Meme Kanseri Sonrası Süreç

Meme kanseri ameliyatı sonrası hastanın takibi nasıl olmalıdır?

Meme kanseri ameliyatından sonra, hastanın yakın takibi çok değerlidir. Çünkü bu hastalık, evresine göre nüks edebilmektedir. Evre ne kadar erkense, tekrar ihtimali de o kadar düşük olmaktadır.

İlk üç sene üç ayda bir, daha sonraki iki sene altı ayda bir, beş yıldan itibaren de senede bir hastanın görülmesi şarttır. Hastanın bu takibini yapacak kişilerin, öncelikle ameliyatı yapan cerrah, ve tedaviye katkıda bulunan medikal onkolog ya da radyasyon onkoloğunun birlikte takip etmesinde büyük yarar vardır. Takipte, hem muayene etmek, hem bir takım filmleri çektirmek, hem de bazı kan tetkiklerini yaptırmak gerekir. Buradaki amaçta, bir nüks olacaksa bunu çok erken yakalamaktır.

Nüks olgusu erken yakalandığı taktirde, hastaya zarar vermesine engel olabilmekteyiz. Meme kanserinde, bugün, hasta erken bir evrede gelmişse ve uygun yeterli tedavisi yapılmışsa, neredeyse normal hayatını yaşayacak kadar olumlu sonuçlar elde edilebilmektedir. Bu nedenle, bu ameliyatın, uygun ortamda, uygun şekilde, en iyi ellerde yapılması, ameliyattan sonra en uygun tedavilerin seçilerek uygulanması, hastanın geleceğini çok ciddi şekilde etkileyecektir.

Meme kanseri cerrahisi sonrası olası komplikasyonlar nelerdir?

Meme kanseri cerrahisi ciddi bir cerrahidir ve her büyük cerrahide olduğu gibi bir takım komplikasyonlara gebedir. Örneğin; kanama, enfeksiyon, yara bölgesinde kan birikmesi denilen hematom, kolda şişme, kolda hareket sınırlılığı, kolun hareketlerinde uzun vadede sınırlanma meydana gelebilmektedir. Bu nedenle cerrahi ne kadar titiz yapılırsa, bunların olma olasılığı da o kadar az olacaktır.

Meme kanseri cerrahisi sonrası kanama

Meme kanseri cerrahisinde kanama, önemli bir komplikasyondur. Erken dönemde meydana gelebilmektedir. Bunda hastanın kan sulandırıcı kullanıp kullanmadığını öğrenmek gerekir. Böyle bir durum yoksa, yapılacak cerrahinin titizliği önem arzetmektedir. Mutlaka, kanamayı durdurmak için, ameliyat sırasında çok büyük özen gösterilmeli. Bu özen gösterilmediği taktirde, hastada ameliyat sonrası kanamalar, daha sonra hematom denilen kan birikmeleri durumları meydana gelebilmektedir. Dikkatli bir cerrahi ile bu ihtimali azaltmak mümkündür.

Meme kanseri ameliyatı sonrası enfeksiyon

Enfeksiyon, meme kanseri ameliyatlarında çok karşılaşılan bir durum değildir. Genellikle çalışılan ortam çok önemlidir. Hastane ve ameliyathane ortamının temizliği bu sonucu etkilemektedir. Şartlar ne kadar temiz, steril olursa, böyle bir durumun gerçekleşme ihtimali de o kadar az olmaktadır. Enfeksiyondan çekinilmesinin nedeni, enfeksiyon geliştiği taktirde, apseleşmeye yol açıp, yara iyileşmesini bozabilmesidir. Bu da, hastanın iyileşme dönemini uzatabilmekte, daha sonra yapılacak olan tedavileri geciktirebilmektedir. Bu nedenle, ameliyathanenin koşullarının çok temiz olması çok önemlidir. Bunun yanısıra da, koruyucu anlamda, hastaya antibiyotik de verilebilmektedir.

Meme kanseri ameliyatı sonrası lenfödem (kolda şişme)

Meme kanseri ameliyatı sonrası, erken ya da geç, bir takım komplikasyonlar, meydana gelebilmektedir. Bunlar arasında en ciddiye alınması gereken, kolda şişme yani lenfödem denilen durumdur.

Erken dönemde yani ameliyattan kısa bir süre sonra, şişme olması doğal olabilir. Bu enjektörle boşaltılabilir, birkaç boşaltmadan sonra da tamamen düzelebilir. Bu özellikle, koltuk altı bölgesinden cerrahi yapmakla ilişkili bir durumdur. Ancak uzun vadede, koltuk altından cerrahi yapılmış ise, üzerine de bir ışın tedavisi eklendiği taktirde, her beş hastanın birinde, hayatının bir döneminde, kolda şişme meydana gelebilmektedir. Bunun nedeni de, koldaki lenf suyunun boşalamamasıdır ve bu şişme zaman içerisinde, kişinin kol hareketlerini de kısıtlayacak derecede artabilir.

Lenfödemin olmamasına çalışmak, onu tedavi etmekten daha kolay olduğu için, koltuk altı cerrahisini gerekmedikçe, mümkün olduğu kadar geniş yapmamak, sınırlı yapmak çok değerlidir. Radyoterapi kararını da çok dikkatli vermek gerekir.