ClickCease göz altı ışık dolgusu – CENK MELİKOĞLU
Opr. Dr. Cenk MELİKOĞLU

Tag: göz altı ışık dolgusu

Genel

Göz Altı Işık Dolgusu İle İlgili Bilmeniz Gereken Önemli Noktalar

10 maddede göz altı “ışık” dolgusu ile ilgili bilmeniz gerekenler

Doktor bey “göz altı ışık dolgusu” yapıyor mu? ona göre geleceğiz… Bu diyalog neredeyse klinik asistanımın gündelik rutininin bir parçası haline geldi. Peki neymiş bu “meşhur”, süprizlerle dolu, göz altı ışık dolgusu gelin bir göz atalım.

1- Dolgunun içeriği yumuşak ve akışkan formdaki Hyalüronik asit (HA)

Hyalüronik asit cilt altı-cilt içi dolgu maddelerinin içerisinde tüm dünyada uzak ara en sık kullanılan madde. Laboratuvarda sentezlenmiş bir nevi şeker jölesi oluyor kendileri. Pek çok farklı üretici firma var ve her firmanın ürün yelpazesi üç aşağı beş yukarı diğerleri ile örtüşüyor. Sentezleme sürecinin kimyasal aşamalarına göre elde edilen hyalüronik asit ‘in sertlik, akışkanlık, emilme süresi, su çekme kapasitesi gibi fiziksel özellikleri değişkenlik gösteriyor. Göz altı uygulamasında kullanılabilecek olan hyalüronik asit diğer uygulama bölgelerine kıyasla çok daha yumuşak ve daha akışkan olmalı çünkü göz altındaki deri çok ince ve bu derinin altına enjekte edilen madde sert ve kitle etkisi yaratan vasıfta ise dışarıdan görünmesi ve fark edilir düzensizlikler yaratma ihtimali oldukça yüksek. Göz altı dolgusunda kullanılan yumuşak ve akışkan materyallerin elde edilmesi daha farklı bir teknolojik donanım gerektirdiğinden dolayı bu dolgu materyalleri tipik olarak biraz daha yüksek fiyat ile piyasaya sürülmekteler.

2- “Işık dolgusu” bir pazarlama tabiri ve de tıp literatüründe bir karşılığı yok

İşlemin tıp literatüründeki adı “Alt göz kapağı yanak bileşkesinin Hyalüronik Asit içerikli dolgu materyalleri ile augmentasyonu”. Şimdi burada “doktorcum bizi tıbbi tabirlerle bunaltma” diyebilirsiniz ama işlemin tabiatını anlamak ve anlatabilmek için onu doğru tanımlamak oldukça önemli. Zira hastaların büyük çoğunluğu bu pazarlama tabirine takılarak “ışık dolgusu” diye farklı, eşsiz, mucizevi bir maddenin varlığına inanma eğilimindeler. Halbuki durum pek de böyle değil.

3- Nereden geliyor bu “ışık-ışıltı”

Işık çevrenizdeki dış dünyadan, güneşten ve yapay aydınlatma araçlarından geliyor. Işıltı ise bu ışığın bir yüzeyden yansıyıp algılayan kişinin gözüne ulaşması ile oluşuyor. Yaşlandıkça göz altında torbalar oluşur, torbaları örten yumuşak doku hacim kaybeder ve incelir. Böylelikle torbaların çevresinde bu torbaları etraf yumuşak dokudan ayıran çukur alanlar ve oluklar belirmeye başlar. Alt göz kapağı torbası ile burun arasında göz yaşı oluğu (tear through), alt göz kapağı torbası ile yanak arasında orbitomalar oluk deformiteleri ortaya çıkar. Bu oluklar göz altı torbasına göre nispeten çukurda kaldığı için bunların üzerine göz kapağı torbasının gölgesi düşer ve dışarıdan bakan birisi torbanın dışbükey yüzeyini en parlak görürken etrafındaki nispeten çukurda kalan alanları gölgeli olarak görür. Bu ışık gölge dağılımı göz altını “koyu-mor” gösteren etkenlerin başlıcasıdır. İşte biz dolgu uygulaması ile nispeten çukur kalan alanları doldurup yükselterek göz altı torbaları ile aralarındaki seviye farkını ortadan kaldırıyoruz. Daha eşit bir yüzey elde edildiğinde ise ışığın göz çevresinden yansıması daha pürüzsüz daha eşit oluyor, gölgede kalan alanlar azalıyor. Yani uyguladığımız madde bu bölgede bir parlaklık bir renk değişimi veya doku düzeyinde bir ışıltı oluşturmuyor. Biz yüzeyin engebeli fiziksel özelliklerini değiştirerek o yüzeyin ışık/gölge dağılımını geliştiriyoruz.

4- Negatif hacim kavramı üzerine

Göz altı dolgu uygulamasını şöyle hayal edebilirsiniz. Kumda oynuyorsunuz ve kumun üzerinde bir portakal var. Bu portakalın yerini hiç değiştirmeden onu kumun altında bırakmaya çalışıyorsunuz. Yani çevreden aldığınız kumu portakal tamamen kum altında kalana kadar portakalın etrafına yığmanız gerekiyor. Portakalın etrafındaki kumu yığdığınız bu alana negatif hacim diyoruz. Göz altı dolgu uygulamasında portakal sizin göz altı torbalarınız, kumu yığdığımız alan ise dolguyu uyguladığımız alan gibi düşünebilirsiniz. Tipik olarak bir kitleyi doğal bir kontur ile kamufle etmek için kullanmanız gereken toplam hacim o kitlenin hacminden daha fazladır. Bu nedenle göz altında etkili bir sonuç elde etmek için nispeten yüksek hacimlere çıkmak gereklidir.

5- Uygulama tekniği çok özellikli

Göz altında etkili bir sonuç elde etmek için nispeten yüksek hacimlere çıkmak gerekiyor. Sorunlar burada başlıyor. Yüksek hacimler tipik olarak komplikasyonlara çok daha açık ve de uygulayıcı kişinin oldukça tecrübeli ve ne yaptığını biliyor olması gerekli. Çoğu uygulayıcı 1ml dolguyu 2 göz altına paylaştırıyor. Bu miktar oldukça az ve nispeten güvenli. Sorun şu ki; uygulama sonrasındaki ödemden dolayı ilk başta bu hacim yeterli görünüyor ancak birkaç hafta içerisinde ödemin dağılmasıyla beraber hastalar dolgu eridi gitti, yetmedi istediğim sonucu alamadım şeklinde yakınıyor. Daha yüksek hacimlerde ise dolgunun bir alanda göllenmesi ile tümsekler ve görünür düzensizlikler oluşabiliyor. Benim uygulama şeklimde 3-4 cc dolgu özel bir seyreltme aşamasından geçirildikten ve daha akışkan ve daha yumuşak bir form kazandıktan sonra sadece görülen çukur alanlara değil tüm anatomik üniteye katman katman uygulanıyor ve çok titiz bir biçimde dağıtılıyor. Uygulamada damar içi enjeksiyon ihtimalinin önüne geçmek için ucu sivri olmayan esnek bir kanül kullanıyoruz. Kanül dokudan her geçişinde çok küçük hacimler bırakacak şekilde dolguyu dokuya dağıtıyor. Dolgu bu şekilde dağıtılmadığı takdirde doğal bir sonuç elde edebilmek mümkün değil.

6- Uygulama sonrası göz altınız belirgin olarak moraracak ve şişecek

Dolgu maddesini yukarıda bahsettiğim teknik ile uyguladığınızda yani dokuya dağıttığınızda hastanın göz çevresinde yaklaşık 5-7 gün sürecek hafif ama belirgin bir şişliğin ve morluğun olması kaçınılmaz. Ne yazık ki akabinde klinikten çıkıp arkadaşlarla öğle yemeğine gidemeyeceksiniz.

7- Uygulama sadece erken dönem yaşlanma deformiteleri için uygun

Göz altı dolgu uygulamaları yukarıda saydığım sebeplerden ötürü ileri yaşlanma deformitelerinde kesinlikle uygun değil. Sadece erken dönem deformitelerde yani derinin çok kırışmadığı, kas tabakasının gevşemediği, hacim kaybının ileri düzeyde olmadığı, torbaların çok hafif biçimde görüldüğü hastalarda kullanılmalı.

8- Diğer seçenekler konusunda bilgi sahibi olun…

Göz altı dolgu uygulaması göz çevresi estetiğindeki seçeneklerden sadece birisi. Bilinçli bir hasta iyi pazarlanıyor diye bir seçeneğe odaklanıp profesyonel görüşleri göz ardı etmemeli. Plastik cerrahınıza başvurduğunuzda onun size söyleyeceklerini dikkatlice dinleyin. Göz altına kendi dokunuz ile (mikrofat/nanofat) bir tedavi uygulanması mümkün, bazen anatomik olarak yatkın bireylerde anatomik değişiklikler çok erken yaşlarda ortaya çıkar ve hastanın genç yaşına bakılmaksızın ameliyat ile kalıcı olarak giderilebilir. Bazen göz kapağı yüzeyinin sıkılaştırılması bazen alt göz kapağı ameliyatı ile torbaların, kas gevşekliğinin ve deri fazlasının tedavisi gerekebilir. Bu nedenle dolgu hiçbir zaman olmadığı gibi göz altında da cerrahi tedavinin bir alternatifi değildir.

9- Komplikasyonlar can sıkıcı olabilir…

Göz altı dolgusunda en sık karşılaşılan komplikasyon dolgu maddesinin kitleler halinde göz kapağı derisinin altında görünmesidir. Bu durum hastayı uygulamaya getiren orijinal yakınmadan daha büyük bir yakınma kaynağı olabilir. Göz çevresi uygulamalarında çok nadir de olsa görme kayıpları bildirilmiştir ve de bu tarz uygulamaların uzman olmayan kişilerin elinde yapılmasını asla ve asla tavsiye etmiyorum.

10- Henüz hiçbir dolgu maddesi göz altı enjeksiyonu için FDA onayı alabilmiş değildir.

Herhangi bir maddenin tıbbi amaçlı olarak kullanılabilmesi için FDA, Avrupa Standartlar Enstitüsü, T.C. Sağlık Bakanlığı gibi yetkili makamları tarafından detaylıca incelenmesi, onaylanması ve piyasaya sürüldükten sonra da denetlenmesi gerekiyor. Ne kadar çok kurum onay veriyorsa bir ilaç veya tıbbi cihaz o kadar güvenlidir diyebiliriz. Amerikan FDA kurumunun henüz hiçbir dolgu maddesinin göz çevresine enjeksiyonu için izin vermediğini bilmekte fayda var. ABD’de göz altına dolgu yapılmıyor mu elbette yapılıyor. Ancak buna “off label”, yani “etikette olmayan” kullanım şekli deniyor. Eğer başınıza herhangi bir komplikasyon gelirse geri dönüp vay ben bilmedim, ben duymadım diyemiyorsunuz. Göz altı uygulamadaki potansiyel sorunlar uzunca bir süre daha gelişmiş ülkelerdeki sağlık otoritelerinin bu endikasyonu onay dahiline almayacaklarına işaret ediyor.

Genel

Göz Kapağı Estetiği (Blefaroplasti) nedir?

Göz Kapağı Estetiği (Blefaroplasti) nedir?

Göz kapağı estetiği ya da blefaroplasti, alt ve üst göz kapaklarına uygulanan, sarkmış deri ve fazla kas dokusunun çıkarılması ve göz çevresi dokularının gerdirilmesine yönelik plastik cerrahi uzmanı tarafından yapılan cerrahi uygulamalar bütünüdür.

Yaşın ilerlemesi ile birlikte yer çekiminin de etkisiyle doğal olarak ciltte sarkmalar meydana gelmektedir. Bu sürece paralel olarak göz kapaklarında da torbalanma, ciltte bollaşma, renk değişikliği, gevşeme, kırışıklık gibi bulgular ortaya çıkar. Güneş ışınlarına maruz kalma, hava kirliliği, düzensiz uyku, aşırı sigara ve alkol kullanımı gibi etkenler cildin yaşlanma sürecini hızlandırmaktadır.

Göz kapağı yaşlanma belirtileri nelerdir? 

Cilt normalde elastik bir yapıya sahiptir. Fakat yaşlandıkça elastikiyeti kademeli olarak azalmaktadır. Yüz cildinde ortaya çıkan elastikiyet kaybı neticesinde fazla deri ilk olarak göz kapaklarında toplanır. Bu nedenle yaşlanmanın ilk belirtileri göz kapaklarında ortaya çıkmaktadır. Göz kapaklarında ortaya çıkan yaşlılığa bağlı değişimler kişide yorgun, donuk ve olduğundan yaşlı bir görünüme sebebiyet verir. Alt ve üst göz kapaklarında görülen yaşlanma belirtilerinden bazıları;

  • Göz altlarında torbalanma ve renk değişimi
  • Üst göz kapağı düşüklüğü
  • Göz kapağı cildinde kırışıklık ve sarkmalar
  • Göz kenarlarında kaz ayağı çizgileri 
  • Yorgun bir yüz ifadesi şeklinde sıralanabilir.

Göz kapaklarında ortaya çıkan deri bollaşması üst göz kapağı düşüklüğüne neden olmaktadır. Bu düşüklük bazen görmeyi engelleyecek derecede fazla olabilmektedir. Bu durumda fonksiyonel olarak da bu durumun tedavi edilmesi şarttır. Bazen kaşlarda ve alındaki düşüklük de göz kapağı düşüklüğüne eşlik eder. Bu durumda estetik olarak daha kötü bir görünüm söz konusudur.

Estetik ya da fonksiyonel nedenlerle blefaroplasti ameliyatı olmak isteyenlerde ihtiyaca göre sadece üst göz kapağı ya da alt göz kapağına göz kapağı estetiği yapılabileceği gibi her ikisi birlikte de uygulanabilir. Blefaroplasti, sıklıkla kaş kaldırma, alın kaldırma ve endoskopik orta yüz ameliyatları ile birlikte uygulanmaktadır.

Göz Kapağı Estetiği (Blefaroplasti) kaç yaşında yapılır?

Göz kapağı estetiği daha çok 35 yaş üstü bireyler tarafından yaptırılmaktadır. Çünkü göz kapaklarında yaşlanma belirtileri sıklıkla bu yaşlardan sonra görülmeye başlar. Fakat medikal olarak ihtiyacı olan herkesin her yaşta yaptırması mümkündür. Ameliyat göz kapaklarında devam eden yaşlanmayı durduramaz; fakat 7-8 sene kadar etkisini sürdürür. Ameliyat sonrası kişideki yorgun yüz ifadesi yerini canlı ve dingin bir görünüme bırakır.

Göz Kapağı Estetiği (Blefaroplasti) öncesi nelere dikkat edilmeli? 

Ameliyat sırasında kanama eğilimini arttırma riski nedeniyle aspirin ve antibiyotik gibi ilaçların işlemden en az 15 gün önce kullanımı bırakılmalıdır. Yara iyileşmesini geciktirdiği için sigara ve diğer tütün ürünlerinin kullanımına da aynı şekilde 2-3 hafta önce son verilmelidir. Beklenmeyen etkilere yol açabileceği için bitkisel takviye edici ürünler de bu süreçte alınmamalıdır.

Üst göz kapağı estetiği nasıl yapılır? 

Üst göz kapağı estetiği ya da göz kapağı düşüklüğü ameliyatı kısaca bölgedeki fazla deri ve kas dokusunun kesilerek çıkarılması işlemidir. Ameliyat izinin görünmemesi için göz kapağı katlanma çizgisinden kesi yapılır. Alın germe ve kaş kaldırma operasyonlarıyla birlikte uygulandığında daha iyi kozmetik sonuçlar verir.

Alt göz kapağı estetiği nasıl yapılır? 

Gençken elmacık kemikleri üzerinde konumlanan yağ yastıkçıkları yaşlanma süreciyle birlikte yer çekiminin de etkisiyle aşağıya doğru yer değiştirir. Bu durum alt göz kapağı altında çökme ve ağız kenarındaki gülme çizgilerinde derinleşme şeklinde yaşlanma belirtilerine neden olur.

Bu yağ yastıkçığına yönelik estetik işlem endoskopik olarak yastıkçıkların yerine asılması şeklinde yapılır. Alt göz kapağına herhangi bir işlem yapılmadan önce bu uygulama yapılır.

Yağ yastıkçıklarının yerine asılması işlemi sonrası alt göz kapağına herhangi bir işlem yapılması gerekmeyebilir. Alt göz kapağı yeniden değerlendirilerek torbalanma ve sarkma var mı bakılır. Bu bulgular halen ortadan kalkmamışsa alt göz kapağı ameliyatına geçilir. Ameliyat kesisi kirpiklerin hemen altından yapılır. Cilt kaldırılır ve burada bulunan yağ paketçikleri göz altı çukuruna yayılır, fazla deri ve kas kesilerek çıkarılıp işlem tamamlanır. Ameliyat sonrası göz altı çöküklüğü devam ediyorsa iyileşmeden sonra göz altı yağ enjeksiyonu gerekebilir.

Genel

Göz Altı Işık Dolgusu Nedir?

Ciltteki hyalüronik asit miktarının azalmasıyla birlikte cilt canlılığını ve parlaklığını kaybeder. Hyalüronik asit yoğun su tutucu etkisi nedeniyle cildin nemli ve diri gözükmesini sağlar. Bir bebeğin yüzündeki canlılık ve dolgunluk görüntüsü yaşlandıkça kaybolur. Göz Altı Işık Dolgusu da cildimizdeki bu kaybolan canlılık ve nemin tekrar geri kazanılmasını hedefler.

Göz Altı Işık Dolgusu, sadece alt göz kapağı problemleri için üretilmiş haylüronik asitin yeni bir formudur. Pek çok insan göz altı torbaları ya da kararan halkalar nedeniyle daha yaşlı ve daha yorgun görünür. Göz altı torbaları yapısal, yorgunluk, uyku düzensizliği ve sağlıksız yaşama bağlı olarak oluşabilir. Göz Altı Işık Dolgusu göz altı çukurunun doldurulması, göz çevresi cildinin gençleştirilmesi, yeniden yapılandırılması sağlanarak, şişlik, morluk ve halkaların tedavisinde kullanılır.

Genel

Lifting Dolgusu

Lifting Dolgusu Nedir?

Lifting dolgusu veya likit yüz germe, yüzdeki orta ve ileri düzey kırışıklıkların düzeltilmesine yardımcı olmak için geçici olarak hacim veren ve cilt üzerinde anında germe ve sıkılaştırma etkisi olan enjekte edilebilir dermal bir dolgudur.

Tedavi Hangi Amaçla Kullanılıyor?

Göz çukuru, nazolabial çökmeler, marionette bölgesi kırışıklıkları ve çene bölgesindeki jawline deformasyonlarını ek dolgu gerektirmeden tamamen kaybolmasını ve doğal görünümüne yaklaşmış sağlıklı bir yüz amaçlıyoruz.

Yan Etkisi Var mı?

Çoğu yan etki enjeksiyona bağlı olmakla beraber geçicidir.

Tedavi Süresi Nedir? Kalıcı mıdır?

Çok ince iğne ile gerçekleştirilen tedavi yaklaşık 30 dakika sürmektedir. Etkisi enjeksiyondan hemen sonra görülür ve kalıcılığı çoğu hastada 1 yıldan fazla sürer.

Uygulama Esnasında Ağrı / Acı Hisseder miyim?

Uygulama esnasında ağrı veya acı genelde hissedilmez. Sadece ağrı eşiği düşük kişilerde enjeksiyon batması hissedilebilir.

Genel

Dinamik Dolgu Nedir?

Dinamik dolgu enjeksiyonun en önemli işlevi yüzdeki hacim eksikliklerini giderdikten sonra dinamik yüz hareketlerini muhafaza etmektir. Kızma/sinirlenme, gülme, şaşırma gibi mimiklere bağlı olarak ortaya çıkan derin kırışık ve olukların tedavisinde genellikle dinamik dolgu enjeksiyonu uygulanır. Cildin genel yapısına göre kırışıklıların miktarı ve derinliği kişiden kişiye değişiklik gösterir.

Kırışıklar genellikle yaş almaya bağlı olarak ortaya çıkar. Ancak bazı kişilerde aşırı mimik kullanımı sonucu genç yaşlardan itibaren de ortaya çıkabiliyor. Kişinin, henüz genç olmasına rağmen, olduğundan daha yaşlı yol açabiliyor. Üstelik kişinin olduğundan daha sinirli, mutsuz ya da endişeli görünmesine de neden olabiliyor. Kazayağı denilen göz kenarı kırışıkları ya da dudak kenarı oluklarının yanı sıra kaş çatma nedeni ile kaşların arasından dikey çizgiler de oluşabiliyor. Nazolabial çizgileri olarak bilinen bu kırışıklıklar, yüzdeki elastikiyetin ve yağ miktarının azalması nedeniyle ortaya çıkabilir. Ayrıca güneşin zararlı etkilerinden ya da kalıtımsal özelliklerden dolayı da oluşabilir.

Dinamik dolgu estetiğinde kullanılan malzemenin özelliği nedir?

Enjekte edilebilir dermal dolgu malzemesinin özelliği, yüzdeki orta düzeydeki volüme yani hacim kayıplarının tedavisini sağlarken, mimiklerin hareket kabiliyetini korumak ve dinamik kalmasını sağlamaktır. Kullanılan dolgu maddesine göre operasyonunuzun etki etme süresi değişiklik gösterir. Hyalüronik asit; doğal cilt yapısında bulunan, zamanla azaldığı için cildin kırışmasına neden olan bir dolgu malzemesidir. Kolajen ve kişinin kendi yağ hücreleri de dinamik dolgu estetiğinde kullanılabilmektedir.

Hacim eksikliği ile çukurluk tedavisinde: Dinamik dolgu

Dinamik dolgu enjeksiyonu ise boşluk ve çukur doldurmak için kullanılan cerrahi olmayan bir estetik operasyon türüdür. Bu yönü ile dinamik dolgu uygulaması tamamen klasik dolgu enjeksiyonundan farklı bir uygulamadır. Dinamik dolgu enjeksiyonunda da yaygın olarak hyalüronik asit dolgu malzemesi tercih edilir. Cildin doğal dokusundan eksilen hyalüronik asit enjeksiyon ile yerine konulur. Bu sayede yüzdeki çöküntü ve derin kırışıklıklar doldurularak tedavi edilir. Klasik dolgu enjeksiyonundan farklı olarak mimiklerin dinamik hareketliliğini devam ettirecek şekilde doğru noktalara, en uygun malzeme ve doz kullanılarak uygulanır.

Uzman cerrahlar tarafından uygulanmalı

Yüzdeki yaşlanma belirtilerini gidermek için kullanılan bu tekniğin anatomi bilgisi olan, yüzün kas yapısını çok iyi bilen ve kişinin mimik hareketlerini inceleyerek en uygun tetik noktalarını belirleyen bir cerrah tarafından enjeksiyon işleminin yapılması gerekir.

Kimler dinamik dolgu tekniğini tercih etmeli?

Aşırı mimik kullanımı ya da yaşlanmaya bağlı olarak yüzünde kırışık ve oluk oluşan, genel sağlık durumu yerinde olan, hamile ya da emzirme döneminde olmayan, cildindeki kırışık ve oluklardan rahatsız olan ve mimiklerini hareket ettirme yeteneğini azaltmadan tedavi olmak isteyenler için uygun bir tekniktir. Kişiye özel olarak planlanıp, yine kişiye özel olarak uygulanmalıdır.

Genel

Göz Kapağı

Göz Kapağı Ameliyatı Nedir?

Yaş ilerledikçe, göz kapaklarınız gerilir ve göz kapağınızı destekleyen kaslar zamanla zayıflar. Sonuç olarak, fazla yağ göz kapaklarının üstünde ve altında toplanarak kaşlarınızın altına, göz kapaklarının üst kısımlarına ve göz kapağının tam üzerinde torbalara neden olabilir. Sarkık göz kapağı, gözlerinizin etrafında daha yaşlı, ciddi bir şekilde sarkan bir görünüm oluşturmanın yanı sıra, profil görüşünüzü (çevresel görüş), özellikle görme alanının üst ve dış kısımlarını sınırlandırır. Blefaroplasti bu görme problemlerini azaltabilir ve gözlerinizi daha genç ve daha uyanık gösterebilir.

Kaş kaldırma ve yüz germe gibi estetik ameliyatlarla aynı anda blefaroplasti yapılabilir. Kombine göz kapağı ameliyat seçenekleri sayesinde etkili bir değişim yaşayabilirsiniz.

Genetik olarak göz kapağı düşüklüğü olanlar bu durumu fark etmekte zorluk çekebilir. Göz kapağının sarkık olup olmadığını anlamak için ayna karşısında geçin. Göz kapağınız, gözünüzün dış köşesine doğru daha sarkık bir hal aldıysa ve göz kapağının katlanma çizgisi belirgin değilse sizde göz kapağı düşüklüğü var demektir. Göz kapağının katlanma çizgisini net olarak görünmemesi kadınlarda makyaj yaparken sorun çıkarabilir. Göz farı sürerken göz kapağınızı sürekli kaldırma ihtiyacı duyuyorsanız göz kapağı ameliyatı için sıra size geldi demektir. Göz kapağı estetiğini sadece sarkma olanlar için değil göz kapağında yoğun kırışıklar olan ve alt göz kapağında torbalanma görülen kişilere de tavsiye ediyoruz. Göz kapağı estetiği olduktan sonra yüzünüze gençlik gelecek ve gözleriniz daha çok ortaya çıkacaktır.

Göz kapağı neden sarkar?

Göz kapağı, vücudumuzun en ince derisidir. Bunun hem avantajları hem de dezavantajı vardır. Olumsuz etkilerinden başlayacak olursak, göz kapağı çok ince ve hassas olduğu için vücudumuzun diğer bölgelerine göre daha çabuk kırışır. Dış etkenlerden daha hızlı etkilenir. Avantajı ise, bu kadar ince olduğu için kan dolaşımının daha yoğun olmasıdır. Hızlı kan dolaşımı sayesinde kendini çok daha hızlı toparlar, göz kapağı ameliyatından sonra belirgin bir iz kalmasına engel olur. Göz kapağı sarkmasının çevresel sebepleri olduğu gibi genetik sebepleri de vardır. Göz kapağı düşüklüğü aşırı güneşte kalma, sigara kullanımı, uykusuzluk, düzensiz beslenme ve yoğun çalışma şartları gibi sebeplerden dolayı belirir.

Göz kapağı ameliyatında ne yapılır?

Göz kapağı estetik ameliyatı hem üst kapağa hem de alt göz kapağına yapılabilir. Her bir göz kapağı için estetik ameliyat 30 dakika ila 50 dakika arasında sürer. Göz kapağı ameliyatı göz kapağında biriken fazla yağ, kas ve cilt dokusu uzaklaştırılır. Göz kapağınızda ileri derecede sarkma ve dolayısıyla düşüklük varsa fazla olan cilt dokusu kesilerek göz kapağı yukarı doğru kaldırılır. Üst göz kapağı kıvrımından kesi açılarak fazla olan deri ve kas çıkarılır. Bazı kişilerde üst göz kapağın iç ve dış pedinde fıtıklaşma görülür. Eğer sizde de bu durum oluştuysa ameliyat sırasında buradaki fazla olan yağ dokusu da dışarı çekilir. Göz kapağı ameliyatının etkisini arttırmak ve genç görünüşünüzü ön plana çıkarmak için botoks ve hücre tedavileri ile cilt yenileme imkanlarını da değerlendirmelisiniz.

Göz kapağı estetiğinde iz kalır mı?

Göz kapağı estetiğinde minimal bir kesi yapıldığı için göz kapağı ameliyat sonrasında gözle görülür bir iz kalmaz. Uzman plastik cerrahlar tarafından yapılan bu estetik göz kapağı ameliyatında kesilen yer, göz kapağının kıvrımına saklanır. Böylece göz kapağı ameliyatı sonrasında göz kapaklarının çevresinde belirgin bir iz göremezsiniz. Eğer göz kapağı ameliyatı sonrasında kalan izler sizi rahatsız ediyorsa Fraxel Dual lazer tedavisi yaptırabilirsiniz. Fraxel lazer 1550 ve 1927 nm dalga boyutlarını kullanarak pigment hücrelerini tahrip ederek, cilt yüzeyindeki renk değişikliklerini tedavi eder. Fraxel lazer tedavisi göz çevresine uygulanabilir. Fraxel Dual lazer tedavisini, göz kapağı ameliyatı izleri tamamen geçinceye kadar 2 ila 4 hafta arasında tekrarlayabiliriz.

Eğer iz ve ameliyat sizi korkutuyorsa  göz kapağı ameliyatı olmadan ameliyatsız uygulama olan Thermage lazer ile göz kapağı sorununuz çözülebilir.

Göz kapağı estetiğinden sonra iyileşme nasıldır?

Göz kapağı estetiğinden sonra iyileşme süreci oldukça hızlı ilerler. Göz kapağı ameliyatı lokal anestezi altında yapıldığı için hastanede kalmanıza gerek yoktur. Operasyon sonrası ilk 24 saat göz kapağına buz masajı yapmak şişlik ve ödem oluşmasını engelleyecektir. İlk 2-3 gün boyunca başınızı yüksekte tutmanız önerilir. Bu süreçte batma, yanma gibi şikayetleriniz olabilir. Bu durum birkaç hafta içinde düzelir, hekimin önerdiği ağrı kesiciler ile iyileşme süresini daha rahat geçirebilirsiniz. İlk haftalarda gözlerinizi korumak için dışarı çıkarken güneş gözlüğü takarak ameliyat bölgesini rüzgardan ve güneşten korumalısınız. Göz kapağı ameliyatından 10 gün sonra ameliyatın izlerini atmış olacaksınız. İyileşme sürecinde ağır spordan kaçınmalı, ilk haftalar kendinizi yormayacak egzersizler yapmalısınız.

Göz kapağı estetiğinden sonra nasıl bir değişim görülür?

Öncelikle göz kapağı estetiği sizlere çok daha genç bir göz çevresi oluşturacaktır. Göz kapağı düşüklüğü yaşayanların zamanla görüş mesafesi kısıtlanır.Göz kapağı ameliyatından sonra görüş mesafesi arttığı için daha önceleri ne kadar az ve sınırlı bir şekilde gördüğünüzü fark edeceksiniz. Düşük göz kapağı sizlere yaşlı ve yorgun bir görünüm katar, ameliyat sonrası kendinize olan güveniniz artacak, çok daha güzel görüneceksiniz. Göz kapağı estetiğinden sonra göz yapısı değişmez ama göz kapakları yukarı doğru kaldırıldığı için gözleriniz daha iri ve göz makyajınız daha belirgin duracaktır. Bu etkilerin dışında bella eyes gibi gözlerinize çekik bir ifade kazandırmak isterseniz mutlaka doktorunuza danışarak badem göz estetiğini kombine olarak yaptırabilirsiniz.

Hangi durumlarda göz kapağı estetiği önerilir?

  • Üst göz kapağı sarkması ve görüş kalitesi azalmaya başladığında
  • Göz kapağınız kaş altından göz kapağına doğru sarkarak kapak çizgisini ortadan kaldırdığında
  • Üst göz kapağının üzerindeki deri sarkarak gözün dış kenarlarına doğru ilerlemeye başladıysa
  • Üst göz kapağı normalden daha şişkin ise ( bazı kişiler bu görünümü beğenirken, bazı kişiler ise yaşlı ve solgun göründüklerinden şikayet ederler)
  • Üst göz kapağınızın sarkmasından dolayı göz makyajı yapamıyorsanız
  • Görüş kaliteniz düştüğü için alnınızı sürekli yukarı doğru kaldırma ihtiyacı duyuyorsanız üst göz kapağı estetiği olmanın sırası size gelmiş demektir.

Alt göz kapağı ise yaşlanma ile birlikte kontrol edilmesi gereken bir bölgedir. Özellikle 40’lı yaşlardan itibaren yanak dokusu yer çekiminin etkisiyle aşağı doğru sarkmaya başlar. Yüzün sarkmaya başlamasıyla birlikte alt göz kapağında bollaşma ve yağ yastıkçılarında belirginlik ortaya çıkar. Bazı kişilerde genetik olan göz torbaları, genellikle yaşlanma ile birlikte daha belirgin olur. Yağ yastıklarından kurtulmanın en etkili yolu ise alt göz kapağı ameliyatıdır.

Genel

Göz Altı Morlukları İçin Işık Tedavisi Yeterli Midir?

Işık dolgusu göz altı bölgesinde özel olarak uygulanan ve bu tedavi için özel olarak üretilmiş, ışık tedavisi olarak da nitelendirilen bir uygulamadır. Işık tedavisi / göz altı ışık dolgusu içeriği hyalüronik asit, antioksidanlar, aminoasitler ve vitaminlerden oluşan özel bir içeriğe sahip olup her dolgu bu tedavi için uygun olmamaktadır. Ayrıca göz altı morlukları tedavisinde ışık dolgusu göz kapağının yapısı ileri derecede deforme olduğunda ve yapısal alt göz kapağı morluklarında yetersiz olabilmektedir. Bu gibi durumlarda alt göz kapağı mezoterapisi ve alt göz kapağı estetik cerrahisi de düşünülmelidir.

Işık Dolgusu Nasıl Etki Eder?

Işık dolgusu göz altı ve yanak arasında bulunan göz yaşı oluğuna uygulanır. Göz yaşı oluğu dolgusu yapıldığında eksik hacim tamamlanmış olur ve karşıdan gelen ışığı tam olarak yansıtır. Bu nedenle göz altı morluğu giderilmiş olur. Ayrıca göz altı ışık dolgusu içeriğinde bulunan vitamin, amino asit ve antioksidanlar sayesinde cilt hidrasyonu ve hücre yenilenmesi sağlanır. Bu da iyileşmeye etken diğer unsurlardır.

Göz Altı Işık Dolgusu Yaş Sınırı Nedir?

Işık dolgusu kaç yaşında yapılır sorusu sıklıkla karşılaşılan bir sorudur çünkü yapısal olarak göz altı morluğu toplumda sık karşılaşılan bir durumdur. Göz altı ışık dolgusu 18 yaşını geçirmiş tüm bireylerde uygulanabilmektedir ve ışık dolgusu yaş sınırı bulunmamaktadır.

Gözaltı Işık Dolgusu Nasıl Yapılır?

Işık dolgusu muayene sonrası fotoğraflama yapıldıktan sonra, kullanılacak ürün miktarına ve kişiye göre planlama gerçekleştirildikten sonra uygulanmalıdır. Göz altı ışık dolgusu acı açısından oldukça konforlu bir işlemdir. Işık dolgusu öncesi uyuşturucu kremler sürülür ve alt göz kapağı derisi ince olması nedeniyle tamamen uyuşma sağlanır. Sonrasında kanülle göz altı ışık dolgusu işlemi gerçekleştirilir. Kanülle ışık dolgusu bu bölgeye özel bir uygulama olup morluğu ve göz altı ışık dolgusu ağrısını minimalize etmeyi amaçlar. Muayenehane şartlarında bu alanda uzman doktorların yapacağı göz altı ışık dolgusu süresi ortalama 15 dakikada tamamlanmaktadır.

Işık Dolgusu Etkisini Ne Zaman Gösterir?

Göz altı ışık dolgusu etkisi uygulama sonrası hacim eksikliği giderildiği için hemen görülebilmektedir. Yapısında bulunan hyaluronik asit dışındaki maddelerin de etki göstermesiyle ortalama 14 gün içerisinde tam olarak etki görülmeye başlar.

Işık Dolgusu Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?

Göz altı ışık dolgusu sonrası ödem beklenen bir durumdur ve 72 saat içerisinde kaybolur. Kanülle göz altı ışık dolgusu ödemin azalmasını sağlamaktadır. Bu nedenle uygulama mümkün olduğunca kanülle yapılmalıdır. Işık dolgusu sonrası ödemin azaltılabilmesi için özellikle uygulama sonrası ilk gün yoğun soğuk uygulama sonrasında ananas gibi ödem azaltıcı besinlerin tüketimi önerilmektedir. Işık dolgusu sonrası masaj önerilmemektedir. Göz altı ışık dolgusu sonrası morluk da karşılaşılabilecek durumlardandır ancak ortalama 3 gün içerisinde kendiliğinden kaybolmaktadır. Bu dönemde kapatıcı kullanılabilir. Göz altı ışık dolgusu sonrası topaklanma bu alan için özel olarak üretilmiş dolgu malzemeleri kullanıldığında neredeyse karşılaşılmayan bir durumdur. Bu nedenle uygulama yapan kişinin doğru ürünü kullandığından ve bu göz altı anatomisine hakim uzman bir doktor olduğundan emin olunmalıdır.

TR_TR