ClickCease melikoglu – CENK MELİKOĞLU
Opr. Dr. Cenk MELİKOĞLU

Author: melikoglu

Genel

Karın germe sonrası dikkat edilmesi gerekenler ve iz tedavisi

Karın germe hastalarımızı ameliyat ettikten sonraki gün taburcu ederiz. Evlerine gittiler ne yapacaklar? Özellikle bir hafta kadar istirahat etmeleri çok önemli. Bu süreyi evde geçirmelerinde yarar var. Ama bu evde sürekli yatmak tarzında olmamalı. Kendi işlerini kendileri görsünler, gidip suyunu kendisi alsın, kıyafetini kendisi giysin.

İlk hafta biraz öne doğru eğik yürürse kendisini daha güvende hisseder. Zaten mayo şeklinde korse giyiyor olacaklar. Bir hafta kadar banyoya izin vermiyoruz. Bir hafta sonunda ilk kontrolünüz olduktan sonra her gün özellikle banyo yapılmasını istiyoruz. İlk bir haftalık banyo yapılmadığı dönemde arada korseyi açıp o bölgelerin, özellikle kasık bölgesinin ve meme altlarının temizlenmesi çok önemli. Kontrolden sonra da göbek temizliği başlıyor. Onu nasıl yapacağını anlatıyoruz hastamıza.

Bir ay korseyi gece gündüz giymek zorunda. Bu süreyi daha uzatırsanız, sonucu pozitif yönde etkilersiniz. Biz genelde onbeş gün daha en azından gündüz korse giyilmesini tavsiye ediyoruz. Bir ay geçtikten sonra lenfatik masaj dediğimiz, ameliyat bölgesindeki ödemlerin, şişliklerin giderilmesi, lenf drenajının tekrar sağlanması için mümkünse elle yapılan masajı tavsiye ediyoruz. Ama bunu yaptıracak yer bulmak bazen zor olabiliyor. O zaman makinayla yapılan çeşitli masaj yöntemlerinde de fayda görebilirsiniz.

Karın germe sonrası iz tedavisi

Karın germede iz korkulan bir şey. Bunu önlemek için acaba yağ alımı ile karnımdaki problem düzelir mi şeklinde çok sorulara rastlıyoruz. Hatta bazı yağ alımı yöntemlerinin karındaki deri bolluğunu topladığı yönünde bilgilere rastlıyoruz. Açıkçası tecrübem ve genel olarak bilgime göre eğer deride bir bolluk varsa bunu ancak sarkmış derinin alınması toparlıyor. Çok çok ender vakada, çok ciddi spor yapılmasıyla bu deri bolluğu bir miktar toplanabilir. Ama iki doğum yapmış bir kadının derisinin toplanması eğer deri deforme olduysa oldukça zor. Baştan kontrollü bir şekilde kilo alarak doğum yaptıysa o ayrı.

Gelelim şimdi iz konusuna. Karın germede iz nasıl oluyor? Karın germede iz, pubisin yani genital kıllı bölgesinin üzerinde sezeryan izini bilirsiniz (çoğu kişi bilir, sezaryen izi 10 – 12 santim kadar bir çizgidir ) Bu çizginin biraz daha yanlara uzadığını düşünün. Bu iz külot içinde kalan bir çizgi olur. Bu çizgi başta kırmızıdır, zamanla kullanılan iz tedavisi ile beyazlar. Bir de göbek deliğinin transfer edildiği yerde, deliğin içine doğru bir iz kalır. Bu da zamanla önce kırmızıdır, sonra beyazlar.

Karın germe sonrası izin daha iyi olmasını sağlayacak bir kaç yöntem var.

-Bunlardan bir tanesi iz kremlerinin düzenli kullanılması,

-ikincisi silikon bant yani ekstra iz tedavisi yöntemlerinin kullanılması,

-üçüncüsü de özellikle izin kırmızı olduğu dönemlerde bu bölgenin gerginliğe maruz bırakılmaması.

Yani mesela mekik tarzı hareketlerin, bu tarz sporların daha ileri dönemde tercih edilmesi. Çünkü kırmızı döneminde iz çok hassastır. Fazla gerilirse açılmaz ama genişleyerek iyileşebilir. Bunu önlemek içinde bu şekilde bir tedavi yapılabilir.

Birde bu izin nasıl iyileşeceği biraz genetik faktörlere de bağlı. Özellikle beyaz tenli kişilerde, deri kalitesi daha iyi olan kişilerde bu izler oldukça iyi iyileşir. Esmer kişilerde biraz pigmentasyon dediğimiz koyulaşma olabilir. Bu, kişinin yapısıyla da alakalı olan bir şeydir. Yine bunları önlemek için bir takım medikal tedavilerde var onları öneriyoruz.

Sonuç olarak: karın germe ameliyatı kolay bir operasyon değildir. Sonrası da pek çok estetik ameliyata göre daha zor geçer. Ancak doktorunuzun tavsiyelerine tam olarak uyarsanız daha kolay bir ameliyat sonrası dönem geçirebilirsiniz.

Kaynakça: https://www.milliyet.com.tr/pembenar/op-dr-defne-erkara/karin-germe-sonrasi-dikkat-edilmesi-gerekenler-ve-iz-tedavisi-2911067

Genel

Karın Germe Ameliyatı Ne Kadar Zamanda İyileşir?

Aşırı kilo kayıpları ve hamilelik sonrasında yaşanan karın bölgesindeki sarkmalar için en etkili yöntem karın germe ameliyatları olmaktadır. Bu ameliyatlar kişilerin dümdüz ve pürüzsüz bir karna sahip olmasında yardımcı olan en önemli işlemlerden biridir. Bu operasyonu düşünen kişiler için Karın germe ameliyatı ne kadar zamanda iyileşir ve bu iyileşme süreci nasıl ilerler bahsetmek istiyoruz. Bunun yanı sıra sizlere operasyona ilişkin olarak da detaylı bilgi vermek istiyoruz.

Karın Germe Ameliyatı Hangi Durumlarda Yapılır?

Karın germe operasyonları hangi durumlarda yapılır ve bu operasyon sonrasında süreç nasıl ilerler merak edenler için bilgi vermek istiyoruz. Herkes doğal olarak düz ve güzel bir karın ister. Ancak bazı koşullar sebebi ile insanların karın bölgesinde deformeler yaşanır. Bu deformeler de ne yazık ki karın bölgesinin yeterince iyi görünmesini engeller. Bu durumda kişiyi hem mutsuz eder hem de özgüven sorunları yaşamasına neden olur. Böyle durumlarda mutlaka kişilerin yapması gereken de bu basit operasyon ile karın bölgesinde meydana gelen sorunlardan kısa sürede kurtulmaktır.

Karın germe ameliyatı ne kadar zamanda iyileşir gibi konuları üstelik kafanıza takmanıza da hiç gerek yoktur. Çünkü operasyon o kadar zor değildir ve sonraki süreçte biraz dikkat ve özen ile kısa sürede kişilerde iyileşme sağlanmaktadır. Sonuç olarak da kişiler kısa sürede hem normal hayatlarına geri dönebilmekte hem de pürüzsüz bir karın görüntüsüne kavuşabilmektedir.

Kimler Karın Germe Ameliyatı Yaptırabilir?

Karın germe ameliyatı ne kadar zamanda iyileşir konusu kadar birçok kişinin merak ettiği bir diğer önemli konu bu ameliyatı kimlerin olabileceğidir. Ameliyatı kimlerin olabileceğine dair sizlere detaylı bilgi vermek istiyoruz. Şöyle ki;

  • Karın germe operasyonları genellikle aşırı kilo kaybı yaşayan kişilere uygulanan bir yöntem olmaktadır. Bu kişiler aşırı kilo kaybı yaşadığında karın bölgesinde sarkmalar ve çeşitli sorunlar meydana gelmektedir.
  • Doğum yapan kadınlar aynı şekilde sarkma ve çatlak sorunu ile mücadele etmek için bu ameliyatı tercih etmektedir.
  • Karın germe ameliyatı için net bir yaş aralığı olmasa da en uygun yaş aralığının 30-60 yaş aralığında olduğu düşünülmektedir.
  • Karın germe ameliyatı olmak isteyenlerin bu operasyonu geçirmelerine engel olacak herhangi bir rahatsızlığın olmaması gerekir.

Karın Germe Ameliyatı Öncesinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Karın germe operasyonu geçirecek olan kişilerin iyileşme sürecini hızlandırmak için operasyon öncesinde bazı konulara dikkat etmesi gerekir. Karın germe ameliyatı ne kadar zamanda iyileşir gibi kaygılarınız var ise operasyon öncesinde bu süreci rahatlatacak bazı önlemler alabilirsiniz. Bu önlemler operasyonun rahat geçmesini de sağlayacaktır. Karın germe ameliyatı öncesinde dikkat edilmesi gerekenler şöyle olmaktadır;

  • Sigara kullanan kişilerin operasyondan önceki ve sonraki ilk iki hafta sigara kullanımını bırakması gerekir. Bu işlem sonrasında iyileşme sürecini olumsuz etkilemektedir.
  • Daha önce herhangi bir karın germe operasyonu geçirdi ise bunu mutlaka doktoruna bildirmelidir.
  • Operasyon öncesinde yapılan muayenede kişinin kilo vermesi gerektiğine karar verilirse öncelikle kilo vermesi gerekir.
  • Operasyondan önceki ve sonraki iki hafta hasta kan sulandırıcı ilaçlar kullanıyorsa bunlara ara vermeli ve aynı şekilde kan sulandırıcı etkiye sahip yiyecek ve içeceklerden de uzak durmalıdır.

Karın Germe Ameliyatı Sonrası Sosyal Hayata Dönüş

Karın germe ameliyatı ne kadar zamanda iyileşir merak edenlerin doğal olarak düşündüğü en önemli konu ne zaman sosyal hayata dönülebileceğidir. Kişiler karın germe operasyonu geçirdikten sonra ameliyatın türüne göre normal hayatlarına dönebilecektir. Mini karın estetiğinde kişiler daha erken zamanda normal hayta dönebilirken tam karın germe operasyonlarında zaten ilk bir iki gün hastanede kalınması gerekmektedir. Hastaneden taburcu olduktan sonra da kişilerin birkaç gün yardım alması çok daha iyi olacaktır. Operasyondan sonraki 3-4 gün içinde de hafif yürüyüşlere başlayabileceklerdir. Kişilerin tam olarak sosyal hayat dönebilmeleri için en az bir iki haftalık bir süreç geçirilmesi beklenmelidir.

Operasyon Sonrası İşe Ne Zaman Dönebilirim?

Karın germe operasyonu sonrasında kişilerin işe başlama süresi aslında biraz uzundur. Mini karın germe operasyonlarında kişinin eğer işi çok yorucu ve zorlayıcı değil ise 5 gün sonra başlamasına izin verilmektedir. Ancak tam karın operasyonlarında bu süre 10 güne kadar çıkabilmektedir. Tabi bunlar işi fiziksel olarak zorlayıcı olmayan kişiler için verilen süreler olmaktadır. Operasyon ciddi ve dikkat gerektirdiğinden dolayı kişilerin iyileşme sürecinde çok dikkatli olmaları gerekir. Karın germe ameliyatı ne kadar zamanda iyileşir sorusunun cevabı kişilerin bu süreci nasıl geçirdiğine göre de değişmektedir. Bu yüzden ne kadar dikkatli olunursa o kadar kısa sütrede iyileşme gerçekleşeceğini söyleyebiliriz.

Karın Germe Ameliyatı Ne Kadar Zamanda İyileşir ve Süreç Nasıl Geçer?

Asıl önemli ve merak edilen konu olan Karın germe ameliyatı ne kadar zamanda iyileşir konusuna gelecek olursak. Öncelikle bu durum kişiden kişiye ve operasyonun büyüklüğüne göre değişkenlik göstermektedir. Kişiler ortalama bir iki hafta içinde iyileşmekte ancak operasyondan sonraki 6 ay ağır spor ve aktiviteler yapamamaktadır. Bunun yanı sıra kişilerin operasyondan sonraki süreçte bir süre hamilede kalmaması gerekir. Genel olarak kişinin aslında kilo almaması gerektiğini söyleyebiliriz. Tüm bunlara dikkat edildiğinde iyileşme süreci konforlu ve daha hızlı geçmektedir. Aksi halde de kişiler için bu sürecin biraz zorlayıcı ve ağrılı olabileceğini söyleyebiliriz. Karın germe ameliyatı ne kadar zamanda iyileşir sorusunun cevabı sizin ne kadar dikkatli olacağınıza göre değişecektir.

Ameliyat Sonrasında İyileşme Sürecinde Acı Hissi Olur Mu?

Karın germe operasyonları sonrasında işlem sırasında yapılan anestezi uygulamasının etkisi geçeceği için kişilerde ağrı ve acı hissi oluşacaktır. Muhtemelen bir süre hareket ederken veya zorlayıcı bir işlem yaparken de kişilerin bu ağrı sorununu yaşayacağını söyleyebiliriz. Doktorunuz süreci daha kolay geçirmeniz için sizlere bu süreçte ağrı kesici ilaçlar verecektir. Bu ilaçlar sizi fazlası ile rahatlatacak ve iyi gelecektir. Kendinizi çok fazla yoracak aktivitelerden de kaçındığınızda iyileşme sürecinin hızlanacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. Kendinize ne kadar dikkat eder ve doktorunuzun tavsiyelerine ne kadar uyarsanız süreçte o kadar iyi geçecektir.

Ameliyatı ne kadar zamanda iyileşir ve sonrasında acı hissi oluşur mu merak edenler için detaylı bilgi vermeye çalıştık. Sizlerde bu operasyonu olmak istiyorsanız bu bilgiler ışığında karar verebilirsiniz. Operasyon sonrasında sürecin rahat geçmesi biraz da sizlerin elinde olan bir durum olmaktadır.

Genel

Burun Ameliyatı Sonrası İyileşme ve Sosyal Yaşama Dönüş

Burun ameliyatı olmak istiyorsunuz. İşten, okuldan zar-zor zaman ayırabileceksiniz, idame ettirmeniz gereken bir sosyal yaşantınız var, özlemini çektiğiniz estetik sonucu bir an önce yüzünüzde görmek istiyorsunuz. Peki estetik burun ameliyatı sonrasında ne kadar sürede iyileşeceksiniz? Ne kadar sürede sosyal hayata döneceksiniz? O güzel burnu yüzünüzde ne zaman göreceksiniz?

Süreç şöyle işliyor,

Rinoplasti (Burun Estetiği) ameliyatını genel anestezi altında yapıyoruz. Ameliyat vakanın zorluk derecesine göre 2-6 saat arasında sürüyor.  Ameliyat sonrasında 1 saat kadar ameliyathanenin içerisindeki ayılma ünitesinde sizi gözlem altında tutuyoruz. Akabinde servisteki odanıza transfer ediliyorsunuz. Burada 2-3 saat içerisinde yavaş yavaş kendinize geleceksiniz, bir şeyler yiyecek, tuvalete gidecek, koridorda 2-3 tur atacaksınız. Burnunuzun üzerinde bir plastik koruyucu (splint), içerisinde 2 tampon ve 1 dren, ucunda ise kanı emen bir pansuman olacak.

Dren dediğimiz, 4 mm genişlikte yumuşak bir plastik parçası. Amacı kanı dışarıya, burun ucundaki bez pansumana iletmek. Bu sayede kan, doku içerisinde birikmiyor ve size morluk olarak yansımıyor. Daha önce ameliyat olmamış hastalarda özellikle de “pirimer ultrasonik rinoplasti” yapıyorsak hastalar ameliyattan yüzlerinde neredeyse hiçbir morluk ve şişlik olmadan çıkarlar. Yatağınıza geldiğinizde çoğu zaman sanki ameliyat olmamışsınız da burnunuza bir pansuman yapıştırılmış gibi bir görünüm olur.  Ağrı 10 üzerinden 2-3 civarındadır ve burunda bir ağırlık, doluluk hissi şeklinde hissedilir. Drenden ötürü pansumanın kenarından damla tarzında kanlı sıvı sızabilir ve bunu bir kâğıt mendil ile aktıkça silmeniz gerekebilir. Özetle kendinizi iyi hissedeceksiniz. Ameliyat olduğunuz gün 4-5 saatlik bir takibin ardından evinize gitmenize izin vereceğiz. Eve giderken bir ağrı kesici bir de antibiyotikten oluşan bir reçete vereceğiz.

Evde başınız yüksekte yatacaksınız. Mutlak yatak istirahati gerekli değil, kalkıp gezebilirsiniz ama yorucu fiziksel aktiviteden kaçınmanız lazım. İstediğiniz her şeyi yiyip içebilirsiniz, sadece büyük lokmalar değil küçük parçalar halinde tüketin. Saçınızı kuaför usulü, burundaki pansumanı ıslatmadan yıkayabilir, gövdeden aşağısını duşta yıkayabilirsiniz. Diş fırçalamak ve ağız bakım suyu kullanmak serbest. Banyoda yalnız ve kapı kilitli kalmamaya özen gösterin. Ameliyat sonrası ilk 48 saat içerisinde tansiyon inip çıkabilir. Eğer herhangi bir zamanda sersemlediğinizi hissederseniz tansiyonunuz düşüyordur. Her nerede olursanız olun yere dümdüz uzanın ve 2 dakika bekleyin. Yürümeye devam etmeyin, düşersiniz.  Ameliyat sonrasında benim size önerdiklerimin dışında hiçbir ilaç almamanız önemli. Yine kan sulandırıcı özelliği olan ıhlamur, kiraz, sarımsak gibi besinleri sınırlı tüketmeniz tavsiye edilir.

Geceyi evinizde geçireceksiniz ve sonraki sabah benim kliniğime kontrol muayenesine geleceksiniz. Bu muayenede burun ucundaki pansumanı değiştireceğiz, biraz sohbet edeceğiz ve sizi yeniden eve göndereceğim.

Yukarıdaki rutin akışın bazı istisnaları var. Eğer ameliyat 4 saatten uzun sürdüyse, ameliyat sonrasında bulantınız varsa, ameliyat sonrası takip sürecinde bizim gözlem altında tutmamız gereken bir hastalığınız veya komplikasyon riski varsa, eviniz çok uzaktaysa veya ben geceyi hastanede geçireyim daha rahat olurum diyorsanız ameliyat gecesini hastanede geçirebilirsiniz. Bu durumda ben sizi sabah yatağınızda görür, öğlene doğru ise taburcu ederim.

Bazı ameliyatlarda kemik çatı üzerinde çok daha kapsamlı bir cerrahi yaptığımız için veya kişinin kalıtsal bir kanama eğilimi olduğu için biraz morluk olabilir. Ortalama 100 hastada 3-4 kişide ameliyat sonrası ağrı, 10 üzerinden 5-6 düzeyine çıkabiliyor. İyileşme sürecinde bazı bireysel farklılıklar vardır ve süreç her hastada tam olarak aynı biçimde cereyan etmez.

Her halükârda ameliyat sonrasındaki günün sabahında görüştük ve sizi eve gönderdik. Ameliyat sonrası 48-72 saat aralığında yüzünüz maksimum düzeyde şişecek. İstisnasız. Ameliyattan çıktığınızda yüzünüzde olmayan şişlik geç dönemde ortaya çıkar ve bu dönemde göz kapakları, dudak hatta çene hattına kadar yayılan bir şişlik olabilir. Üçüncü günün sabahından itibaren bu şişlik giderek azalacaktır. Bu süreçte buz kullanmıyorum. Hem zahmetli hem de literatürde gösterilmiş bir faydası yok.

Ben sizi üçüncü veya dördüncü gün bir kez daha göreceğim. Bu görüşmemizde burun ucundaki pansumanı tamamen açacağız ve burundan nefes almaya başlayacaksınız. Bu noktadan itibaren oldukça rahatlarsınız. Burun içerisinde halen silikon tamponlar olacak. Bu tamponları burun ödeme bağlı kapanmasın ve burun içerisinde yapışıklıklar olmasın diye uzun tutuyoruz. Rahatsızlık veren değil tam tersine rahat ettiren bir tampondur. Silikon tamponun içerisinde hava kanalı var buradan az da olsa nefes alabilirsiniz ama bu kanal burun salgısı ve kan pıhtıları ile tıkanır. Bu sebeple evdeyken günde 4-6 kere deniz suyu spreyleri ile burun içerisini yıkamanız gerekecek. Akşam yatmadan önce de burnu nemli tutan başka bir sprey vereceğiz.

Ameliyat sonrası 7. veya 8. günlerde burun ucundaki dikişleri alacağız(acımayacak), burun içerisindeki silikon tamponu alacağız (hafif bir rahatsızlık dışında ağrınız olmayacak), burun üzerindeki koruyucu plastik splint’i çıkartacağız. Bu noktada burun tamamen açılmış oluyor.

Aynaya bakacağız. Şiş ve kalkık bir burun göreceğiz. Sonra burnu bantlayacağız. Bu bantlar 5-10 gün kadar kalacaklar ve sonra siz onları kendiniz çıkartacaksınız. Bantlar çıktıktan sonra normal banyo yapabilirsiniz.  Ameliyat sonrası 10-14 gün aralığında iş hayatına ve sosyal yaşama dönebilirsiniz. Şişlik ve kalkık görünüm takip eden 3 hafta içerisinde makul bir seviyeye gerileyecek ve üçüncü ay civarında şişliğin %80’i geçecek ve burnunuz final görünümüne yakın bir görünüme kavuşacak. Şişliğin kalan %20’si 24 ayda tamamen kayboluyor.

İlk 3 ay buruna darbe almaktan kaçının. Buruna darbe ihtimali olan sporlar yapmayın.

Üçüncü ay kontrolünde ilk kez önce sonra fotoğrafı çekip, nereden başlayıp nereye geldiğimizi değerlendirebiliriz. Akabinde 6. Ay, 12. Ay ve 18. Ay kontrollerimiz var. Kontrol muayenelerinden ücret almıyorum, tek isteğim kontrollere düzenli gelmeniz. Bu kontroller esnasında burun içerisine, burun etlerinin ameliyat sonrası büyüyüp büyümediğine, burun sırtında ödem azaldıkça düzensizliklerin ortaya çıkıp çıkmadığına, kanatların arasında rötuşlanması gereken bir asimetri olup olmadığına bakacağız. Gerekirse küçük rötuşlar (yağ enjeksiyonu, kıkırdak greftleri) ile sonucu daha rafine hale getireceğiz.

Burun ameliyat sonrasında 24 ay süreyle değişmeye devam edecek. Bu değişim açık yapısal rinoplasti’de olumlu yöndedir. Burun ucunun şişliği giderek azalır ve kıkırdak kenarları ve açılanmaları gözle görünmeye başlar. Burun ucu definisyon kazanır. Burun ile yüzün birleşimindeki ödem azalır ve burun karşıdan bakıldığında daha ince görünür.

Nadiren burun ameliyatı sonrasında cerrahi olarak düzeltmemiz gereken sorunlar oluşabiliyor. Bunlara revizyon diyoruz. Revizyon oranım %3-4 civarında. Sorunun tabiatına göre revizyon işlemlerini kontrol sürecinde 3-12 aylar arasında gerçekleştiriyoruz.

İyileşme sürecinde bireysel farklılıklar olmakla beraber genel hatlarıyla süreç böyle işliyor.

Genel

Burun Estetiği Sonrası Süreç

Burun Estetiği Sonrası İyileşme Süreci

Burun ameliyatı sonrası iyileşme döneminde ameliyat sonrası ilk ay boyunca gözlük kullanmanız önerilmez. Gözlük takması gereken kişilerin burun ameliyatından önce lens seçimi için gerekli hazırlıkları tamamladıkları varsayılmaktadır. Burun ameliyatından sonraki ilk haftanın sonunda burun üzerinde bir yama veya plastik atel çıkarılır ve burun dikişleri alınır. Bu prosedür cerrahi tekniğe ve doku iyileşme sürecine bağlı olarak 7. veya 11. günde yapılır.

Bazı insanlar, burun estetiğinden sonra, kişiden kişiye, tekniğine ve büyüklüğüne bağlı olarak daha yoğun morluk ve şişlik gösterebilir. Bu, düzenli soğuk kompresler ve kremler içeren geçici bir işlemdir, genellikle ilk hafta azalır ve kısa sürede kaybolur. Burun ameliyatından sonraki ilk aylarda burun tıkanıklığı oluşabilir. Bu tıkanıklık en çok, burnu temizlerken ortaya çıkabilir. Burun temizliği aşağıdan yukarıya doğru yapılmalıdır.

Burun içi temizlik yaparken, burnun açılması için ilk önce diğer burun deliği kapatılmalıdır. Ardından diğer burun deliğinin temizliği yapılmalıdır. Ayrıca, burun estetiğinden sonraki ilk 2 haftada sümkürmemeye özen gösterilmelidir. Burun ameliyatından sonraki ilk 10 gün dişlerinizi fırçalarken dikkatli olmalısınız. Seçilen diş fırçası yumuşak olmalı ve hareketleriniz hassas olmalıdır. Sadece burnunuz değil, yüzünüzün tüm bölgesinin burnun estetiğinden sonra ek korumaya ihtiyacı vardır. 

Burun ameliyatı öncesi ve sonrasında sigaranın bırakılması çok önemlidir. Nazal estetikten sonra sigara içmek, burun ameliyatından sonra iyileşme sürecini olumsuz yönde etkiler. Nazal estetikten sonraki ilk ay boyunca, koşu, spor, kardiyo gibi sporlar da dahil olmak üzere zorlu şartlar gerektiren sporlara girilmemelidir. Kolay yürüyüşler yapılabilir. Futbol, ​​basketbol, ​​fiziksel temas gerektiren herhangi bir spor gibi, boks veya boks gibi dövüş sanatları gibi spor bölümleri ilk 3 ayda yapılmamalıdır. Burun estetiğinden sonraki en yaygın komplikasyonlardan biri, şişmedir.  Bu durum, burun estetiğinden sonraki iyileşme döneminde, insan dokusunun iyileşme oranına bağlı olarak, ameliyattan sonraki ilk haftadan itibaren yavaş yavaş ortadan kalkar.

Genel

Meme Kanseri Sonrası Süreç

Meme kanseri ameliyatı sonrası hastanın takibi nasıl olmalıdır?

Meme kanseri ameliyatından sonra, hastanın yakın takibi çok değerlidir. Çünkü bu hastalık, evresine göre nüks edebilmektedir. Evre ne kadar erkense, tekrar ihtimali de o kadar düşük olmaktadır.

İlk üç sene üç ayda bir, daha sonraki iki sene altı ayda bir, beş yıldan itibaren de senede bir hastanın görülmesi şarttır. Hastanın bu takibini yapacak kişilerin, öncelikle ameliyatı yapan cerrah, ve tedaviye katkıda bulunan medikal onkolog ya da radyasyon onkoloğunun birlikte takip etmesinde büyük yarar vardır. Takipte, hem muayene etmek, hem bir takım filmleri çektirmek, hem de bazı kan tetkiklerini yaptırmak gerekir. Buradaki amaçta, bir nüks olacaksa bunu çok erken yakalamaktır.

Nüks olgusu erken yakalandığı taktirde, hastaya zarar vermesine engel olabilmekteyiz. Meme kanserinde, bugün, hasta erken bir evrede gelmişse ve uygun yeterli tedavisi yapılmışsa, neredeyse normal hayatını yaşayacak kadar olumlu sonuçlar elde edilebilmektedir. Bu nedenle, bu ameliyatın, uygun ortamda, uygun şekilde, en iyi ellerde yapılması, ameliyattan sonra en uygun tedavilerin seçilerek uygulanması, hastanın geleceğini çok ciddi şekilde etkileyecektir.

Meme kanseri cerrahisi sonrası olası komplikasyonlar nelerdir?

Meme kanseri cerrahisi ciddi bir cerrahidir ve her büyük cerrahide olduğu gibi bir takım komplikasyonlara gebedir. Örneğin; kanama, enfeksiyon, yara bölgesinde kan birikmesi denilen hematom, kolda şişme, kolda hareket sınırlılığı, kolun hareketlerinde uzun vadede sınırlanma meydana gelebilmektedir. Bu nedenle cerrahi ne kadar titiz yapılırsa, bunların olma olasılığı da o kadar az olacaktır.

Meme kanseri cerrahisi sonrası kanama

Meme kanseri cerrahisinde kanama, önemli bir komplikasyondur. Erken dönemde meydana gelebilmektedir. Bunda hastanın kan sulandırıcı kullanıp kullanmadığını öğrenmek gerekir. Böyle bir durum yoksa, yapılacak cerrahinin titizliği önem arzetmektedir. Mutlaka, kanamayı durdurmak için, ameliyat sırasında çok büyük özen gösterilmeli. Bu özen gösterilmediği taktirde, hastada ameliyat sonrası kanamalar, daha sonra hematom denilen kan birikmeleri durumları meydana gelebilmektedir. Dikkatli bir cerrahi ile bu ihtimali azaltmak mümkündür.

Meme kanseri ameliyatı sonrası enfeksiyon

Enfeksiyon, meme kanseri ameliyatlarında çok karşılaşılan bir durum değildir. Genellikle çalışılan ortam çok önemlidir. Hastane ve ameliyathane ortamının temizliği bu sonucu etkilemektedir. Şartlar ne kadar temiz, steril olursa, böyle bir durumun gerçekleşme ihtimali de o kadar az olmaktadır. Enfeksiyondan çekinilmesinin nedeni, enfeksiyon geliştiği taktirde, apseleşmeye yol açıp, yara iyileşmesini bozabilmesidir. Bu da, hastanın iyileşme dönemini uzatabilmekte, daha sonra yapılacak olan tedavileri geciktirebilmektedir. Bu nedenle, ameliyathanenin koşullarının çok temiz olması çok önemlidir. Bunun yanısıra da, koruyucu anlamda, hastaya antibiyotik de verilebilmektedir.

Meme kanseri ameliyatı sonrası lenfödem (kolda şişme)

Meme kanseri ameliyatı sonrası, erken ya da geç, bir takım komplikasyonlar, meydana gelebilmektedir. Bunlar arasında en ciddiye alınması gereken, kolda şişme yani lenfödem denilen durumdur.

Erken dönemde yani ameliyattan kısa bir süre sonra, şişme olması doğal olabilir. Bu enjektörle boşaltılabilir, birkaç boşaltmadan sonra da tamamen düzelebilir. Bu özellikle, koltuk altı bölgesinden cerrahi yapmakla ilişkili bir durumdur. Ancak uzun vadede, koltuk altından cerrahi yapılmış ise, üzerine de bir ışın tedavisi eklendiği taktirde, her beş hastanın birinde, hayatının bir döneminde, kolda şişme meydana gelebilmektedir. Bunun nedeni de, koldaki lenf suyunun boşalamamasıdır ve bu şişme zaman içerisinde, kişinin kol hareketlerini de kısıtlayacak derecede artabilir.

Lenfödemin olmamasına çalışmak, onu tedavi etmekten daha kolay olduğu için, koltuk altı cerrahisini gerekmedikçe, mümkün olduğu kadar geniş yapmamak, sınırlı yapmak çok değerlidir. Radyoterapi kararını da çok dikkatli vermek gerekir.

Genel

Göğüs ameliyatından sonra iyileşme sürecini hızlandıracak 10 altın kural

Meme yani göğüs ameliyatları çok yaptığımız estetik ameliyatlar. Ameliyat sonrası daha çabuk iyileşme ve iyi sonuç için bilinmesi ve uygulanması gerekli olan bazı hususları maddeler halinde belirteyim istedim. İster meme büyütme isterse meme küçültme ameliyatı olsun;

  1. Günlük hayatınıza kısa sürede dönün: Hastalık modunda uzun süre kalmak iyileşmeyi geciktirir. O yüzden doktorunuzun koyduğu bazı kurallara uymak kaydıyla günlük yaşantınızı sürdürmelisiniz, yatağa bağımlı kalmamanız son derece önemli. Ayrıca hareket kan dolaşımını arttıracağı için iyileşme süreci daha hızlı olacaktır. Bırakın ameliyat bölgesi kendi kendine iyileşsin. Onu sadece travmalardan korumanız yeterli.
  2. Aralıklı olarak göğsünüze buz uygulaması yapın: Soğuk uygulama o bölgedeki ödeme engel olacağı için şişmeyi engeller. Aslında ödem vücudun savunma mekanizmasıdır. Korkulacak birşey değildir. Ama fazla şişerse görüntü olarak rahatsız edici olabilir. Asla kalıcı birşey değildir. İlk 3 gün şişme artar. Üçüncü günden sonrada inmeye başlar.
  3. Yara bölgesi dışında kalan bandajları doktorunuza danışarak çıkartın: Bu bantların yara dudaklarını birleştirme ve yarayı kapatarak enfeksiyona engel olma yararları vardır. Ama gereğinden uzun kalırsa o bölgenin hava almasını engelleyerek iyileşmeyi bozabilir. O yüzden doktorunuzun bantlarla ilgili tavsiyelerine harfiyen uyun.
  4. Vücudunuzu dinleyin: Vücudunuzun size izin verdiği hareketleri yapabilirsiniz. Bunlar günlük işler için yaptığımız hareketlerdir. Giyinme, soyunma, banyo yapma vs. Burada ağrı size yol gösterecektir. Eğer yaptığınız hareket sırasında ağrı hissediyorsanız o hareketi kısıtlamalısınız. Birde yara bölgesinin gerilerek izin genişlememesi için 3-4 ay o bölgeyi çok gerecek, zorlayacak hareketlerden kaçının.
  5. Size verilen reçeteyi kullanın: Ödem azaltıcı ilaçları 15 gün kullanmanızda fayda var. Bunlar antibiyotiğiniz yanında verilen ağrı kesicilerdir. Hem ağrınızı keserler hem de anti enflamatuar etki dediğimiz ödemi azaltıcı etkileri vardır. Ayrıca enfeksiyon kontrolü için verilen antibiyotiğinizi de mutlaka düzenli ve sonuna kadar kullanın. Bu arada devamlı bir rahatsızlığınız için kullandığınız ilaçlarınız varsa bunları da kullanmaya devam edin.
  6. 4. günden sonra memenizin açık kalan bölgelerine nemlendirici bir krem ile yumuşak masaj yapabilirsiniz: Bu ödemin daha çabuk atılmasını sağlar. Ayrıca dokuların birbirine kaynamasını ve memenin şekil almasını hızlandırır.
  7. Ameliyattan sonra 1 ay sporcu sütyeni tercih edin: Sporcu sütyeni memeyi toparlayarak hareket esnasında sallanmasını engeller. Bu sayede yaranın iyileşmesi zorlaşmamış olur. Balen ya da dantel sütyen süsleri hem yeni ameliyat olan memede ağrıya neden olur ve şekillenmenin sıkıntılı olmasına neden olur.
  8. Banyoda ilk hafta çok sıcak su tercih etmeyin: Sıcak su ödemi arttırır, yara iyileşmesini geciktirir.
  9. Ağır eşyaları kaldırmaktan kaçının: Kol ve göğüs kaslarınızı aşırı zorlayacak hareketlerden kaçınmalısınız, bunları yapmakta ısrar ederseniz göğüs bölgenizde bir nevi travma oluşacaktır. Bu da ilk 1 aylık sürede silikon çevresinde oluşan kapsülü negatif yönde etkileyen bir durumdur. Ayrıca iz genişlemesine sebep olabilir. Bu hareketlere örnek, ağır yük kaldırma, yüksek raflardan ağır eşyaların alınması gibi.
  10. Ameliyattan sonra 1 ay ağır spordan, 2 ay solaryum ve saunadan uzak durun: Özellikle kol sporları yapılırken silikonun yerleştirildiği bölgede ilk 1 ay içinde yara henüz taze olduğundan travmaya uğrayabilir. Meme küçültmede kesi bölgesi daha fazla olduğundan taze yara kısımlarında gerilme olması izlerin genişlemesine neden olur. Bu nedenlerle ilk 1 ay ağır spor yapılmamalıdır. Yürüyüş yapabilirsiniz. Sauna, solaryum ve hamam gibi sıcak ortamlar iyileşme sürecindeki dokularda ödeme sebep olur.

Sonuç olarak; meme estetiği ameliyatınız çok iyi geçse bile siz bazı kurallara uymazsanız sonuçlar olması gerektiği kadar iyi olmayabilir. Çünkü bu kurallar yılların deneyimi ile ortaya çıkmıştır.

Genel

Meme Ameliyatı Sonrası Günlük Bakım

Meme ameliyatı sonrası bakımınız ve günlük yaşama dönüş

Bu yazıyı hazırlamadaki amacımız meme ameliyatından sonra yaranızda ve kolunuzda enfeksiyon, şişlik (ödem), hareket sınırlılığı ve duruş bozukluğunu önleyerek sizin eskisi gibi günlük yaşamınıza geri dönmenize yardımcı olmaktır.

Sizin için hazırlanan bu kitapçıkta ameliyat sonrası oluşabilecek komplikasyonları önlemek ve kaliteli yaşamı sağlamak için yapmanız gereken egzersizler, alınacak önlemler ve dikkat edeceğiniz konular hakkında bilgiler bulacaksınız.

Genel Bilgi

Meme ameliyatınız sırasında , doktorunuz gerekli gördüğünde koltuk altındaki lenf bezlerini de çıkarabilir. Bu işlem koltukaltı lenflerin çıkarılması ( aksiller disseksiyon ) adını almaktadır.

Vücudumuzda bildiğiniz kan dolaşımına ilave olarak lenf dolaşımı adı verilen beyaz lenf sıvısı dolaşımı vardır. Bu sıvı, lenf kanalları ile taşınırken lenf bezlerine uğrar. Koltuk altı lenf bezlerinin çıkarılması, lenf sıvısının taşınmasını zorlaştırır, lenf kanallarının yollarını değiştirir ve koldaki sıvının genel dolaşıma ulaşmasını engeller. Size yapılan ameliyattan dolayı, ameliyat tarafındaki elinizde ve kolunuzda şişkinlik ( lenfödem ) riski artmaktadır. Bu risk, aynı memeye radyoterapi (ışın tedavisi) alındığında ciddi olarak artar. Bu hastaların el, ön-kol ve kollarının, her türlü kesik, yanık gibi travmalardan korunması büyük önem taşımaktadır.

Ameliyat tarafındaki elinizde veya kolunuzda, yaralanma ya da iltihabi bir olay başlarsa, vücudunuz bu bölgeye sıvı ve hücreler göndererek mikroplarla savaşır. Buradaki fazla sıvının geriye dönüşü güçleşmiş olduğundan elde ve kolda şişkinlik (ödem) gelişebilir. Bu nedenle enfeksiyonlara karşı çok dikkatli olmanız gerekmektedir.

Bu kitapçık, ameliyat tarafındaki el ve kolunuzda enfeksiyon ve buna bağlı şişkinliği (lenfödem) nasıl önleyebileceğinizi veya azaltabileceğinizi anlatmaktadır. Burada yazılan bilgiler hastaneden taburcu olduktan sonra yaşamınız boyunca size gerekli olacaktır.

Sağlıklı, mutlu ve lenfödemsiz bir yaşam diliyoruz.

Ameliyatınızdan sonra yapılması gereken egzersizler

Size bu egzersizleri öğretmedeki amacımız;

  • Omuz ve kol eklemlerindeki kireçlenmeyi önlemek veya gidermek,
  • Kola ameliyat öncesi hareketliliğini kazandırmak,
  • El, ön-kol ve kol kaslarını güçlendirmek,
  • Ameliyat ve radyoterapiye bağlı gelişen sırt, bel, boyun, baş ve omuz ağrılarının giderilmesine yardımcı olmak,
  • Çarpık duruşu/ duruş bozukluğunu önlemek,
  • Elinizin, ön-kol ve kolunuzun şişmesini(lenfödemi) engellemek,
  • Bu ekstremitenin normale dönüşü ve iyileşmesinin hızlanmasına yardımcı olmaktır.

Egzersizlere ne zaman başlamalısınız?

Drenler (yaranızdan çıkan hortumlar) Çıkmadan önce;

Egzersizlere ameliyat sonrası ilk 24 saat içinde sınırlı hareketlerle başlanır.

Top sıkma egzersizi

  • Avucunuza sığacak kadar bir lastik top kullanarak elinizi sıkıp gevşetiniz.

El açıp kapama egzersizi (top sıkmaya benzer egzersiz)

  • Ameliyattan birkaç saat sonra başlanır. El, 15 ila 25 defa açılıp kapatılır.Bu hareket günde 3-4 kez tekrarlanır. Bu şekilde lenf sıvısının genel vücut dolaşımına dönüşü hızlanacaktır.

Saç tarama egzersizi

  • Dik oturun, dirseğinizi masaya dayayın ve bir tarakla saçınızın bir tarafını önden başlayarak geriye doğru tarayın daha sonra saçınızın tamamını taramaya çalışın.

Etkilenmiş kolun dirsek ve el hareketlerini yapabilirsiniz. Ancak kolun omuzdan yana açma- kapama egzersizleri drenler çıktıktan sonra başlayacaktır. Drenler dururken kolunuz devamlı vücudunuza yapışık kalmamalıdır (Günlük işlerinizi bu elinizi kullanarak , çok yorulmadan yapabilirsiniz). Bu nedenle açıp- kapama hareketini yapmadan sadece 90° lik açı ile açma ve kol altına yastık koyma işlemini yapabilirsiniz.

Günde en az iki kez egzersizleri tekrarlayabilir, ağrı oluşursa egzersizlere ara verebilirsiniz. Bu egzersizleri yaşam boyu yapmalısınız.

Genel

Meme küçültme ameliyatları nasıl yapılır?

Tıp dilinde ‘reduction mammaplasty’ olarak tanımlanan meme küçültme ameliyatı, memelerin normalden büyük ve sarkık olmasına ya da yol açtığı medikal problemlere bağlı olarak tercih edilen bir operasyon türüdür. Farklı bir deyişle estetik kaygıların yanı sıra medikal problemlerden dolayı da meme küçültme ameliyatı yapılabilir. Genetik olarak büyük memelerin küçültülmesinin yanı sıra emzirme döneminden sonra sarkan memelerin dikleştirilmesi için uygulanan meme küçültme operasyonuna memelerin büyüklüğüne bağlı olarak görülen sırt ve omuz ağrılarının, meme altında oluşan yara ve enfeksiyonların önlenmesi için de başvurulur. Sutyen askılarının omuzlarda oluşturduğu baskı hissinin giderilmesi ve fiziksel aktivitenin kısıtlanmasına bağlı olarak da meme küçültme operasyonu yapılabilir. Tüm bunların yanı sıra, meme küçültme ameliyatı yalnızca memelerinin görünümünden rahatsız olan kişilere de yapılabilir. Meme büyüklüğüne göre yaklaşık olarak 2,5 ila 4 saat kadar süren operasyon, ters T ya da lolipop kesi metotları kullanılarak, cilt ve meme dokusunun alınmasıyla yapılır. Operasyon sonrasında kişi 1 hafta içinde günlük yaşamına devam edebilir. Operasyonun ardından görünür hâlde olan küçük kesi ve dikiş izleri yaklaşık 3-4 ay sonra cilt rengine dönerek belli belirsiz bir hâl alır.

Meme küçültme ameliyatı nedir?

Meme küçültme ameliyatı ya da farklı bir deyişle redüksiyon mamoplasti, estetik kaygıların yanı sıra medikal nedenlerden dolayı da yapılabilir. Operasyon, genellikle memelerin çok büyük olmasına bağlı olarak sarkma, güzel görünmeme, simetrik olmama, kıyafet bulamama gibi sebeplerden dolayı yapılır. Medikal sebepler ise memelerin büyüklüğüne ve dolayısıyla ağırlığına bağlı olarak oluşan omuz, boyun ve sırt ağrılarının giderilmesi ya da kamburluğun önlenmesi için yapılır. Memelerin boyutuna bağlı olarak meme altında pişik, mantar, enfeksiyon veya yara oluşumlarının önlenmesi, sutyen askılarının yarattığı bası yaralarının ortadan kaldırılması da medikal nedenlere bağlı olarak yapılan meme küçültme operasyonunun nedenleri arasında yer alır. Büyük memelere sahip olan kişiler, günlük fiziksel aktivitelerin yapılması sırasında da zorluklarla karşılaşır. Genetik faktörlerin yanı sıra kişinin yaşam tarzı da memelerin zaman içinde büyümesine ya da şeklini kaybetmesine yol açabilir. Aşırı kilolu olmak, gebelik, emzirme, hormonal düzensizlik, bazı rahatsızlıklar ve yaş gibi etkenler de memelerin büyümesine ya da şeklini kaybetmesine yol açabilir. Meme küçültme ameliyatı bu yönüyle hem estetik kaygıların hem de medikal problemlerin ortadan kaldırılması için yapılır. Meme küçültme ameliyatında amaç, mümkün olan en az skar iziyle hastanın istediği boyutlarda, eşit büyüklükte, simetrik ve estetik görünüme sahip meme elde etmektir.

Meme küçültme ameliyatının riskleri nelerdir?

Her operasyonda olduğu gibi meme küçültme ameliyatında da bazı riskler bulunur. Bu risklerin bazıları şu şekilde sıralanabilir:

  • Ameliyat sonrasında nadir olarak enfeksiyon ve kanama görülebilir.
  • Meme başı duyusu olumsuz etkilenebilir.
  • Ameliyat sırasında süt kanalları zedelenebileceğinden memenin süt verme potansiyeli düşebilir.
  • Uygun şartlarda yapılmayan operasyonlarda pek çok farklı sağlık sorunu ortaya çıkabilir.

Meme küçültme ameliyatı nasıl yapılır?

Deri ve meme içinde bulunan yağ dokusunun alınmasıyla gerçekleştirilen meme küçültme ameliyatı, vücut gelişiminin tamamlandığı 20 yaş ve üzeri kişilere uygulanan bir operasyon türüdür. Hormonal düzenin yanı sıra fiziksel gelişimin de tamamlanması gereken meme küçültme ameliyatı, bu yaşın altındaki kişilere ancak tıbbi zorunluluk varlığında uygulanabilir. Meme küçültme ameliyatı, genel anestezi altında yapılır. Ameliyat, lolipop kesi ve ters T kesi yöntemleri kullanılarak, memenin boyutuna göre 2,5 ile 4 saat içinde tamamlanır. Metodun belirlenmesinde meme boyutu, meme kıvrımına göre meme başının duruş yeri, meme dokusu, cilt yapısı, meme başı ile omuz ve kalça arasındaki mesafe gibi parametreler göz önünde bulundurulur. Lolipop kesi yönteminde, meme ucunun çevresi dairesel olarak kesilir ve ardından meme dokusu ve fazla cilt dokusu alınır. Kişinin fiziki görünümü göz önünde bulundurularak yapılan işlemde, gerektiğinde meme başı yukarı doğru taşınabilir. Süt kanallarının zarar görmemesi için özen gösterilerek deri kapatılır ve ardından iyileşmenin hızlanması ve meme içinde biriken kanın dışa atılması için bölgeye dren koyularak ameliyat tamamlanır. Ters T kesi yönteminde ise memenin alt kısmında ters T harfi şeklinde kesi yapılır. Fazla olan meme dokusu ve cilt alındıktan sonra operasyon, lolipop türü kesi yönteminde olduğu gibi sonlandırılır. Meme küçültme ameliyatından sonra kişinin, bir gün süreyle hastanede yatması gerekir. Dren çekildikten ve pansuman yapıldıktan sonra hasta taburcu edilir. Operasyonun ardından 1. ve 2. haftanın sonunda kontrol yapılır. 2. haftada yapılan kontrol sırasında dikişler alınır ve izlerin azalması için özel kremler kullanılır. Özel sutyen sayesinde hasta, 1 hafta ev istirahatinin ardından günlük yaşamına dönebilir. Ancak 6 hafta boyunca sporcu sutyenine benzer nitelikte özel bir sutyen takılması önerilir. Operasyon sonrasında 6 ila 12 ay boyunca memelerde hafif şiddette batma ve sızlama hissedilebilir. Ancak bu his, kişinin yaşam kalitesini düşürecek nitelikte değildir.

Meme küçültme ameliyatından sonra iz kalır mı?

Hemen hemen tüm operasyonlarda olduğu gibi meme küçültme ameliyatından sonra da cilt üzerinde iz kalabilir. İzin şekli ve boyutu, operasyon sırasında kullanılan tekniğe göre değişir. Lolipop tipi operasyon türünde ameliyat izi daha az olur. Bunun sebebi, kesi miktarının az olması ve kesinin meme başı çevresinde olmasıdır. Farklı bir deyişle cilt ile meme başı arasındaki iz, bu bölgede olan renk farklılığından dolayı neredeyse fark edilemez. Ters T tipi ameliyat türünde, ameliyat izi daha büyük olur. Meme başından aşağı doğru olan kesi, zaman içinde cilt rengini kazanarak daha az belirgin olur. Memenin katlantı noktasında olan yatay çizgi ise karşıdan bakılmadıkça görülmez. Ameliyat izi, memenin ne kadar sarktığına ya da ne kadar fazla küçültülmek istediğine bağlı olarak da farklılık gösterir.

Meme küçültme ameliyatından sonra nelere dikkat edilmeli?

Meme küçültme ameliyatı sonrasında en az 3, optimum 7 gün süreyle evde istirahat edilmesi önerilir. Operasyon sonrasında hekim tarafından reçete edilen antibiyotik ve ağrı kesici ilaçların belirlenen doz ve sürede kullanılması son derece önemlidir. Memelere baskı yapmayan ve sallanmasını önleyen sporcu sutyeni kullanımı, ağrı miktarının azaltılmasında ve memenin şekillenmesinde de büyük önem taşır. Ameliyat sonrasında hekim, pansuman günlerini belirler. Bu tarihlerde pansuman yaptırmak, olası enfeksiyon riskini azaltırken iyileşmeyi hızlandırır. Yaklaşık 4 hafta boyunca ağır yük taşınmaması, itme ve çekme hareketlerinden kaçınılması gerekir. Hafif egzersiz hareketleri ancak 1. ayın dolmasının ardından yapılabilir. Ağırlık kaldırmaktan, kol ve göğüs kaslarını zorlayan hareketlerden de kaçınılmalıdır. Meme küçültme ameliyatından sonra meme dokusu, ödemli ve şiş görünür. Oluşan bu şiş görünüm, yaklaşık 3 ila 4 hafta içinde azalır ve memelerin gerçek görünümüne kavuşması yaklaşık 1 yıl sürer. Meme ameliyatından sonra doku ve yara izinin hızlı iyileşmesi için sigara ve alkol tüketimi en az bir ay süreyle bırakılmalıdır. Sigara ve alkol tüketimi, hücre yenilenmesini etkilediğinden aynı zamanda ameliyat izinin görünürlüğünü de olumsuz yönde etkiler.

Genel

Elmacık Kemiği Dolgusu

Yüz estetiğinde son yıllarda öne çıkan elmacık kemiği estetiği daha doğal, orantılı ve güzel bir görünüm elde etmek için yapılan uygulamalar arasında yer alıyor. Ameliyatsız estetik işlemleri arasında özellikle yüz dolgu uygulamaları, oldukça başarılı ve doğal sonuçlar yaratarak, kişinin daha genç görünmesine ve özgüven kazanmasına olanak tanıyor.

Aşırı kilo kaybı, genetik faktörler ve yaşlanmanın yarattığı sebeplerden dolayı elmacık kemiğinin çökmesi, yüz bölgesinde sağlıksız, üzgün ve yorgun bir ifadenin oluşmasına sebebiyet vermektedir. Ancak günümüzde yapılan estetik operasyon sayesinde elmacık kemikleri daha belirgin olarak öne çıkmakta; cildin gergin ve güzel bir görünüm yakalamasına olanak tanımaktadır.

Elmacık Kemiği Dolgusu

Yüz hatlarının elmacık kemiğiyle daha uyumlu hale gelebilmesi için, çökük kısımların dolgu maddesi yardımıyla enjeksiyon kullanılarak hacim kazandırılmasına elmacık kemiği dolgusu denmektedir. Bu konuda sıkça kullanılan dermal dolgu maddesi, daha genç ve diri bir cilt özelliği sağlayan hyluronik asit bazlı dolgu ürünleri olarak doğal bir yapı oluşturmaktadır.

Elmacık kemiklerinin yüz hatlarına uyumlu şekilde çıkık ve belirgin hale gelmesine olanak tanıyan bu operasyonel müdahale, uzman doktor kontrolü altında uygulanır. Yapılan müdahale ile beraber gerekli olan analiz sağlanmakta; ihtiyaç duyulan dermal dolgu maddesi enjeksiyon aracılığıyla ilgili bölgeye aktarılmaktadır.

Genel

Jinekomasti Nedir?

Jinekomasti erkeklerde östrojen ve testosteron hormonlarının dengesizliği nedeniyle meme dokusu miktarındaki anormal ancak iyi huylu büyümeye verilen isimdir. Jinekomasti, bazı vakalarda bir, bazı vakalarda iki memeyi birden etkileyebilir. Her iki meme de düzensiz olarak etkilenip birbirinden farklı boyutlara ulaşabilir. 

Yenidoğanlar, ergenlik çağındaki erkekler ve yaşlı erkekler, hormon düzeylerindeki normal değişikliklerin bir sonucu olarak jinekomasti geliştirebilirler. Ancak jinekomasti gelişmesi için başka nedenler de mevcuttur.Jinekomasti birçok vakada ciddi bir sorun değildir, ancak bu durumla baş etmek bireyler için zor olabilir. Jinekomastili erkeklerin göğüslerinde ağrı hissettiği durumlar gözlemlenmiştir. Bazı vakalarda ise bireyin durumdan dolayı utanma hissetmesi görülebilmektedir. 

Jinekomasti ortaya çıkış nedenine göre, kimi hastalarda kendiliğinden iyileşebilir, kimi hastalarda ise sorunun çözümü için ilaç tedavisi veya ameliyat gerekli olabilir.

Nedenleri

Jinekomasti Neden Olur?

Jinekomasti, sıklıkla testosteron hormonunun düzeyindeki dalgalanmalardan kaynaklanır. Testosteron hormonu miktarındaki düşüş bireyde testosteronun etkilerini bloke eden, testosteronu azaltan veya östrojen seviyesini artıran koşullardan kaynaklanabilir.

Vücuttaki hormon dengesi birçok farklı nedenden dolayı bozulabilir. Jinekomastinin nedenleri arasında doğal hormon değişiklikleri, ilaç kullanımı, uyuşturucu ve alkol kullanımı, çeşitli sağlık koşullarından kaynaklanan komplikasyonlar ve bazı bitkisel ürünler ile takviyelerin kullanımı yer alır.

Testosteron ve östrojen hormonları hem erkeklerde hem de kadınlarda cinsiyet özelliklerini kontrol eder. Testosteron, kas kütlesi ve vücut kılı gibi erkeksi özellikleri kontrol ederken, östrojen, göğüslerin büyümesi de dahil olmak üzere kadınsı özellikleri kontrol eder.

Östrojen kadınlık hormonu olarak tanımlansa dahi, normal şartlar altında çok küçük miktarlarda erkeklerde de üretir. Normalin çok üzerinde östrojen üretimi, ya da testosteron seviyesi ile dengesiz oranda östrojen üretimi jinekomastiye neden olabilir.

Erkek bebekler, doğumdan önce annelerinin vücudunda bulunan östrojeninin etkisiyle büyümüş göğüslerle doğabilir. Bu şişmiş meme dokusu bir çok vakada doğumdan sonra iki ila üç hafta içinde kaybolur.

Ergenlik döneminde sürekli değişen hormon seviyeleri nedeniyle jinekomasti görülmesi ihtimali nispeten yaygındır. Ergenlik döneminde görülen jinekomasti vakalarının büyük bir kısmında şişmiş meme dokusu tedavi edilmeden kaybolur.

Yetişkinlerde jinekomasti yaygınlığı 50-69 yaşları arasında tekrar yükselmeye başlar. Yapılan araştırmalar bu yaş grubundaki her dört erkekten en az bir tanesinin jinekomasti belirtileri gösterdiğine işaret etmektedir.

Bazı ilaç türleri jinekomastiye neden olabilir. Bu ilaçlar arasında öncelikle büyümüş prostat, prostat kanseri ve benzeri diğer durumları tedavi etmek için kullanılan anti-androjenler gelir. 

Doktorlar tarafından belirli koşullar için reçete edilen veya bazen sporcular tarafından kas kütlesini arttırmak veya müsabakalarda performansı artırmak için yasa dışı olarak kullanılan anabolik steroidler ve androjenler de jinekomastiye neden olabilir.

Bazı antidepresanlar ve kalp ilaçlarının da jinekomastiye neden olduğunu bildiren yayınlar mevcuttur.

Normalde dikkat eksikliği ya da hiperaktivite bozukluğunu tedavi etmek için kullanılan amfetaminlerin yanı sıra eroin, esrar gibi uyuşturucular ve aşırı alkol üretimi de jinekomastiye neden olabilir.

Bazı sağlık sorunları vücudun normal hormon dengesini etkileyerek jinekomastiye neden olabilir. Örneğin Klinefelter sendromu veya hipofiz yetmezliği gibi normal testosteron üretimini etkileyen ve hipogonadizme yol açan durumlar jinekomasti ile ilişkilendirilebilir. 

Normal yaşlanma ile ortaya çıkan hormon değişiklikleri de özellikle aşırı kilolu erkeklerde jinekomastiye neden olabilir.

Testisleri, adrenal bezlerini veya hipofiz bezini etkileyen bazı tümörler, hormon üretimini etkileyerek erkek-kadın hormon dengesini değiştirebilirler ve jinekomastiye yol açabilirler.

Böbrek yetmezliği nedeniyle diyaliz tedavisi gören bireylerin yaklaşık yarısı hormonal değişiklikler nedeniyle jinekomasti geliştirebilir. 

Çeşitli karaciğer sorunları ve siroz ilaçları hormon seviyelerinde değişiklikler yol açarak jinekomastiye neden olabilir.

Yetersiz beslenme ve açlık jinekomastiye neden olabilir çünkü insan vücudu yeterli beslenmeden mahrum kaldığında, östrojen seviyeleri aynı kalırken testosteron seviyeleri düşer. Bu da hormonal dengesizliğe neden olur. Jinekomasti bu dönemde başlamasa bile normal beslenme tekrar başladığında da ortaya çıkabilir.

Jinekomasti İle Ortaya Çıkabilecek Komplikasyonlar Nelerdir?

Jinekomastinin fiziksel komplikasyonu sınırlı sayıdadır, ancak bireyde dış görünümden kaynaklanan psikolojik veya duygusal sorunlara neden olabilir.

Jinekomasti Nasıl Önlenir?

Bireylerin jinekomasti riskini azaltmak üzere kontrol edebileceği birkaç faktör vardır. Alkol tüketiminden de kaçınmak, en azından ölçülü olarak içmek gereklidir. Hekim kontrolü olmaksızın, amaç dışı ilaç kullanımından kaçınılmalıdır.

Belirtiler

Jinekomasti Belirtileri Nelerdir?

Jinekomastinin belirti ve semptomları arasında öncelikle şişmiş meme dokusu ve kimi zaman göğüslerde hassasiyet bulunur. Göğüste şişlik, ağrı, veya hassasiyet ya da bir bir veya her iki memede meme başı akıntısı olması durumunda bireyin bir an önce doktora başvurması gereklidir.

Tanı Yöntemleri

Jinekomasti Nasıl Teşhis Edilir?

Jinekomasti tanısının konulması için doktor öncelikle bir fizik muayene gerçekleştirir ve hem hastanın hem de ailesinin sağlık geçmişi hakkındaki bilgileri soracağı çeşitli sorular ile öğrenmeyi hedefler. Hasta gözlemlediği bütün belirtilerini bu muayene sürecinde doktor ile konuşmalı ve sahip olabileceği diğer koşullar veya hastalıklarla ilgili bilgileri paylaşmalıdır.

Doktor fizik muayene sürecinde meme dokusunu değerlendirerek diğer sistem kontrollerini gerçekleştirecektir. Jinekomasti tanısı konulan vakalarda doktor durumun nedenini belirlemek için kan testleri yapılmasını uygun görebilir. Bu ilk test sonuçlarına bağlı olarak bilgisayarlı tomografi taramaları, manyetik rezonans görüntüleme taramaları, testis ultrasonu ve doku biyopsisi gibi daha ileri testlerin yapılmasına ihtiyaç duyulabilir.Jinekomasti sürecinde görülen meme şişliğine benzer belirti ve semptomlara sahip birkaç diğer durum vardır. Bunlardan ilki aşırı yağlı meme dokusudur. Bazı erkeklerde jinekomastiye benzeyen göğüs yağı tabakası vardır. Bu jinekomasti ile aynı durum değildir ve ek değerlendirmeye ihtiyaç duymaz.

Meme kanseri erkeklerde nadiren görülür. Tek memenin büyüdüğü, ya da meme içinde sert bir nodülün varlığının olduğu durumlarda erkek meme kanseri olması ihtimali göz önüne alınmalıdır. 

Meme dokusunun enfeksiyonu olan göğüs apsesi de memede büyümeye yol açabilir.

Tedavi Yöntemleri

Jinekomasti Nasıl Tedavi Edilir?

Jinekomasti kendiliğinden düzelmezse ya da bireyin hayat kalitesini etkileyecek kadar ciddi ağrı, hassasiyet veya psikolojik sorunlar yaratırsa tedavi gerekebilir. Uygulanan tedaviler ilaç kullanımı veya cerrahi müdahale şeklinde olabilir. 

Jinekomasti için yaygın olarak kullanılan iki farklı cerrahi müdahale yaklaşımı vardır. Liposuction, yani yağ emme ameliyatında cerrah sadece meme yağını alır, ancak meme bezi dokusunu geride bırakır.Mastektomi türü cerrahi müdahalelerde ise meme bezi dokusu cerrah tarafından bütünüyle çıkarılır. Bu ameliyat genellikle sadece küçük kesiler kullanılarak yapılır.

Jinekomasti Nasıl Geçer?

Çoğu jinekomasti vakası tedavi gerektirmeden zamanla kendiliğinden iyileşir. Ancak eğer jinekomastiye hipogonadizm, yetersiz beslenme veya siroz gibi altta yatan bir durum neden oluyorsa, bu durumun tedavi edilmesi gerekebilir.

Doktor, jinekomastiye neden olabilecek ilaçlar bireylerin bu ilaçların alımını durdurmasını tavsiye edebilir veya başka bir ilacı reçete edebilir. 

Ergenlik döneminde ortaya çıkan ve normal hormon değişiklikleri dışında belirgin bir jinekomasti nedeni olmayan vakalarda, doktor, durumun kendi kendine iyileşip iyileşmediğini görmek için her üç ila altı ayda bir periyodik yeniden değerlendirmeler yapılmasını önerebilir. Bu durumda bir çok vakada görülen jinekomasti genellikle iki yıldan kısa bir sürede tedavi edilmeden kendiliğinden iyileşir.

Jinekomasti İçin Yaşam Tarzı Değişiklikleri Ve Evde Bakım

Büyümüş göğüsün neden olduğu anatomik görünüm, bazı erkekler için stresli ve utanç verici bir durum olabilir. Ergenlik döneminde gelişen jinekomasti, erkek çocuklarını akranlarının haksız alaylarının bir hedefi haline getirebilir. Spor sonrası soyunma odası, yüzme, ve giyinme gibi aktiviteler birey için travmatik hale gelebilir.

Yaşı ne olursa olsun, birey vücudunun kendisine ihanet ettiğini hissedebilir ve öz sevgisini yitirebilir. Birey bu durumla ve duygularla başa çıkmak için çeşitli adımlar atabilir. 

TR_TR