla yıllar boyu ağrısız bir yaşam sağlanabilmektedir.
Etkili bir baş ağrısı tedavisi için ilaçlar ve günlük yaşam rutininin değiştirilmesi çok önemlidir.  Eğer günlük yaşamınızı migrene göre planlamazsanız sadece migren ilaçlarını kullanmanız fayda sağlamayacaktır.

Günlük yaşamınızda bu konulara mutlaka dikkat edin;

  • Baş ağrısı takvimi veya baş ağrısı günlüğü tutmak
  • Az ya da fazla uyumamak
  • Düzenli egzersiz yapmak
  • Stres ile başa çıkma yollarını öğrenmek
  • Uygun bir kiloya erişmek
  • Alkolden kaçınmak

Migren ilaçları: Migren tedavisinde ilaç kullanmak ilk akla gelen koruyucu yöntemlerden biri olsa da mutlaka uzman bir doktorun tavsiyesi ile alınmalıdır. Doğru migren ilaçları migren ataklarını sonlandırabilir. Migren ağrınıza eşlikçi bir bulantınız da varsa bulantı ve migren ağrısını önleyen ilaçları bir arada kullanmak faydalı olabilir. Ancak eş, dost tavsiyesi ile migren ilacı kullanılmamalıdır. Arkadaşınıza iyi gelen bir migren ilacı size iyi gelemeyebilir.

Migren ilacı kullanıyorsanız dikkat etmeniz gerekenlerin başında ilacı her zaman yanınızda bulundurmanız gerektiğidir. Atak belirtilerini anlar anlamaz migren ilacını kullanmanızda fayda var. Ne kadar erken alınırsa o kadar etkili olur.  Aynı şekilde haftada 2- 3 gün migren ilacı kullanmak da bir süre sonra vücutta tolerans geliştireceği için migren ağrınızın nedeni haline gelmeye başlarlar. Bu da migren tedavisini daha da zorlaştırabilir.

Eğer migren ilaçları işe yaramıyor ve ataklar çok sık ve şiddetli şekilde ilerliyorsa “koruyucu tedavi” denemelisiniz. Koruyucu tedavi sırasında alınan ilaçlar ağrı kesici ilaçlardan farklı olup, daha çok migren eşiğini yükseltmeye yöneliktir.

Migrene karşı “Botoks” tedavisi: Migren tedavisindeki bir başka yaklaşım ise yüzdeki kırışıklıkları yok etme amacı ile kullanılan botoks. Botoks yaptıran migrenli hastaların baş ağrılarının azaldığının fark edilmesi migren tedavisinde botoks kullanımının yolunu açtı. Yapılan araştırmalar 3 aydan fazla bir süre boyunca, ayda 15 ya da daha fazla gün, migren karakterinde baş ağrısı olarak tanımlanan kronik migren tedavisinde botoks uygulamasının etkili olduğu gösterdi. Bu etkinin, botoksun, sinir sonlanma bölgelerinde bazı nörotransmitterlerin salınımını engellemesi yoluyla inflamatuvar ağrıyı önlemesinden kaynaklandığı düşünülmektedir.

Migren tedavisinde botoks; alın, şakaklar, ense ve boyun bölgesine uygulanmaktadır. Kozmetik amaçla sadece yüz bölgesinde uygulanan botoks, migren tedavisinde bundan farklı olarak alın, şakaklar, ense ve boyun bölgelerinde belirli noktalara derialtına botulinum toksini enjeksiyon ile uygulanır. Çoğu durumda uygulamaların etkisi yaklaşık 3-4 ay süreceğinden tedavinin devamı için tekrarlanması gerekir. Migren için botoks tedavisi güvenilir olması için nöroloji uzmanı tarafından uygulanmalıdır.

Nöralterapi: 1926 yılında migrenli bir hastanın tedavisi sırasında keşfedilen Nöralterapi tedavisi dünyada ve 2008 yılından itibaren Türkiye’de de uygulanan bir yöntemdir. Nöralterapi; kısa etkili lokal anesteziklerle yapılan bir iğne tedavisidir. Otonom sinir sisteminin yeniden düzenlenmesi esasına dayanmaktadır. Komplikasyonu yok denecek kadar azdır ve hamileler dahil tüm yaş gruplarına uygulanabilmektedir. Nöralterapi ve bütüncül yaklaşım migren tedavi başarı şansını yükseltmiştir. Nöralterapi, migrenin derecesine bağlı olarak tetik nokta enjeksiyonları, manuel terapi, ganglion blokajları, ilaç ve selasyon gibi kombine tedavilerle desteklenebilmektedir.

MİGREN İLE İLGİLİ SIK SORULAN SORULAN

Migreni Neler Tetikler?

Migren tetikleyicileri kişiye göre farklılık gösterebilir. Aynı kişide bir atağı farklı bir neden tetiklerken bir başka migren atağını farklı bir neden tetikleyebilir. Bu nedenle tüm tetikleyicilere dikkat edilmesinde fayda vardır. Örneğin peynir ve çikolata gibi bazı yiyecekler migreni tetikleyebilir. Bunun yanı sıra öğün atlamak veya öğünü geciktirmek, yeterli su içmemek de migren ataklarına neden olabilir. Uyku düzeni de migren için önemlidir. Az ya da faza uyumak, yoğun egzersiz yapmak ve uzun süreli yolculuklar da migren ağrısına neden olabilir. Çevresel etkenler de migren ağrılarınızı tetikleyebilir. Çok parlak ve yanıp sönen ışıklar, keskin kokular ve iklim değişiklikleri migren ağrılarınızı etkiler. Bunların yanı sıra duygusal ve psikolojik faktörler ve kadınlardaki hormonal değişimler de migreni en çok tetikleyenler arasında sayılır.  Kanıtlanmış migrene iyi gelen yiyecekler olmasa da migrene iyi gelmeyen yiyeceklere mutlaka dikkat etmek gerekir. Örneğin çikolata, kakao, bakla, kuru fasulye, mercimek ve soya ürünleri, çeşitli deniz ürünler, sakatatlar, alkollü içecekler,  hazır et ve tavuk suyu tabletleri, konserveler, çağ kahve ve asitli içecekleri,  incir, kuru üzüm, papaya, avokado, muz ve kırmızı erik,  fıstık ezmesi gibi migreni tetikleyebilecek yiyecek ve içecekler konusunda dikkatli olunmalıdır.

Migreni Olanlar Hangi Egzersizleri Yapmalı?

Yapılan araştırmalar migrene iyi gelenler arasında hafif egzersizler yapmanın öneminin büyük olduğunu göstermektedir. Hafif egzersizler migren ataklarının sıklık ve şiddetini azaltabilir ve migrenin koruyucu tedavisinde faydalı olabilir. Migren ağrılarınız var ise sizi çok fazla yormayacak, düzenli bir aerobik egzersiz programı uygulayabilirsiniz. Bunun yanı sıra hayatınızda migren varsa jogging, yüzme, dans, bisiklet ve tempolu yürüyüş de tercih edebileceğiniz egzersiz seçeneklerindendir.

Migren Depresyona Neden Olur Mu?

Kronik migren ağrıları olan kişilerde depresyon ve anksiyete belirtilerine daha çok rastlanır. Kronik migrenin tanımı ise 3 ay süre ile iki günde bir veya daha sık baş ağrılarına sahip olmanızdır. Migren ağrılarınız kronik olmasa da eğer depresyon ve anksiyeteye sahipseniz bu durum migren ağrılarınızın artmasına neden olur. Migren tedavisinde depresyon ve anksiyetenin de tedavi edilmesi çok önemlidir.

Hangi Besinler Migren Atağına Neden Olur?

Migrene neden olan besinleri peynirler ve tiramin içeren besinler şeklinde özetlenebilir. Tiramin, besin bekletildikçe, proteinlerin yıkılması neticesinde ortaya çıkar. Yıllandırılan yüksek protein içerikli besinlerde tiramin miktarı da artar. Özellikle peynirler ve şaraplar, alkollü içecekler ve işlenmiş etlerin bol tiremin içermesi nedeniyle migrene neden olduğunu söyleyebiliriz.  Hangi peynirler migreni daha çok etkiler sorusunun cevabı olarak ise yüksek tiramin içermeleri nedeniyle; rokfor ve benzeri küflü peynirler (stilton, gorgonzola), çedar, beyaz peynir, mozzarella, permesan, İsviçre peyniri sıralanabilir.

Alkol: Kırmızı şarap, bira, viski ve şampanya migren dostudur. Migren ağrısını çabucak tetikleyebilir.

Gıda koruyucuları: Gıda koruyucuları içlerinde bulunan nitratların damarları genişletmesi nedeniyle migreni tetiklerler.

Soğuk gıdalar: Özellikle vücut ısısının yükseldiği egzersiz, yürüyüş esnasında ya da sıcak havalarda tüketilen soğuk havalar bazı kişilerde migren ağrısına neden olabilir. Özellikle alın ve şakaklarda hissedilen ağrı genellikle birkaç dakika sürer. Ayrıca çok soğukta kalmak da migreni tetikleyebilir.

Bunların dışında migrene iyi gelmeyen gıdalar şöyle sıralanabilir:

  • Kuruyemişler ve kabuklu yemişler
  • Tütsülenmiş (smoked) veya kurutulmuş balık
  • Fırınlanmış mayalı yiyecekler (kek, ev yapımı ekmek, sandviç ekmeği)
  • Muz, narenciye ürünleri (portakal, mandalina, turunç vb), kivi, ananas, frambuaz, kırmızı erik
  • Bazı kuru meyveler (hurma, incir, üzüm)
  • Et bulyon ile yapılmış çorbalar (Gerçek et suyu için geçerli değildir)
  • Aspartam ve diğer tatlandırıcılar

Kafein Migrene İyi Gelir Mi?

Kafein migrene iyi gelir.  Migren ilacınıza kafein eklemeniz ilaçların baş ağrısına karşı nerdeyse %40 daha fazla etki etmesini sağlamaktadır. Migren ilacı kullanırken kafein içeren ilaçlar kullanıldığında hem daha düşük dozda ilaç kullanıldığı hem de ilacın daha etkili olduğu görülebilir Ancak kafein içeren ilaçların da diğer tüm baş ağrısı ilaçları gibi çok fazla kullanılması rebound baş ağrısına (geri tepme baş ağrısı) neden olur. Ayrıca kafein içeren ilaçlar faydalı olsa da kafein içeren gıdalar tavsiye edilmez. Kahve, çay, meşrubatlar veya çikolata kişiyi rebound baş ağrılarına daha duyarlı hale getirebilir. Migren ilaçlarının tümü doktor gözetiminde kullanılmalıdır. 

Genel

Migrenin Tetikleyicileri

Migren ataklarını tetikleyebilen bir çok unsur vardır:

  • Kadınların yaşamış olduğu hormonal değişiklikler sebebiyle migren ataklarının ortaya çıkması kolaylaşır. Östrojen dalgalanmaları birçok kadının baş ağrılarını tetikleyebilir. Migren öyküsü olan kadınların, östrojen seviyesinde bir azalma yaşandığında adet öncesi ya da devamında baş ağrısı yaşayabilirler. Hamilelik veya menopoza girme dönemi migrenin ortaya çıkmasına neden olabileceği gibi, var olan migren ataklarının seyrini değiştirebilir.
  • Oral kontraseptif (doğum kontrol hapları) ve hormon replasman (yerine koyma) tedavisi gibi hormon ilaçlar da migrenin seyrini kötüleştirebilir.
  • Bazı gıda maddeleri; eskimiş peynir, tuzlu ve işlenmiş gıdalar migreni tetikleyebilir. Birçok yiyecekte bulunan tatlandırıcı aspartam ve koruyucu monosodyum glutamatın, migreni tetikleyebildiği bilinir.
  • Yemek düzeninin değişmesi öerneğin; öğün atlamak ya da aşırı yemek de migren atağının ortaya çıkmasını kolaylaştırabilir.
  • İçecekler; Alkol, özellikle şarap ve yüksek kafeinli içecekler migreni tetikleyebilir.
  • Stres, migren ataklarında önemli bir rol oynar. İşte veya ev hayatında yaşanan stres sık migren ataklarının nedenlerinden olabilir.
  • Yüksek sesler, parlak ışıklar ya da güneş ışığına maruz kalmak migren atağını başlatabilirler. Bazı koku çeşitleri önerğin; parfüm de dahil olmak üzere, tiner, sigara dumanı gibi bazı kokular migren atağını tetikleyebilir.
  • Uyku ve uyanıklık düzenindeki değişiklikler de migrenin bilinen tetikleyicilerindendir. Uykusuzluk, aşırı uyku, uyku kalitesindeki bozulmalar ve jet lag gibi durumlar migren atağının sıklaşmasına ya da ortaya çıkmasına neden olabilir.
  • Cinsel aktivite ya da yoğun fiziksel efor migren ataklarını ortaya çıkabilir.
  • Çevredeki havai basınç veya barometrikdeğişiklikler migreni tetikleyebilir.
  • İlaçlar; nitrogliserin gibi vazodilatörler (damar genişleticiler) veya oral kontraseptifler (doğum kontrol hapları) migreni kötüleştirebilir.

Risk Faktörleri

Aşağıda nedenler, kişide migren ortaya çıkma riskini arttırabilir:

  • Eğer migrenli bir aile üyesi varsa, kişide migren gelişme ihtimali artar.
  • Migren, herhangi bir yaş döneminde ortaya çıkabilir. Ergenlik dönemiyle birlikte hormonal değişiklikler migrenin ortaya çıkmasında önemli bir rol oynar. Ancak migren atakları genellikle 20-30 yaş aralığında başlar. Takip eden yıllarda yavaş yavaş migren ataklarının şiddet ve sıklığında azalma görülebilir.
  • Kadınlarda migren, erkeklere oranla daha sık görülür. Çocukluk döneminde migren sıklığı erkeklerde daha fazladır, ancak ergenlik dönemi ve sonrasında kızlarda görülme sıklığı erkeklere oranla belirgin olarak artış gösterir.
  • Migrenli kişilerde, baş ağrısı adet döneminin hemen öncesinde veya başlangıcından sonra ortaya çıkabilir.

Hamilelik veya menopoz sırasında da migrenin karakteri, görülme sıklığı değişebilir. Migren genellikle menopoz sonrasında geçer. Bazı kadınlar migren ataklarının gebelik sırasında başladığını ya da kötüleştiğini söyleyebilir. Birçok migren hastasında, gebelik sürecinde migren atakları görülmez. Ancak migren genellikle doğum sonrası dönemde yeniden ortaya çıkar.

Genel

Migren Ameliyatı Kesin Çözüm mü?

Migren cerrahisi, migren tedavisinde %90 oranında bir başarı sağlamaktadır. Migren cerrahisi ile hastalar ilaç kullanmadan, direk olarak uygulanan bu cerrahi yöntemlerle sağlıklarına kavuşabiliyor.

Migren Ameliyatını Kim Yapar?

Migren ameliyatları genellikle plastik cerrahlar veya beyin cerrahları tarafından yapılmaktadır. Plastik cerrahlarının yüz mimik kaslarının yapısına, endoskopik şekilde yapılan ameliyat yöntemlerine ve periferik sinir cerrahisi yöntemine hakim olması, bunda en önemli etkenlerdir.

Migren Cerrahisi Kalıcı Çözüm mü?

Migren ameliyatları üzerine yapılan araştırmalar, migren hastalarının ameliyat sonrasında 5 yıl boyunca kalıcı olarak kontrol altında tutuldukları taktirde, ağrıların tamamı ile geçtiğini gösteriyor. Migren cerrahisi, hastalar kontrollerini aksatmadığı ve titiz davrandığı sürece oldukça başarılı sonuçlar vermektedir.

Migren Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci

Migren ameliyatı sonrasında hastalar aynı gün içerisinde taburcu olabilmektedirler. Operasyon sonrasındaki gece yoğun şekilde migren ağrısı hissedilmektedir. Fakat bu ağrı bir süre sonra geçer. Alın ve şakak bölgesinde geçici olarak meydana gelen morluklar oluşur.

Ameliyat Sonrası Yara İzi

Ameliyatta yapılan kesiler saç diplerinin içine ya da göz kapağının kıvrımına gizlenir. Ameliyat kesileri, kişiyi rahatsız etmeyecek şekilde küçüktür. Saç diplerine ve göz kıvrımlarına yapılan bu kesiler, kendilerini belli etmez ve dolayısıyla da büyük bir sorun yaratmaz. 

TR_TR