BOYUN GERME (GENÇLEŞTİRME)

Yüz yaşlanması ile beraber zamanla boyun bölgesinde de çeşitli yaşlanma belirtileri görülür. Ancak bu bölgenin yaşlanması yüz bölgesine göre bazı farklılıklar gösterir. Boyun derisi ince bir deri olup platysma denilen çok ince bir kasın üzerinde yer alır. Bu kas yıllar içerisinde, deride daha ziyade enine olmak üzere, boyuna da kırışıklıklar oluşturabilir. Keza deri elastisitisesindeki azalma, gıdı bölgesinde yağ toplanması gibi diğer nedenlerle de boyun bölgesinde yaşlanma belirtileri gözlenebilir. Boyun germe ameliyatı tüm bu nedenlerin tedavisine verilen genel bir isimdir.

Boyun Germe Nasıl Yapılır?

Öncelikle boyun germe ihtiyacını oluşturan nedenleri muayene ile belirlemek lazımdır. Boyun bölgesindeki yaşlanma belirtilerinin nedeni olan deri, kaslar, yağ dokusu ve hatta tükürük bezleri ayrı ayrı değerlendirilip tedavi planı içerisine gerekirse eklenmelidir. Boyun bölgesi için kullanılan cerrahi yöntemler, boyun derisi gerilmesi, platysma kasının ayrık olduğu orta hatta onarılması, kırışıklığa neden olan bantlarının ayrılması, çene altı yağ dokusunun liposuction ya da direk eksizyon yöntemleri ile alınması ve sarkık tükürük bezlerinin tedavisi olarak sıralanabilir. Boyun germe ameliyatında genellikle kulak arkasına (alt yüz germe ile de kombine edilecek ise kulak önüne de geçen) yerleştirilen bir kesi le başlanır. Bu kesi izi saçlı derinin hemen altında kaldığı ve deri kalitesi olarak oldukça iyi bir bölgede olduğu için hastaların çoğunda güzel sonuç doğurur. Kulak önüne geçildiği zamanki kesi izleri için de aynı şey söz konusudur. Burada önemli bir nokta iz gelişim şekli ve miktarında hastaya bağımlı faktörlerin varlığıdır. Öte yandan hemen hemen hastaların tamamına yakınında çok iyi izler elde edilebilmekte iken, herkesin yara iyileşmesi farklı olduğu gibi iz kalma miktarı da farklı olacaktır. Bunu etkileyen faktörler arasında kişinin genetiği, beslenme alışkanlıkları, düzenli kullanılan ilaçlar ve hatta sigara kullanımı bulunur. Kişinin genetiğini değiştirme şansımız olmadığı için diğer faktörlerle ilgili ameliyat öncesi çeşitli önlemler alınır. Örneğin ameliyat öncesi ve sonrası hastalara bazı beslenme önerilerinde bulunuyor ve sigara içen hastaların sigara kullanımlarını ameliyattan en az 1 ay önce tamamen sonlandırmaları istenebilir.

Kulak arkasından yapılan kesi sonrası boyun derisi orta hatta kadar her iki taraftan kaldırılır. Bu işlem sırasında kulak arkası (ve bazen önü) kesiler dışında boyunda görülebilen bir iz olmaz. Ancak bazı durumlarda çene altı fazla yağ birikimi ve kas gevşekliği var ise gıdı bölgesinin onarımı için de çene altında enine 4 cm. uzunluğunda bir kesi kullanılması gerekebilir. İşlem sırasında öncelikle orta hatta, gıdı oluşumuna neden olan derin plandaki yağlar uygun hastalarda alınır. Eğer ki bu alanda bir kas onarımı yapılmayacak ise, burada enine bir kesi yapıp yağları almak yerine bu yağlar liposuction ile de alınabilir. Eş zamanlı olarak çene altında çıkıntıya neden olan tükürük bezleri kısmen alınabilir ya da çene içerisine asılabilir. Çene altı kas onarımı ile birlikte boyun bölgesinde enine kırışıklıklara neden olan bantların ayrılması işlemi de aynı kesilerden yapılabilir. Tüm bu işlemleri takiben fazla deri, kulak arkasına doğru toplanır ve bu alandan çıkarılır.

Boyun Germe Ameliyat Sonrası

Bu ameliyat sonrası en dikkat edilmesi gereken hususlardan birisi 2 hafta süre ile yastıksız yatılmasıdır. Zira yastık kullanımı, boyunda onarılan yapıların gerilmesine ve iyileşmeden evvel gevşemesine neden olacaktır. Bununla birlikte boyun bölgesi oldukça hızlı iyileşen bir bölgedir. 1-2 hafta içerisinde iş hayatınıza dönmeniz mümkündür. Ağrı bu ameliyat sonrası yok denecek kadar azdır.

Boyun Germe Ameliyatı İçin Uygun muyum?

Eğer yukarıda yazılan sorunlardan bir ya da birden fazlası sizde var ve kronik bir sağlık sorununuz veya yandaş hastalıklarınız yok ise bu ameliyatı düşünebilirsiniz. Tabi bu ameliyat için sigara içmiyor olmanız çok önemlidir.

Boyun Germe Ameliyatı Alternatifleri

Liposuction

Eğer sadece gıdı bölgenizde yağlanma var ise boyun germe yapılmadan, liposuction ile bu yağları almak mümkündür. Öte yandan çene altı kaslarınızda bir gevşeklik de var ise bu durumda çene altından yapılacak bir kesi ile bu bölgedeki yağlar alınıp kaslar onarılabilir. Ek olarak deoksikolik asit içeren enjeksiyonlar ile de bu yağlarda kısmi eritme yapmak mümkündür. Bu son teknik bir ameliyat olmayıp, klinikte yapılan ameliyatsız enjeksiyon işlemidir.

Botulinum Toksin

Boynunuzda sadece platysma diye tabir ettiğimiz kasın neden olduğu kırışıklıklar söz konusu, ancak deride sarkmanız ya da çene altı yağlanmanız yok ise, botulinum toksin enjeksiyonları ile bu kası gevşetmek ve kırışıklıkları tedavi ederken ilerlemesini de engellemek mümkün olabilir. Bu işlem bir ameliyat olmayıp, klinikte yapılan iğne ile enjeksiyon işlemidir.

İple Asma Teknikleri

Boyun sarkıklığı için son 20 yılda çeşitli ameliyatsız iple asma yöntemleri tarif edilmiştir. Bunların çoğunda ipin kopması, ip reaksiyonu veya dokudan ayrılması gibi önemli sorunlar yüksek ihtimalle görülmüş olup bu nedenle kliniğimizde kullanılması uzun yıllar tercih edilmemiştir. Bu sorunlar üreticileri daha ileri teknoloji malzemeleri geliştirmeye yönlendirmiştir. Son birkaç yılda gelişen yeni kuşak tıbbi silikon kaplı taşıyıcı iplerde bu sorunlar için çeşitli seviyelerde çözümler bulunmuştur. Uygun hastalarda tercih edilebilecek bu yöntemle ilgili daha detaylı bilgiyi sitemizdeki ameliyatsız estetik menüsünün altında bulabilirsiniz.

Scarlet S Altın İğneli Radyofrekans

Ameliyatsız teknikler arasındaki en etkili yöntemlerden birisi Scarlet S altın iğneli radyofrekans yöntemidir. Radyofrekans bir enerji çeşididir. Radyasyon içermez. Verildiği alanda kontrollü sıkılaşma sağlar. En sık kullanıldığı alanlardan birisi burun etleri küçültülmesidir. Alın, yüz ve boyun için uygulanan bu sistemde ise 25 mikro altın iğne, uygulandığı alana kontrollü mikro enerjiler vermektedir. Her bir seansta tüm alın, yüz ve boyuna 1500-2000 arası atış uygulanmaktadır. Bu sayede toplam 30.000 ile 50.000 noktada mikro sıkılaşmalar olmakta, bu da tüm alın, yüz ve boyunda gözle görülür bir etki oluşturmaktadır. İdeal olarak birer ay ara ile 3-4 seans uygulama önerilir. Daha etkin sonuçlar için kan trombosit değerleriniz uygun ise PRP ile de kombine edilebilir.