ClickCease İzmir estetik cerrahisi – CENK MELİKOĞLU
Opr. Dr. Cenk MELİKOĞLU

Tag: İzmir estetik cerrahisi

Genel

Alın Dolgusu

ALIN DOLGUSU

Mimiklerimiz kendimizi ifade etmenin en güzel yollarından bir tanesidir. Özellikle kaş hareketlerimizde karşımızdaki insana olumlu ya da olumsuz hissettiğimiz duygularımızı direk olarak anlatabiliyoruz. Bir şeye merakla baktığımızda ya da şaşırdığımız zaman kaldırdığımız kaşlarımız zamanla alnımızda yatay kırışıklıklara sebep olmakta. Güneşin parlak ışığına maruz kaldığımızda ya da alışkanlık halinde devamlı çattığımız kaşlarımız ise kaşlar arasında dikey kırışıklıklara sebebiyet vermekte.

Bu kırışıklıkları iki farklı şekilde değerlendirmekte fayda var. Dinamik kırışıklıklar dediğimiz türde mimik yaptığımız zaman oluşan ama serbest bıraktığımız zaman derimizin eski haline döndüğü kırışıklıklardır. Statik kırışıklıklar ise mimik yapmayı bıraktığımız zaman bile eski haline dönmeyen devamlı belirgin halde olan kırışıklıklardır. Kırışıklıkların statik hale gelmesiyle yüzümüz daha yorgun ve yaşlı bir görünüme bürünür.

Daha canlı, parlak ve genç bir görünüm için bu kırışıklıklara yönelik kombine tedaviler uygulanmakta. Dinamik haldeki çizgiler için botoks enjeksiyonu ile öncelikle kas gevşetilmelidir. Böylece kırışıklıklar statik hale gelmeden deri kendini yenileme fırsatı bulur ve kırışıklık görünümü azalır. Eğer statik çizgileriniz var ise ilk etapta botoks yapılır sonrasında ise bu kırışıklıkların altına hyaluronik asit dolgu yapılır.

Alın bölgesine uygulanan dolgunun amacı kırışıklıkların altını doldurup daha düz bir cilde kavuşmaktır. Hyaluronik asit dolgu mekanik anlamda kırışıklığın altını desteklemenin yanı sıra kolajen yapımını arttırdığı için derinin kendini yenilemesinde büyük rol oynar.

ALIN DOLGUSUNDA NELERE DIKKAT EDILMELİDİR?

Erkeklerin ve kadınların anatomik yapısında farklılıklar mevcuttur. Erkekler daha güçlü kaslara sahip olduğundan alınlarında daha derin ve statik kırışıklıklar oluşur zaman içinde. Kadınlarda ise bu kırışıklıkların derinliği ve görünümü erkeklere nazaran daha hafiftir.

Bu farklılıklar dolgu seçimini de doğrudan etkiler. Erkeklerde daha yoğun dolgular kullanılır ve kırışıklık daha derin olduğu için kullanılan dolgu miktarı da nispeten daha fazladır. Kadınlarda ise kırışıklığın derecesinde göre daha yumuşak dolgular tercih edilmektedir.

ALIN DOLGUSUNUN BAŞARISINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER NELERDİR?

Alın bölgesinde oluşan kırışıklıklarda başarılı sonuçlar elde etmek için mutlaka alın dolgusundan önce botoks uygulaması yaptırmanız önerilmektedir. Kasları gevşetmediğimiz takdirde her kaş hareketimizde kaslarımız dolguya baskı uygulayıp erkenden dağılmasına sebep olacaktır.

Dolgular kalıcılık anlamında 6-8 ay gibi bir süre uygulandığı alanda kalır. Botoks ise yapısı gereği dördüncü aydan itibaren kas gevşetme etkisini kaybetmeye başlar. Bu nedenle alın dolgusunun daha etkili ve kalıcı olmasını sağlamak için kaslar eski gücüne kavuşmadan tekrar botoks enjeksiyonu yapılmalıdır.

ALIN DOLGUSU NE KADAR ZAMANDA BİR TEKRARLANMALIDIR?

Alın dolgusuastanın durumuna göre değişiklik göstermekle beraber ortalama 6 – 8 aylık devam süresi vardır. Hasta bu devam süresinin sonunda da hiçbir şekilde başa dönmez. Dolgunun yenileme etkisi olğundan sonuç kalıcı etki bırakmaktadır . Uygulama sayısı ilk yıl senede 2, sonraki yıllarda ise yılda bire inebilmektedir.

ALIN DOLGUSUNUN YAN ETKİLERİ VAR MIDIR?

Alın dolgusu yaptırmadan önceki ve sonraki uyarıları dikkate aldığınız takdirde ciddi bir problemle karşışaşmazsınız. Dolgu işleminden sonra 2 veya 3 gün kızarıklıklar ve şişlikler oluşabilir. Bunlar her estetik operasyonda yapılan işlemlerden dolayı görülen geçici yan etkilerdir. Alın dolgusu tam anlamıyla ortalama 3 – 4 gün içerisinde yüze oturur. Genelde dolgu işlemi yapıldıktan 1 hafta sonra ilk kontrol yapılır. Alın dolgusunun yan etkileri ve kalıcılık süresi cilt yapısına göre değişkenlik göstermektedir. İnce deriye sahip olan kişiler başarılı sonuçlar elde ederler. Çünkü kalın ve yağlı cilt yapısında toparlanma süreci daha uzundur.

Genel

Alın Dolgusu Tedavisi

Dolgu uygulaması olarak gerçekleştirilen dolgu uygulamasında kasların dondurulması işlemi gerçekleşir. Bu sayede sürekli olarak kasların kasılması sonucu ortaya çıkan kırışıklıklar azalır. Dolgu aracılığı ile mevcut kırışıklıkların doldurulması hedeflenir.

Alın Dolgusu İçin En Doğru Seçenek Hangisidir?

Yüz tonunda yaşanan kayıp insanların yaşlı görünmelerinin başka bir etkenidir. Zaman ilerledikçe herkesin yüz bölgesinde hacim kaybolur. Cilt sarkmasının asıl nedeni ciltte oluşan bu hacim eksikliğidir.

Burada devreye dermal dolgu ve dolgu uygulamaları devreye girer. Kişilere uygulanması gereken alın dolgusu işlemin muayene sonrası belirlenmesi daha doğru bir süreçtir. Alanında uzman bir klinik ile çalışarak profesyoneller eşliğinde en iyi tedavi seçeneği kolaylıkla belirlenir.

Alın Dolgusunda Hangi Malzemeler Kullanılır?

Hyaluronik asit dolgu işlemlerinde sıklıkla kullanılan bir malzemedir. Hastanın durumuna göre kendi cildinde oluşan yağ ile doldurma seçenekleri de mevcuttur. Bu işlem ise hastaların karın ve kalçasından alınan yağ ile gerçekleştirilir.

Doktor tarafından dolgu uygulamaları etkin planlama ile yapılması gereken bir işlemdir. Alınan yağ yada kök hücre yağ enjeksiyonu biçiminde kişilerin alın bölgelerine uygulanmak suretiyle işlem gerçekleştirilir.

Alında Oluşan Derin Kırışıklarda Dolgu Nasıl Yardımcı Olur?

İnsanların yüz ifadeleri ile konuştuğunu hepimiz biliriz. Zaman ilerledikçe ifadeler kırışıklık ve esneklik kaybından dolayı ifade kaybı görülür. İfadelerde tazelenmek isteyenler için de yine alın dolgusu uygulamaları kullanılır.

Göze hoş gelen, yumuşak ve sevimli ifadeler oluşmasında da etkili olan alın çizgisi dolgusu işlemleri alanında uzman profesyonel ellerde mümkün hale gelir.

Yüz ne kadar mükemmel olsa da zamanla esnekliğini kaybettiğinde kişilerde ifade kaybına neden olur.

Bu netice ile kişiler zaman geçtikçe aynalara küskün bir hale gelirler. Bu ifade kayıpları yüzdeki yatay çizgilerin oluşturduğu alanlar neticesinde ortaya çıkar. Peki bu yatay çizgiler hangi alanlarda oluşur.

  • Oluk
  • Alın bölgesi
  • Göz kenarında bulunan kırışıklık

Kaş ortasında bulunan kırışıklıkları gidermede dolgu yöntemi son yıllarda oldukça popüler bir şekilde uygulanmaya başladı.

Alın Dolgusu Maddeleri Nasıl İşler?

Bir iğne yada iğne benzeri bir tüp aracılığı ile enjekte edilen jel bazlı solüsyonlara dermal dolgu adı verilir.

Yüz üzerinde bulunan statik çizgi ve derin kırışıklıkları doldurmak için hacim sağlar. Aynı zamanda dudak, yanak gibi bölgelerde de bu uygulama rahatlıkla yapılabilir. Yara izlerinin tedavisinde de yine dolgu yöntemi kullanılmaktadır.

Dolgu maddelerinde bulunan dolgunlaştırma etkilerini artırmak için ise; hyaluronik asit (HA), polimetil metakrilat (PMMA), kolojen gibi bileşenler kullanılır.

Alın bölgesinde de bu bileşenler rahatlıkla kırışık doldurma ve çizgileri yok etmede kullanılır. Güvenli ve etkili bir yöntem olarak bilinir. Sonuçlar hemen gözlenmeye başlanır ortalama bir yıl kadar etkisi devam eder.

Alın Kırışıklıklar ve Kaş Ortası İçin En İyi Dolgu Malzemeleri

Kanıtlanmış ve güvenlikli içeriği ile hyaluronik asit anlık etki vermesi sebebiyle en iyi dolgu malzemelerinden bir tanesidir.

En önemli özelliği ise zaman içerisinde vücut tarafından emilimini kolaylıkla gerçekleştirebilmesidir. Alın bölgesini eski haline getirmesi için çizgi ve kırışıklık tedavisinde oldukça etkilidir. Alanında uzman bir profesyonel eşliğinde güvenle kullanıma uygundur.

Dolgu yapılması sırasında profesyonel bir işlem gerekir. Yüz hatlarının mükemmel çizgilerini geri bulmasının tek yolu budur. Sentetik bir malzeme olan PMMA da yine dolgu maddeleri arasında kullanılan bir içeriktir.

Vücut tarafından emilimi gerçekleşmediği için bölgede sertlik oluşabilir. Bu nedenle fazla tercih edilen bir uygulama değildir.

Alın Dolgusu Uygulamalarının Yan Etkileri Nelerdir?

Eğitimli ve alanında uzman bir profesyonel eşliğinde yapıldığında güvenli bir cilt bakım tedavisi ortaya çıkar.

Bunun yanı sıra tedavinin ardından oluşabilecek bir takım etkiler de görülür. Kısa sürede geçmesi beklenen yan etkileri ise; uygulama yapılan bölgede şişme, morarma, küçük kanama ve kaşıntı olarak görülmektedir.

Nadir durumlarda alanında uzman olmayan kişiler tarafından gerçekleştirildiğinde ise farklı yan etkiler de söz konusu olmaktadır.

Bu etkiler ise; doku hasarı, sert nodüller, enfeksiyon, dolgu maddelerine karşı oluşan alerjik reaksiyon durumlarıdır. Bu tür durumlar acil müdahale gerektirir. Alanında uzman olmayan bir profesyonelle çalışmamak bu konuda önem taşır.

Alın Dolgusu Fiyatları Ne Kadardır?

Dermatolog gözetiminde yapılması gereken olan alın dolgusu fiyatları kişiler üzerinde yapılacak uygulamalar doğrultusunda büyük ölçüde farklılıklar gösterir. Ortalama bir fiyat belirtmek bile bu uygulamalar için doğru olmaz.

Öncelikle alanında uzman bir profesyonele danışmak ve ardından yapılacak işlemleri öğrenerek sonucunda fiyat almak en doğru seçenek olarak karşımıza çıkar.

Alın dolgularında fiyatlar genellikle kullanılacak malzemenin miktarına ve bölgenin genişliğine göre değişir.

Dolgu malzemeleri uzun vadede işlem görmesi istendiği durumlarda maliyeti biraz daha yüksek olmaktadır.

Alın Dolgusu Ne Zaman Yapılmalıdır?

Kırışık karşıtı bir tedavi olan alın dolgusu dinamik kırışıkları hedef alan bir uygulamadır. Uygulamaların ardından yeni kaş ve gülümseme ifadeleri oluşur. Bunun uygulamalarda da sıklıkla dolgu maddeleri kullanılır.

Yüz kaslarının gevşeyerek oluşturduğu kırışıkları gizleyen bir etkiye sahiptir. Daha iyi bir cilde sahip olmak isteyenlerin tercih ettiği bir işlemdir.

Kırışıklıkların oluştuğu dönemlerde uzman ve profesyonel danışmanlığı doğrultusunda yapılması gerekir.

Dolgu Alın Çizgilerine Ne Yapar?

Son yıllarda daha çok kullanımda olması dolayısı ile kişilerin güvenle kullandığı uygulama haline gelen alın dolgusu işlemleri kırışıklıklara bağlı uygulanır.

Alın bölgesinde oluşmuş olan kırışıklıkların şiddetine bağlı olarak dolgu uygulaması daha etkin bir seçim olarak görülmektedir.

Enjekte edildiği alanda oluşan kırışıklıkları doldurur. Dolgu uygulamalarından daha sağlıklı olduğu için tercih edilmektedir. Çalışmak için dermal dolgular hyaluronik asitten destek alırlar.

İçeriğinde bulunan bileşenin cilt suyu tarafından emilimine yardımcı olmasının ardından cilde daha dolgun bir görünüm sunar. Ürünün cilt tarafından emilimi haftalar alabilir. Bu süre zarfında da cilt pürüzsüz bir görünüme kavuşur.

Bu pürüzsüzlük dolgu maddesinin uyarılması sonucu gerçekleşmektedir. Cildin doğal kolojen yapımına başlamasını sağlayan bir süreçtir. Kısacası hyaluronik asit çizgileri dolduran bir serum olarak düşünülmelidir.

Alın Kırışıklıklarını Gidermek İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler

Öncelikle bir uzmandan yararlanmak önemlidir. Uzman aracılığı ile dolgu veya dolgu uygulamalarından hangisinin cildinize uygun olduğu kararına varılmalıdır. Bu karar yüz kasları dinamiğinin bilinmesiyle verilebilir.

Derin kırışıklık durumlarında farklı seçenekler sunulabilir. Görüşmeler sırasında istenilen sonucun alınmasında yegane etken budur. Profesyonel bir uzman aracılığı ile dikkatle yapılması gereken bir işlem olduğu unutulmamalıdır.

Eğitimli ve profesyonel uygulayıcılar ile yapılan seçeneklerde her hastanın başka bir cilde sahip olduğu bilinci vardır. Cilt ayrıntılarını gören bu konuda yardımcı ve açıklayıcı süreç gereklidir.

Bu bilgiler doğrultusunda uzman ile birlikte hedefleri, zamanlamayı ve maliyetleri gözden geçirebilirsiniz. Danışma sürecinde etkili bir açıklama yapmak suretiyle kişilerde oluşan soru işaretlerinin giderilmesi önemli bir ayrıntıdır.

Genel

Dolgu İşlemi Çizgileri Ortadan Kaldırır mı?

Alın dolgusu, alındaki mimik çizgilerinin doldurulması ile çok daha çekici ve estetik bir yüz ifadesi elde edilmesine yardımcı olur. İlerleyen yaş faktörüyle birlikte alın çizgileri daha da belirgin bir hale gelir. Alın çizgileri özellikle duyguları ifade ederken, konuşurken ve mimik yaparken dikkat çekmektedir.

Alın dolgusu işlemi yalnızca alın bölgesinde bulunan çizgileri ortadan kaldırmak için değil, aynı zamanda alın bölgesine daha estetik bir şekil vermek için de uygulanır. Bebek alnı denilen yan profil görünümünde daha yuvarlak ve bombeli görünen bir alın pek çok yüz tipinde ideal görünümü oluşturur ve yüze daha sempatik bir görünüm verir. Dolgu tedavisi sayesinde kırışıklıkların giderilmesiyle birlikte bu görünüm de elde edilebilir.

Dolgu İşlemi Çizgileri Ortadan Kaldırır mı?

Alın dolgusu düzenli aralıklarla yapıldığı takdirde, alın bölgesinde bulunan çizgileri de zamanla gidermekte etkili olmaktadır. Alın bölgesine dolgusu işlemi oldukça kısa sürmekte; anestezik etkili krem sayesinde herhangi ağrı hissedilmeden uygulanabilmektedir. Alın bölgesinde genellikle hyaluronik asit içeren dolgular kullanılmaktadır fakat Elanse akıllı dolgu dediğimiz Polikaprolakton içeren dolgular ve Ca-hidroksi apatit içeren Radiese dolgu da kullanılabilir. Alın bölgesi damar ve sinirler açısından önemli olan bir bölgedir. Bunun için uzman ve deneyimli doktorlar tarafından yapılmalıdır. Tedavi olacak kişiye göre alındaki kırışıklıkların oranı; uygulanacak dolgu miktarını da belirlemektedir. Dolayısıyla fazla kırışıklığı olan bir alına daha fazla dolgu kullanılırken az kırışıklık durumunda daha az dolgu kullanılacaktır.

Alın Dolgusu Kimler İçin Uygundur?

Alın dolgusu işlemi, her alın çizgisine sahip kişiler için uygulanması zorunlu bir durum değildir. Mimikler sırasında her insanda az da olsa bir alın çizgisi görülür. Bu oldukça doğal bir durumdur. Yüzünde hiç kırışıklılık olmayan kişilerde bile bu mümkündür. Örneğin kaşlarınızı yukarı kaldırdığınızda alnınızda çizgilerin belirdiğini görebilirsiniz. Bunun sebebi derinin sıkışmasıdır. Bu gayet doğal bir durum olarak karşılanmaktadır. Fakat mimiklerin yapılmadığı zamanlarda alında hala kırışıklıklar mevcutsa, işte o zaman alına dolgu estetiği yapılması uygundur. Alın çizgilerini açmak için ilk öncelikli yapılması gereken işlem aslında botoks uygulamasıdır. Fakat ilerlemiş ve derinleşmiş kırışıklıklarda botoks yapıldığı halde açılmıyorsa botoksa ilave olarak alın dolgusu yapılabilir. Özellikle glabella dediğimiz kaş arası bölgesi eğer derinleşmişse ve kırışıklıklar yerleşmişse botoks ile tam açılmaz, buraya dolgu uygulamak gerekir. Bir de botoks ile mimiklerinin donmasını istemeyenler için kırışıklıları gidermek için alın dolgusu yapılabilir. Doğru kararı vermek için kliniğimize gelerek fikir edinebilirsiniz.

dr. ektan demir

Online Randevu* işareti olan alanlar zorunludur

Alın Dolgusu İşlemi Kalıcı mıdır?

Alın dolgusu birçok estetik uygulama gibi kalıcı bir yöntem değildir. İşlemlerin düzenli aralıklarla tekrarlanması gerekmektedir. Dolgunun etkisi kullanılan dolgu malzemesine ve kişiden kişiye değişmekle birlikte ortalama 12 ile 18 ay arası kalıcı olabilmektedir. Elanse akıllı dolguda ise bu süre 2-3 yıl arasıdır. Bu sürelerin sonuna gelindiği takdirde eğer kişi alın dolgusu işlemine devam etmezse kırışıklıklar tekrardan belirebilir. Bu yüzden kırışıklıkların tamamen yok olması için belirtilen süreler tamamlandığı zaman işlemin tekrarlanması gerekmektedir.

Alın bölgesine dolgu işlemi 15 ile 20 dakika arasında tamamlanmaktadır ve genel anesteziye ihtiyaç duyulmamaktadır. Uyuşturucu etkisi yaratan bir krem ile lokal anestezi yapılmaktadır. Kremin etkisi sayesinde alın dolgusu işlemleri acısız ve ağrısız bir şekilde uygulanmaktadır. Dolgu işlemi tamamlandığı zaman kişinin klinikte kalmasına gerek yoktur. İşlem biter bitmez günlük yaşantıya kalınan yerden devam edilebilir. Ayrıca işlemin uygulandığı bölgelerde herhangi bir iz meydana gelmemektedir. Çünkü alın dolgusu işlemi steril ortamlarda, özel ince uçlu iğneler ve künt uçlu kanüllerle uygulanmaktadır.

Alın Dolgusu Yan Etkileri

Alın dolgusu yaptıran kişilerlerde 2 ile 3 gün geçici kızarıklıklar ve hafif şişlikler görülebilmektedir. Bunlar iğnenin kılcal damara gelmesine ve ödeme bağlı olabilir. İşlem sonrası buz uygulanması ve arnica krem sürülmesi bu şişlik ve morarmaları azaltır. Fakat çoğu zaman bu yan etkilerle karşılaşmayız. Dolgudan hemen sonra düzelmeyi anında görürüz fakat dolgunun dokuya yerleşmesi ve oturması 2-3 haftayı bulur. Bu süre sonunda tekrar kontrol edip varsa eksikleri gideririz.

Genel

Alın bölgesine dolgu kimlere uygulanır?

Alın dolgusu nedir?

Alın bölgesinin hacim sorunları sık karşılaştığımız bir durum değildir. Alın bölgesinde alında ki çizgilerin azaltılması için botoks ve kırışıklıkların azaltılması için cilt içine yapılan dolgu uygulamalarını daha fazla duymuşsunuzdur. Hacim sorunlarını azaltmak için ise daha derine yapılan hyaluronik asit içerikli alın dolgusu uygulamaları gerçekleştirmek gerekir. 

Alın hacmini artırmak için derine yapılacağından alın kırışıklıklarına etki etmez. 

  • Alın bölgesine dolgu kimlere uygulanır?

Alnın çıkıklığı ve oval görüntüsü kadınlarda az bilinen ama güzelliğin gizli parametrelerinden biridir. Alnın orta hatta aşırı olmaya oval görünümü yüzün hem karşıdan alacağı ışıkla, hem de profilden burun ve göz ilişkisine katkısıyla çekiciliğini artırır. Erkeklerde ise karakteristik olarak çıkık görüntü kaşların hemen üzerinde ve saç çizgisine yakın bölgede sağ ve solda birer tane hafif oval çıkıntı varlığı maskulen bir görünümü destekler.

Bazende travmatik ve cerrahi sonrasında bu bölgede kemik yapıda yüzey sorunları ve düzensizlikler olabilir. Bu gibi durumlar dolgu ile daha kabul edilebilir hale getirilebilir.

  • Alın dolgu uygulaması için tercih edilecek dolgunun özellikleri nasıl olmalıdır?

Yüzün diğer bölgelerinde olduğu gibi alına hacim vermek için de hyaluronik asit dolgularını tercih ediyoruz. Ne zaman eriyeceğini ve hastaya kist ve benzeri başka bir sorun yaşatmayacağını biliyoruz. Ancak cildin altına enjekte edildiği ve kemik taklidi yapmasını beklediğimiz için yüksek moleküler ağırlıklı olan sert yapılı büyük moleküler yapılı formlarını kullanıyoruz. Bu bölge ve diğer bölgelerde kalıcı dolguları vücudun verebileceği olumsuz reaksiyonlar nedeniyle tercih etmiyoruz.

  • Alın bölgesine dolgu nasıl uygulanır?

Alın kemiği dolgusu için genellikle uyuşturucu kremler ile bekledikten sonra veya lokal anestezik enjeksiyon sonrasında cilt altı plan kanül ile uygulanır. Kadınlarda en az 1 ml erkeklerde ise en az 2 ml kullanımı beklenen sonucu elde etmek için gerekli dozlardır. Nadiren daha az veya daha çok da ihtiyaç olabilir. Kararı doktorunuz ile birlikte rahatlıkla verebilirsiniz.Play Video

Alın dolgusu işlemi sırasında diğer estetik işlemler, botoks, alın çizgileri içine dolgu veya yüzün diğer bölgelerine, göz altı ışık dolgusu, çene dolgusu gibi dolgu uygulamaları rahatlıkla planlanabilir ve uygulanabilir.

Alın dolgusu fiyatları ne kadardır?

Alın kemiği dolgusu ücretleri uygulayacak doktorun tecrübesine, kullanılacak dolgu miktarına, dolgunun markasına göre değişiklik gösterebilir. Kliniğimizi arayarak dolgu fiyatlarını öğrenebilirsiniz.

Genel

Gözaltı Işık Dolgusu Hakkında Merak Edilenler

Gözler yüzün, en fazla ilgi çeken en önemli estetik alanlarından biridir. Dolayısıyla göz çevresi etrafındaki morluklar, kırışıklıklar, göz altlarındaki torbalanmalar yüze yorgun, mutsuz ve daha yaşlı bir ifade verebilmektedir.

Göz çevresinde zamanla oluşan problemler

Bazı kişilerde göz çevresindeki bu durumlar; estetik problem olma dışında özgüven eksikliği, sosyal uyumsuzluk ve psikolojik problemler de neden olabilmektedir.
Göz çevresi sorunları kadın-erkek, tüm yaş guruplarında ve ırklarda görülebilmektedir. Göz torbalanmaları ileri yaşlarda ortaya çıkmakla birlikte göz çevresi renk koyulaşması daha erken yaşlarda dahi görülebilmektedir.
Alt göz kapağında iç kısımdan başlayan ve aşağı doğru uzanan ağlama oluğu (tear trough) deride hafif çökme şeklinde bir hat oluşturmaktadır ve bu da yüze yaşlı bir ifade vermektedir.
Gözaltı ve göz çevresi özel bir cilt yapısına sahiptir. Hem derisi, hem de cilt altı destek dokusu olan yağ dokusu bu bölgede oldukça incedir. Bununla birlikte bu bölgedeki deride kolajen elastin lifleri de daha ince ve gevşektir. Dolayısıyla yaşlanmayla beraber ciltteki ilk bozukluklar göz çevresi ve gözaltında oluşmaya başlar. Göz çevresi, yapısından kaynaklanan sebeplerle yüzün diğer bölgelerine göre deformasyonlara en açık bölgelerden biridir.

Gözaltı morluklarının, torbalanmalarının nedenleri nelerdir?

• Göz altında deri ve deri altı yağ destek dokusunun az olması derinin hemen altındaki kas yapısının ve kas içinde damar yapılarının yüzeyde daha belirgin görünmesine neden olmaktadır. Bu da göz altı morluklarının ortaya çıkmasında en önemli nedenlerden birisidir.
• Yapısal özellikler de göz çevresindeki kılcal damarların ve atar damarların daha belirgin olmasına neden olmaktadır.
• Fiziksel yorgunluklar, stres, adet dönemleri ve gebelik bu damarların genişlemesine ve kanın burada göllenerek damar içeriğinin damar dışındaki dokulara çıkmasına neden olarak göz altı morluklarını daha belirgin hale getirebilmektedir.
• Bazı hastalıklarda göz hormonlar, bazı ilaçlar, korunmasız güneşe maruz kalma, beslenme düzensizlikleri, sigara içimi, alkol kullanımı, uykusuzluk, deri kurulukları ve kronik hastalıklar da göz altı morluklarının ve torbalarının oluşumunu tetikleyebilmektedir.

Göz çevresi için hangi tedaviler uygulanabilmektedir?

• Göz çevresinde hiyaluronik asit içeren dolguların kullanımı,• Göz çevresine destek ip uygulamaları,• Göz çevresi leke ve koyu halkaların çeşitli yöntemlerle tedavisi,• Göz altı ve üstü torbalar için ameliyatların yapılması,• Deri elastikiyetinin çeşitli yöntemlerle tedavisi,
Göz çevresini daha sağlıklı ve genç görünüme kavuşturabilmek için bu ve benzeri tedaviler tek başına ya da kombine (birlikte) olarak uygulanabilmektedir.

Gözaltı ışık dolgusu nedir?

Işık dolgusu; göz altında morluk, torbalanma, kırışıklık gibi sorunların giderilmesinde oldukça sıklıkla tercih edilen bir yöntemdir.
Işık dolgusu; göz altında morluk, torbalanma, kırışıklık gibi sorunların giderilmesinde oldukça sıklıkla tercih edilen bir yöntemdir.Sadece gözaltı uygulamaları için üretilmiştir ve içeriğinden dolayı göz etrafına gelen ışığı yansıttığı, cildi aydınlattığı ve canlandırdığı için ışık dolgusu adını almıştır.Göz altı ışık dolgusu; sekiz tane amino asit, hiyaluronik asit, üç tane anti oksidan, mineral, vitamin ve uygulama sırasında ağrı olmaması için lokal anestezik madde içermektedir. Bu maddeler sayesinde hücresel seviyede yapılanmayı sağladığı için göz çevresinde aydınlanma ve canlanma etkilerine neden olmaktadır.

Gözaltı ışık dolgusu kimlere uygulanır?

Işık dolgusu; gözaltında morluk, torbalanma, çukurluk, göz çevresi kırışıklığı oluşmuş her erişkine uygulanabilir. Işık dolgusu; morlukların renginin açılmasını, çukurlukların doldurulmasını, kırışıklıkların açılmasını ve torba görünümünün azalmasını sağlayabilmektedir.

Gözaltı ışık dolgusu nasıl uygulanır?

Uygulamadan önce kişinin herhangi bir rahatsızlık duymaması göz altı bölgesine anestezik krem sürülür.Daha sonra gözaltı ışık dolgusu ucu küt olan bir kanül yardımı ile enjekte edilir. Tek bir noktadan giriş yapılır ve gözaltı, göz çevresindeki bölge dolgu malzemesi ile doldurulur.
Işık dolgusunun ince iğneler ile uygulanması da mümkündür. Ancak bu yöntemde daha fazla morarma ve şişlik olabilmektedir.

Gözaltı ışık dolgusunun kaç seans uygulanması gerekir?

Genelde tek seans sonunda istenen görüntü elde edilebilmektedir. Ancak gerektiğinde kontrole çağrıldığında ikinci seans da uygulanabilmektedir.

Gözaltı ışık dolgusunun etkisi ne kadar sürmektedir?

Göz etrafındaki belirtilerin derecesi, kişinin genetik faktörü, kullanılan miktara bağlı olarak ışık dolgusunun etkisi, 1-1.5 yıl arasında devam edebilmektedir.

Gözaltı ışık dolgusunun herhangi bir yan etkisi var mı?

Gözaltı dokusu için özel üretildiğinden herhangi bir yan etkisi bulunmamaktadır. Ancak gözaltı torbalanmalarının cerrahi sınırda olduğu vakalarda, gebelerde, kişinin göz çevresi dokusunda iltihap ya da alerji söz konusuysa uygulanması önerilmemektedir.

Genel

Göz altı torbaları ve morluk

Göz Altı Işık Dolgusu

Sadece kadınların değil erkeklerin de göz altı morluğu veya bazen de torbası olarak adlandırılan çökmüş göz altları, estetik kaygı oluşmasına neden olmaktadır. Bu soruna özel şekilde geliştirilmiş olan göz altı ışık dolgusu tekniği ile çözüm bulunmaktadır.

Bu teknik sayesinde göz altlarında şişlik, morluk sorunları olan kişilerin ve cildin uzun zaman tekrardan yapılandırılması tek seferde mümkün olmaktadır. Bunların yanında ilerleyen yaşa bağlı göz altı sorunlarına da çözüm olmaktadır.

Göz altı torbaları ve morluk

Özellikle kadınlar 30’lu yaşlara geldiğinde her iki kadından bir tanesi göz halkaları konusunda korku duymaktadır. Oluşan bu göz altı morlukları ile torbalanmaların nedeni ise çoğunlukla genetiğe dayanır. Sadece uyku pozisyonu, alkol ve bazı alerjik durumlar bunu tetiklemekte ve arttırmaktadırlar.

Göz yapımıza baktığımızda gözler, her tarafa çok rahatça dönen bir yapıya sahiptir ve özel bir yağ ile çevrelenmişlerdir. Ayrıca adına orbital septum denen bir koruma bariyeri sayesinde de oldukları konum korunmaktadır.

Bahsettiğimiz septum genetik yada ilerleyen yaş ile birlikte gevşeyerek yağ torbasınca ileri doğru itilmektedir. Yaş ilerlediği zaman yüzün kemik yapısında incelmeler olacağından kemik normal olarak geriye yönelik hareket etmektedir. İşte bu nedenle gözlerin altında boşluk meydana gelir. Aslında oluşan boşluk çok azda olsa gölgelerden kaynaklı derin görünebilir.

Göz altı torbalarına ne iyi gelir diyenlere cevabım: bu tip sorunlar göz altı ışık dolgusu ile ciddi anlamda çözüme kavuşturulmaktadır.

Burada bir noktayı çok iyi açıklamak gerek. Işık dolgusu, göz altında var olan bütün sorunları çözecek gibi bir anlam çıkmaması gerekir. Göz altındaki çökmelerin ve koyu morlukların, halkaların büyük kısmına etkili olduğunu düşünüyorum.

Ancak göz altı torbaları için aynı şeyi söyleyemem. Çünkü belli bir yaşın üzerinde ve büyük torbaları olan kişilerde çözüm alt göz kapağı estetiğidir. Işık dolgu işe yaramaz. Yaşı nispeten genç ve torbaları küçük kişilerde dikkatli yapmak koşuluyla işe yarar. Bunu söyleyebilmenin en iyi yolu tabi doktorunuza muayene olmaktan geçiyor.

Gözaltı Işık Dolgusunun İçeriği Nedir?

Az önce bahsettiğimiz göz altı morlukları tedavisi için özel olarak yapılan, aslında vücut tarafından da üretilen hyaluronik jel olarak adlandırılan bir dolgu yöntemi diyebiliriz. Göz altı sorunları adına geliştirilen bu jel yapıdaki göz altı ışık dolgusu malzemesinde iki adet içerik bulunmaktadır. Hyaluronik asit ve poly vitamin kompleksi. İlk olarak hyaluronik asit sayesinde morluklara ve torbalara müdahale ediliyor. Ardından poly vitamin kullanılarak hücreler uzun vadeli olarak yenilenmektedir.

Göz Altı Işık Dolgusu Nasıl Yapılır ?

Yapılan diğer dolgu tekniklerine göre farklılıklar göstermektedir. Bu teknik ile derinin altına değil de kemiğin üstüne uygulanır.

Dolgu yapılırken ışık dolgusunun yavaş yavaş verilmesi gerekir. Kişi herhangi bir ağrı duymaz çünkü dolgunun öncesinde anestezik bir madde uygulama bölgesine sürülmektedir. Ayrıca jelin içeriğinde de anestezik madde olduğu için uygulama sonrasında da ağrı duyulmaz.

Göz altı ışık dolgusu sadece kadınlara değil erkeklere de uygulanabilir. Hatta son yıllarda erkeklerde metroseksüellik kavramı iyice oturmaya başlayınca göz altı ışık dolgusu yaptıran erkek sayısı da arttı.

Ne Kadar Süre Sonra Etkisini Yitirir?

Yapılan bu teknikte hyaluronik asit kullanıldığı için uzun zaman etkisini yitirmeyen sonuçlar alınmaktadır. Göz altı ışık dolgusu hyaluronik asit ile yapıldığından en az 1,5 yıl etkisi sürer. Kişisel faktörlere bağlı olarak 3 yıl sonra dahi etkisini koruduğu kişiler vardır. Her ışık dolgusu uygulama tekrarından sonra bu süre uzar.

Hamileyken ışık dolgu yapılır mı ?

Aslında sistemik etkisi olmayan göz altı ışık dolgusunu hamilelik gibi çok önemli bir dönemde yapmayı uygun bulmuyorum. Tıbbi olarak bir sakıncası bildirilmiş değil ama belki hem kadın hem anne olmam sebebiyle ben olsam doğum sonrasını beklerim.

Işık dolgusu riskleri

Işık dolgu içeriği hyaluronik asittir. Bu madde zaten vücutta üretilen ve var olan bir maddedir. Göz altındaki çökme ve koyu rengin çoğunlukla sebebi hyaluronik asit ve benzeri maddelerin eksikliği olduğu için, eksiği yerine koymak amacıyla bu dolguyu yapıyoruz. Vücutta üretilen bir madde olduğu için bariz bir yan etkisi ve alerjik özelliği yoktur. Sadece enjeksiyon yerinde 2-3 gün süren kızarıklık, bazen nadir de olsa yine enjeksiyon bölgesinde 2-3 hafta süren morarma, çok nadiren de enfeksiyon görülebilir.

Genel

Göz Altı Işık Dolgusunda Kullanılan Maddenin İçeriği Nedir?

Göz Altı Işık Dolgusu Nedir?

Göz altı ışık dolgusu, cilt dokularının derinliğindeki hidrasyon seviyesinin arttırılmasını ve cilt renginin düzeltilmesini sağlayan bir tedavi tekniğidir. Göz altı problemleri kişinin normalde olduğundan daha yorgun ve yaşlı görünmesine sebep olabiliyor. Genetik ve çevresel faktörlerden kaynaklanan morluk problemlerinde göz çevresi için kullanılan kozmetik ürünler herhangi bir çözüm sağlamayıp maalesef tedaviye yönelik ürünler değillerdir. Kişinin bu durumdan kurtulması, daha kalıcı ve etkili bir çözüme ulaşabilmesi için göz altı ışık dolgusu tedavisi uygulaması önerilmektedir. Işık dolgusu tedavisi sayesinde göz altı ile yanaklar arasındaki derinlik farkı giderilebilir ve göz altında oluşan çukurluklar yanaklar ile aynı hizaya getirilerek renk farkının eşitlenmesi amaçlanmaktadır. Yapılan bu uygulama sayesinde göz altının çevresinde gereken oranda yükseltme sağlanabilir. 

Göz Altı Işık Dolgusunda Kullanılan Maddenin İçeriği Nedir?

Işık dolgusunda kullanılan malzeme hyaluronik asit içeren bir dolgu  maddesidir. Bu formülasyon cildi güzelleştirmek ve parlaklaştırmak için cildin beslenmesini sağlamakta ve kaybedilen nemin  geri kazanılmasını amaçlanmaktadır.

Göz Altı Işık Dolgusu İşlemi Nasıl Yapılır?

Tüm dolgu  uygulamalarında olduğu gibi göz altı ışık dolgusu uygulaması da ince uçlu iğnelere sahip olan enjeksiyonlar ile yapılır. Dermal hyaluronik asit dolgusu ilk olarak özel bir işlemden geçirilir. Ardından çapraz bağların bulunduğu bölgeye bu dermal dolgu enjekte edilerek, kişinin şikâyetlerini geçirilmesi amaçlanmaktadır. Tedavi başlamadan önce ilk olarak göz çevresi muayene edilir ve daha sonra hastanın ten rengi ile problem derecesi ve cilt dokusu ile cilt kalınlığına göre tedavinin kaç seans olacağı ve seanslarda kullanılacak uygun dolgu miktarı belirlenir. Ayrıca uygulama başlamadan önce göz çevresine krem sürülerek  lokal anestezi uygulanır. Lokal anestezi yavaş yavaş etkisini göstermeye başladıktan sonra ise göz çevresi özel bir tonik ile silinir, kir ve makyajdan arındırılır. Daha sonra göz çevresinde belirlenen rota dahilinde ufak dolgu aşılamaları yapılmaya başlanır. 

Belirlenen tüm noktalar aşılandıktan sonra hasta normal hayatına devam edebilmektedir. Kişiye göre tedavi sonrası soğuk uygulaması önerilebilir. İşlem sonrasında ise aynı uzun süre başın öne eğilmesi gereken pozisyonlarda oturulmamalı, birkaç gün boyunca hamam, sauna ve sıcak duştan kaçınılmalı ve uyurken sırt üstü pozisyonda yatılmalı özellikle yüzün buruşup, sıkışacağı pozisyonlardan uzak durulmalıdır. 1 hafta boyunca da hareketli sporlardan kaçınılmalıdır.  

Göz Altı Işık Dolgusu Nasıl Etki Eder?

Işık dolgusu ile göz altındaki çukurluklar uygulanan dolgu maddesinin etkisiyle yükseltilir ve dolgunun özel içeriği sayesinde ciltte nemlendirme ve doku yenilenmesi sağlanır. Cilde uygulanan enjekte sayesinde ciltte oluşan yükselme ile birlikte  morluklar büyük oranda azalır.  göz altı ışık dolgusu işlemi ile göz altı bölgesini iki aşamalı bir süreçle iyileştirir ve daha genç, canlı bir görünüm sağlar. Öncelikle hyaluronik asitin etkisi ile subkutanöz destekleyici tabaka güçlendirilir ve çukurlukların doldurulması sağlanır. Bu sayede koyu halkalar ve göz altı torbaları kamufle edilmektedir. İkinci aşamadaysa polivitamin ve amino asit içerikleri deride uzun süreli bir hücresel yenilenme yaratır. Uygulamadan bir süre sonra dolgu maddesi cilt tarafından emilmeye başladığında ve hyaluronik asit cilde etki etmeye başladıkça tedavinin etkileri de daha net görülmeye başlar. 

Eğer hasta daha önce dolgu yaptırmış ise bunu hekimi ile paylaşmalı ve bir inceleme yapmasını istemelidir.

Göz Altı Işık Dolgusunun Kalıcılık Süresi

Yapılan bu tedavide hyaluronik asit kullanıldığı için uzun zaman etkisini yitirmeyen sonuçlar alınabilmektedir. göz altı ışık dolgusu hyaluronik asitin de yardımı ile en az 6 ay ile 1.5 yıl arasında etkisini sürdürmektedir. Hastanın cilt dokusuna ve daha önceden yapılan uygulamalara göre bu süre kişiden kişiye değişebilir. Her ışık dolgusu uygulama tekrarından sonra bu süre daha da uzar. Yani ilk ışık dolgusu uygulamasından sonra etkisi geçtiğinde bu işlemi tekrar yaptıranlar da kalıcılık süresi de uzamaktadır.

Göz Altı Işık Dolgusu Fiyatları

Göz altları, yüz bölgesinde kişisel olarak en çok göze takılan yerlerdendir. Özellikle aynaya bakıldığında bireyler ilk olarak göz bölgesini incelemektedir. Bu nedenle göz altlarındaki değişimler kısa sürede fark edilir. Bu değişimleri özetlemek gerekirse; göz altında oluşan çökme ve morluklar olarak sıralanabilir.

Göz altında ortaya çıkan çökmeler dolgu malzemesi ile giderilmektedir. Işık dolgusunun fiyatını belirleyen unsur da kullanılan dolgu malzemesinin miktarıdır. Göz altındaki çökmenin oranına ve yaşa bağlı olarak kullanılacak dolgu malzemesi, estetik doktorunuz tarafından belirlenir. Eğer göz altı ışık dolgusu işlemi yaptırmayı düşünüyorsanız, estetik doktoru ile iletişime geçip yaşınız ve göz altınızdaki çöküklük hakkında bilgi vererek fiyat hakkında bir ön bilgi alabilirsiniz.

Uygulama Sonrasında Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • Göz altı ışık dolgusu sonrası uygulamanın yapıldığı bölgeye en az 4-5 saat su değmemelidir.
  • Hastaya uygulama sonrasındaki duruma göre işlem yapılan alana değdirmeme şartı ile buz kompresi önerilebilir.
  • Uygulama sonrası kişinin yatış pozisyonu çok önemlidir. Özellikle ilk 3 gün, hasta çift yastık ile kafasını yükseltmeli ve sırt üstü uyku pozisyonunu benimsemelidir. Kesinlikle yüzün sıkışacağı ya da buruşacağı uyku pozisyonları tercih edilmemelidir. 
  • Hasta  işlem sonrasında gözlerini ovuşturmamalıdır.
  • Uygulama sonrası aşırı gülünmemeli ve mimikler çok hareket ettirilmemelidir Özellikle ilk birkaç gün dolgunun tam olarak doğru bir şekilde yerleşmesini etkileceği için  yoğun yüz mimikleri de dolgunun etki süresini olumsuz etkiler. 
  • Göz altı ışık dolgusu işlemi sonrası ilk gün ve ertesi gün sıcak banyo yapılmamalı ve nemli, buharlı ortamlarda bulunulmamalıdır.
  • Uygulama sonrası kesinlikle göz çevresine doktor önerisi dışında krem sürülmemelidir. Hasta makyaj, cilt bakımı ve kuaför işlemleri için birkaç gün beklemelidir. 
  • Uygulama sonrası yoğun spor faaliyetlerine ve egzersizlerine en az 1 hafta ara verilmelidir. 
  • Uygulamadan önce veya sonra kanama riski yarattığı için kan sulandırıcı ilaç ve gıdaları kullanılmamalıdır. 
  • Uygulamadan önce sigara ve alkol türevleri kullanılmamalıdır çünkü sigara morluğun oluşmasını arttırabilir ve alkol tüketimi de işlem sırasında kanama riski oluşturabilir. Bu gibi durumlar tedaviyi olumsuz etkiler. 
  • Aşırı soğuk veya sıcak,  işlemin sonuçlarını olumsuz bir şekilde etkileyebilir. Bu yüzden ilk günlerde aşırı sıcak veya soğuğa neden olabilecek durumlardan kaçınmalıdır. 
Genel

Göz Altı Işık Dolgusu

Göz Altı Işık Dolgusu uygulamaları, işlem süreci, fiyatları, operasyon öncesi ve sonrası ile iyileşme süreci konularında daha fazla bilgiye ulaşın

Göz Altı Işık Dolgusu (Light Eyes Ultra); genetik faktörler, stres dolaşım bozukluğu ve gözlenen diğer nedenlerden dolayı göz çevresindeki mor halkalara, çizgi şeklindeki ince kırışıklıklara ve göz altı torbalarına yönelik uygulanan bir yöntemdir. İçeriğinde hekzapeptid, askorbik, asit, meyve asitleri, salatalık, papatya, çoban püskülü, biberiye ve yaban mersini içeren ürünün, doktor kontrolünde saç teli kalınlığındaki iğnelerde göz çevresine verilmesi şeklinde gerçekleştirilen yöntem (kişiden kişiye seans aralıkları değişmekle beraber) ortalama 4 – 5 hafta boyunca haftada 1 kez uygulanır. Işık dolgusu uygulamasında, ilk seanstan itibaren uygulamanın etkisi görülmeye başlanır. Işık dolgusu, yalnızca kadınlarda değil, erkeklerde de sıkça kullanılan popüler bir yöntemdir. Göz çevresi için bir gençleştirme yöntemi olarak da kullanılır.

Göz Altı Morluklarına Karşı Işık Dolgusu

Göz çevresinin cildi çok hassas ve narin olduğundan yorgunluk ve yaşlanma izlerini kolayca açığa çıkarır. Düzenli cilt bakımı ve ek tedavilerle göz altı ve çevresindeki morlukların giderilmesi konusunda yol kat etebilirsiniz. Göz altı halkaları ilk olarak gözün köşesinden başlar ve daha sonra gözleri mutsuz ve yorgun gösteren bir kontur halinde yayılır. Göz altı halkalarının çeşitli oluşum nedenleri vardır. Yorgunluk, yetersiz mikro dolaşım, yatış pozisyonu, uyku düzensizlikleri, sağlıksız yaşam tarzı ve çoğunlukla genetik. Ayrıntılı bir klinik muayene ile en uygun uygulama belirlenir. Göz altı halkası tipine göre farklı şekillerde uygulanır. Işık dolgusu tedavisi uygulanan bir işlemdir. Hassas ve narin göz altı bölgesinin onarımına yardımcı olmak için özel olarak geliştirilmiş Hyalüronik asit, cilt dokusunda doğal olarak bulunan, nemlendirme, elastikiyet ve sıklık sağlayan bir moleküldür. Göz altı halkaları, şişlik ve morluk bulunan erkekler ve kadınlar. Pigmentli siyah halkalar, geniş malar ve palpebral torbalar için uygun değildir. Bu durumda hekim tarafından farklı çözümler getirilmesi söz konusudur. Göz altı ışık dolgusu öncelikle göz altı çukuru belirgin olan hastalar için idealdir. Bunun dışında göz altı derisinin yapılanmasına yardımcı olarak göz çevresinin gençleşmesine, göz altı morluk ve halkalanmaların azalmasına büyük katkı sağlar. Bazen aşırı pigmentli koyu göz halkaları ve büyük göz torbaları olan hastalarda tedavi cerrahi olabilir. Bunun için mutlaka hekimin önerisine uyulması gerekir.

Göz Altı Işık Dolgusu ve Işık Dolgusu Arasındaki Farklar

Işık dolgusu;

  • Özel içeriği sayesinde cilt nemlendirilmesi, antioksidan koruma ve cildin yeniden yapılandırılmasını hedefleyen bir mezoterapi yöntemidir.
  • Yüz, boyun, el üzeri ve dekolte bölgesinin gençleştirilmesi, onarımı ve yenilenmesi ile ilgili olarak yardımcı olmaktadır.

Göz altı ışık dolgusu;

  • Göz altı çukurunun doldurulması ve göz çevresi cildinin gençleştirilmesi, yeniden yapılandırılması, morluklar ve halkalar için uygulanır.
  • Özellikle yüz ve göz çevresinde her ikisinin kombine uygulamasıyla maksimum sonuçlar alınmaktadır.

Göz Altı Işık Dolgusunun Kalıcılığı

Hastadan hastaya değişmekle birlikte ışık dolgusunun kalıcılık süresi ortalama 6-8 ay civarındadır. Bu süre sonunda tekrarlanmalıdır. Tekrar uygulamalarda kalıcılık süresi artacaktır. Göz çevresini gençleştirmek, halkalar ve morluklar için uygulanan Göz altı ışık dolgusunun etkisi 12-18 ay sürmektedir. Işık dolgusu için 3 hafta aralıklarla 3 seans önerilir. Birinci seanstan itibaren gözle görülür sonuçlar ortaya çıkar. Göz altı ışık dolgusu için çoğu zaman tek seans yeterli olur. Hastaların küçük bir kısmında bir ay sonrasında rötuş gerekebilir.

Genel

Ameliyatsız Boyun Germe

Ameliyatsız boyun germe estetiği iz bırakmadan boyundaki sarkan görünümü tedavi eder ve boyundaki çizgilerin giderilmesini sağlar. Vücudumuzdaki en ince deri yapısından biri boyun derisidir. Bunun sonucu olarak yaşlanmanın izlerini ilk olarak boyunda görüyoruz. Boyun derisi yer çekiminin etkisiyle özellikle tam boyun ortasından dikine bir şekilde kırışmaya ve sarkmaya başlar. Boyun sarkması, dekolte bölgesini de etkiler ve sarkan deri köprücük kemiğinin üzerine yığılır. Dışarıdan bakıldığında boyun ve yüz bir arada göründüğü için sarkan boyun derisi kişinin yüzünü de yaşlı ve sarkık gösterebilir. Boyun derisinin genç görünmesini sağlamak için teknolojik imkanlardan yararlanarak vakit kaybı ve iyileşme süreci yaşamadan daha genç bir görünüm elde etmek artık çok kolay. Ameliyat olmadan, acısız boyun estetiği için sizleri Quartz Poliklinik’e davet ediyoruz. 

Ulthera ile Boyun Germe

Ulthera uygulaması FDA tarafından onaylı Deepsea teknolojisini kullanır. Deepsea teknolojisi odaklanmış ultrason (focus ultrasound) sayesinde deri altında sıcak noktalar meydana getirir. Hifu teknolojisini sizlere sunan Ulthera cihazının hedefi; Ultrason dalgalarının gücünden yararlanarak cildin alt katmanlarına ulaşması ve kolajen üretimini artırmasıdır. Ulthera cihazı sayesinde cildin 3 mm ila 4,5 mm altına ulaşabiliyoruz. Odaklanmış ses dalgaları, kolajen üretiminin daha az olduğu bölgelere kontrollü hasar iletiyor. Boyun derisini uyaran bu ısı sayesinde cilt kendi kendine kolajen üretimini dereceli bir şekilde hızlandırıyor. Ulthera cihazı uygulamasında deri yüzeyi etkilenmez ve iz kalmaz. Ulthera ile boyun gençleştirme ortalama 30-45 dakika sürer. Tek seans genellikle yeterli olur ve en ideal sonuçlar bünyeden bünyeye değişkenlik göstererek 3 ay takibinde gözlemlenir. 

Ulthera teknolojisi ile kolajen nasıl uyarılır?: Ulthera enerjisi, deri altındaki taşıyıcı bağ dokusunun olduğu derinliğe ulaşır ve burada bir sıkılaşma etkisi yaratır. Ortaya çıkan bu enerji sayesinde boyun derisinde gerilme gerçekleşir. 

Thermage İle Boyun Germe

Thermage teknolojisi en yaygın kullanılan ameliyatsız gençleştirme yöntemlerinin başında geliyor. Thermage, derinin alt katmanlarına radyo frekans enerjisi gönderir ve bu sayede cildin sıkılaşmasını sağlar. Boyun derisindeki sarkmalar için de tercih edilen Thermage yöntemi, cildin en önemli yapı taşı olan kolajen ve elastin liflerini uyarıyor. Böylece deri altında daha fazla kolajen ve elastin üretilmesi sağlanıyor. Thermage yaptırdıktan iki-üç hafta sonra kolajen ve elastin liflerinin üretilmesi hızlanacaktır. Bu nedenle en etkili sonucu gözlemlemek için 3 ay takibinizi öneriyoruz. Thermage uygulamasının etkisi zamanla azalacak ve yaklaşık iki sene sonra boyun derisinde üretilen kolajen normal seviyelere inecektir. Ameliyatsız boyun gençleştirme yöntemlerini ihtiyacınız oldukça tekrarlayabilirsiniz. 

Thermage kimler için uygundur?

Thermage CPT uygulamasını yaşlılık izlerinin başında yaptırarak daha güzel yaş almayı sağlayabilirsiniz. Tamamen acısız ve izsiz olan Thermage teknolojisi 30 ve 65 yaş arasındaki deri sarkmalarında etkili sonuçlar ortaya çıkarır. İleri derecede sarkması olanlar için Thermage yerine yüz germe ameliyatı yaptırmak daha doğru bir tercih olacak. 

İple Boyun Germe

İple cilt gençleştirme ve iple boyun germe ameliyatında Polidiaxanon ve Polilaktik Asit materyalinden üretilen ipler kullanılır. Cerrahi ameliyatlarda kullanılan bu ipler sayesinde boyun germe ameliyatında 2-3 sene arasında kalıcılık sağlayabiliyoruz. 

İple boyun germe ameliyatında lokal anestezi veya sedasyon uygulaması altında ciltte minik kesiler açılır. Kişinin boyun sarkmasına göre 2 + 2, 3 + 3 şeklinde medikal ipler yerleştirilir ve cilt yukarı doğru gerilir. 

İple boyun germe estetiğinden sonra minimal kanamalar görülmesi normaldir. İlk bir hafta elinizi boyun bölgesinden uzak tutmalı ve yüz üstü uyumamalısınız. İple boyun germe estetiğinden belirgin bir iz kalmaz. İple boyun germe estetiğinin en iyi sonuçlarını 4 hafta takibinde görmeye başlarsınız. İple boyun germe estetiğini ihtiyaç duydukça tekrarlayabilirsiniz. Boynunuzdaki sarkmadan mutsuzsanız yaz ayları dahil yılın her mevsimi iple boyun germe yaptırabilirsiniz.

Genel

Yüz ve Boyun Germe

Yüz ve boyun germe cerrahisi sarkık yüz dokularını kaldırarak ve sıkılaştırarak yüzün genç görünümünü doğal olarak geri getirmeyi amaçlayan bir işlemdir. Yüz genellikle vücudun yaşlanma belirtileri gösteren ilk kısmıdır. Yerçekimi ve hacim kaybı cildin sarkmasına ve kırışıklıkların oluşmasına neden olur. Yaşlanmayı önlemenin bir yolu olmamasına rağmen yüz ve boyun germe prosedürü ile kişinin cildi pürüzsüzleştirebilir, doku ve kasları sıkılaştırabilir ve fazla yağları giderilebilir. Bütün bunlar kişinin daha genç görünmesine ve hissetmesine yardımcı olacaktır.

Yüz ve boyun kıvrımları yaş aldıkça kişinin görünümünü değiştirebilir. Bu etkiler çok güneş ışığına maruz kalan kişilerde daha erken görülebilir. Yüz ve boyun germe ameliyatı kişinin endişelerini ve istekleri doğrultusunda bölgedeki fazla cildi ve alt dokuyu kaldırarak ya da sıkılaştırarak birçok yaşlanma belirtisini tersine çevirmektedir.

Yüz ve Boyun Germe İşlemi için Uygun Adaylar Kimlerdir?

Yüz ve boyun germe ameliyatı için en iyi adaylar yüzlerinde yaşlanma belirtileri görülen ancak ciltlerinin elastikiyetini koruduğu kişilerdir. Genellikle 40 ila 70’li yaş aralığında bulunurlar. Yüz ve boyun germe ameliyatı için kişi sağlıklı ve prosedür için gerçekçi hedefleri olmalıdır. Cerrah kişinin beklentilerine ve genel sağlığına dayanarak bir öneride bulunmadan önce fizik muayene yaparak tıbbi geçmişini ayrıntılı olarak inceleyecektir. Bazı durumlarda kişinin istediği hedeflere ulaşmak için daha küçük bir prosedür yeterli olabilir.

Yüz ve Boyun Germe İşlemleri Birlikte mi Uygulanmalıdır?

Yüz germe işleminin amacı gevşemiş cilt, göz kapaklarının altındaki kırışıklıklar, burun ve ağız çevresindeki kırışıklıklar ve yağ birikintileri gibi sorunlu alanları iyileştirmektir. Boyun germe ise çenede ve boyundaki gevşemiş cilt ve yağ birikintilerinin görünümünü düzeltmeyi amaçlar. Genellikle her iki işlem birlikte uygulanmaktadır. Sonuçları iyileştirmek için aynı anda veya kısa bir süre sonra yüz implantları ya da dolgu gibi farklı yöntemlere de başvurulabilir. 

Yüz ve Boyun Germe İşlemi Ne İçerir?

Yüz ve boyun germe işlemi cerrahın yüz, çene ve boyundaki yağları, dokuları ve kasları yeniden şekillendirmesini ve konumlandırmasını içeren cerrahi bir işlemdir. Boyun germe ameliyatı kulağın ön kısmında yapılan bir kesi ile başlar. Fazla yağ ve doku yeniden konumlandırılarak cilt yeniden dağıtılır ve fazla deri çıkarılır. Kesiler tipik olarak göze çarpmayan ince çizgiler şeklinde iyileşir. Bu yöntem yüz kırışıklıkları ve sarkma görüntüsünü iyileştirmede en iyi yöntemdir. Kişinin yaşına ve sağlığına bağlı olarak işlem ayakta tedavi olarak gerçekleştirilebilir ya da bir gece hastanede kalışı gerektirebilir.

Yüz ve Boyun Germe İşlemi Sırasında veya Sonrasında Görülebilecek Komplikasyonlar Nelerdir?

Yüz ve boyun germe işlemi de diğer tüm cerrahi işlemlerde olduğu gibi türlü yan etki ve komplikasyon riski taşımaktadır. İşlem sonrası bölgede şişme ve morluk görülebilir. Yüz ve boyun germe işlemi sonrası görülebilecek komplikasyonlar arasında ayrıca enfeksiyon, uyuşukluk, ağrı, kesi bölgelerinde saç dökülmesi, yüz sinir hasarı ya da sıvı birikimi sayılabilir. Ancak bu komplikasyonların görülme ihtimali oldukça düşüktür. Pek çok hasta için işlem sonrası alacağı uzun ömürlü genç bir görünüm gibi nihai sonuçlar yüz ve boyun germe işlemine karar vermeleri için motive edici olmaktadır.

Yüz ve Boyun Germe İşlemi Sonrası İyileşme Süresi

Yüz ve boyun germe işlemi için iyileşme süresi yaklaşık 1 ila 2 haftadır. Pansumanlar ameliyattan sonraki gün çıkarılarak şişliği azaltmak ve boyun çizgisinin korunmasını sağlamak için yumuşak bir elastik bandaj ile değiştirilir. Bu bandaj yaklaşık iki hafta kullanılmalıdır.

Yüz ve boyun germe işlemi sonrası bir miktar morarma ve şişlik görülmektedir ancak çoğu durumda ilk haftadan sonra fark edilmesi mümkün değildir. Yüz ve boyun germe işleminden sonra kişi iki hafta boyunca yorucu egzersizlerden ve ağırlık kaldırmaktan kaçınmalıdır. 

TR_TR